Wednesday, Feb 22nd

Last update05:59:52 PM GMT

Canım Erdalım, Sevgili Babacığım

Baba İnönü ile oğul İnönü, Erdal İnönü’nün öğrenim amacıyla yurtdışına çıktığı 1947 yılından başlayarak, 1951’e kadar aralıksız, 1951’den 1960 Ağustosuna kadar da belirli sürelerle mektuplaşıyorlar. Baba İnönü, bu yıllarda oğul İnönü’ye 400’ü aşkın mektup yazıyor. Kimi gün iki kez, kimi gün aileden başkalarının da kısacık notlarıyla yazılan mektuplar oğul İnönü’ye ulaştırılıyor; oğul İnönü hem aileden hem de ülkeden habersiz bırakılmıyor. Erdal İnönü de aynı titizlikle yanıtlıyor baba İnönü’yü. Mektuplarının yanı sıra kartlar gönderiyor aileye, daha olmazsa telgraflar çekiyor.

İsmet İnönü’nün yazdığı 400’ü aşkın mektubun çoğu kısadır. Baba İnönü, bu kısacık mektuplarda bile, okuduğu kitapları, dergileri, dinlediği müziği, izlediği opera ve tiyatroları oğluna anlatır. Onun da bu konulara önem vermesini tavsiye eder. Hem çalışmayı, hem de dinlenmeyi bilmesini öğütler. Kendisi de fiziğe meraklıdır. Oğluna sorular sorar. Aldığı doyurucu yanıtlardan, oğlunun bilim adamı olmasından övünç duyar. Erdal İnönü’nün para durumunu da yakından izler, her ay sorar. Erdal İnönü’ye o yıllarda yurtdışında öğrenim gören herkes gibi belli aralıklarda  para gönderilmekte, o da harcamalarını her ay babasına bildirmektedir.

Kısacası, baba oğul İnönü’lerin aralarındaki onca uzaklığa rağmen ilişkileri süreklidir.     

İsmet İnönü’nün Erdal İnönü’ye yazdığı mektuplar ilk olarak Aralık 1988 tarihinde Bilgi Yayınevi tarafından yayına sunuldu. Bu yıl da, Erdal İnönü’nün babasına yazdığı mektuplar ve kartlar da eklenerek, karşılıklı yazışmaları Can Dündar tarafından derlendi ve  Can Yayınları tarafından basıldı.