Ekim

Tarihte Bugün - 1 Ekim

Tarihte Bugün - 1 Ekim

Savaşı kazanç kapısı yapanlara uyarı II. Dünya Savaşı, Türkiye’deki ekonomik hayatı son derece olumsuz etkiledi. Bu dönemde ülkede kalkınma hızı hemen tamamen dururken, artan devlet masrafları ve temel ihtiyaç maddelerinin kıtlığı nedeniyle büyük fiyat artışları yaşandı. Pazardaki mal kıtlığı karaborsaya yol açtı ve özellikle gıda ürünleri üzerinde büyük spekülatif fiyat hareketleri oluştu. 18 Ocak 1940 tarihinde kabul edilen “Milli Korunma Kanunu” hükümete olağanüstü yetkiler verse de, karaborsacılığın tümüyle önüne geçilmesi hiçbir zaman mümkün olmadı. Bu da, “savaş zenginleri” olarak adlandırılan, halkın ve hükümetin şimşeklerini üzerine çeken, kolay yoldan zengin olmuş bir zümre yarattı. İsmet İnönü’nün 1 Ekim 1942’de verdiği şu nutuk, bu konuda çekilen sıkıntıların bir tezahürüydü: “Şuursuz bir ticaret havası, haklı sebepleri çok aşan bir pahalılık belası, bütün vatanımızı ıstırap içinde bulunduruyor. Acı ile hatırlamalıyız ki, milletin iaşe işlerini tanzim yolunda cumhuriyet hükümetinin sarf ettiği gayretlere, iki seneden beri toplumumuz tarafından hiç yardım edilmemiştir. Bulanık zamanı bir daha ele geçmez bir fırsat sayan eski...

Tarihte Bugün - 2 Ekim

Tarihte Bugün - 2 Ekim

İnönü, Edirne’de İkinci Ordu Karargahı’nda 2 Ekim 1906’da Edirne’de bulunan İkinci Ordu’da vazifeye başlayan Mustafa İsmet’in görev yeri, 8. Sahra Topçu Alayı 3. Batarya Komutanlığı’ydı. Kurmaylık stajını burada yapan Mustafa İsmet, bir yandan kıta subaylığını öğrenirken bir taraftan da Topçu Fırkası’nda Strateji ve Topçuluk dersleri veriyordu. Osmanlı- Bulgar komisyonlarında da bulunan Yüzbaşı İsmet, Ali Fethi Bey’in (Okyar) aracılığı ile 1907 senesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. Mustafa İsmet artık, gizli bir cemiyetin üyesiydi. Amaç, Padişahın istibdat idaresini yıkmak, meşrutiyeti kurmak ve vatanı kötü gidişten kurtarmaktı. İsmet İnönü’nün siyaset hayatı, aslında buradan başlamıştır.

Tarihte Bugün - 3 Ekim

Tarihte Bugün - 3 Ekim

Başbakan olarak ilk yurtdışı gezisinde İsmet Paşa, 3 Ekim 1931’de Yunanistan’ı ziyaret etti. Bu, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak ilk yurtdışı gezisiydi. Gezinin amacı hem Yunanistan Başbakanı Venizelos’un Türkiye’yi ziyaretine karşılık vermek, hem de iki ülke arasında o yıllarda gelişmeye başlayan dostluğu pekiştirmekti. İsmet Paşa, Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Bey’le (Aras) birlikte 1 Ekim’de İstanbul’dan vapurla hareket etti ve iki gün sonra Yunanistan’ın Pire Limanı’na vardı. Atina’da onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmada, İsmet Paşa şöyle diyordu: “Gözlerimizin önünde yükselen ve gittikçe büyümekte olan bina, en sağlam ve dayanıklı yapılardan biri olacak ve her türlü tecrübelere karşı durabilecek kuvveti haiz bulunabilecektir. Çünkü biz bu yapı için çok iyi malzeme kullandık. Bu yapının kuruluşunda kullanılan harç, dünyanın en iyi ve en sağlam çimentosu olan menfaat birliğidir...” Başbakan İsmet Paşa, Yunanistan’ı ziyarete giderken yanına eşi Mevhibe İnönü’yü ve iki oğlunu da almıştı. Pire’ye varıldığında İsmet Paşa, eşi ile çocuklarını resmi heyete dahil olmadıkları için gemide bırakmıştı. Venizelos bunu...

Tarihte Bugün - 4 Ekim

Tarihte Bugün - 4 Ekim

Medeni Kanun yürürlüğe girdi İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu, 17 Şubat 1926’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdi. 1 Ocak 2002 tarihine kadar yürürlükte kalan bu kanunla getirilen başlıca yenilikler şunlardı: • Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.• Evlilikte resmi nikâh zorunluluğu getirildi.• Tek eşle evlilik esası getirildi.• Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı.• Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlandı.• Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı. Medeni hukuk, şahısların doğumdan ölümüne ilişkilerini düzenleyen özel bir hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku, eşya hukuku ve miras hukuku bu kapsamda ele alınır ve Medeni Kanun’la düzenlenir.

Tarihte Bugün - 5 Ekim

Tarihte Bugün - 5 Ekim

İnönü’den Atatürk’e bir mektup Atatürk’ün sağlık durumunun iyice bozulduğu 1938 sonbaharında İsmet İnönü’nün gönderdiği şu mektup, iki kader arkadaşı arasındaki dostluğun, bazı iniş çıkışlara rağmen hâlâ nasıl muhabbetle devam ettiğinin bir göstergesiydi: Sevgili Atatürk! Muhterem Celal Bayar bana sizin selamınızı getirdi. Çok sevindim. Sizin bir an evvel sağlığınıza kavuşmanız yegâne ve samimi dileğimdir. İki mübarek ellerinizden, sevgili ve can verici yüzünüzden, doymadan binlerce öperim, sevgili Atatürk, büyük Atatürk, velinimetim Atatürk! Atatürk ile İnönü, 1937 yılında aralarında çıkan bir tartışmanın ardından anlaşarak, başbakanlığa Celal Bayar’ın gelmesinin daha uygun olacağına karar vermişlerdi. Böylece İsmet İnönü, 12 yıldır oturduğu başbakanlık koltuğunu 25 Ekim 1937’de bırakmış ve bir süre dinlenmeye çekilmişti. Bu olaydan sonra Atatürk ve İnönü arasındaki görüşmeler seyrekleşmiş, Atatürk’ün 1938 ilkbaharında İstanbul’a gidip sağlık sorunları nedeniyle orada kalması da, buluşmalarını biraz daha güçleştirmişti. Tüm bu engellere rağmen iki eski arkadaş, sürekli olarak birbirlerinden haber alıp durumlarını takip etmeyi...

Tarihte Bugün - 6 Ekim

Tarihte Bugün - 6 Ekim

Varlık vergisinin yaraladığı vicdanlar Avukat Teologos Gülbaloğlu, Türkçeyi sıradan bir Türkten, İslamiyet’i de sıradan bir Müslümandan daha iyi bilen bir Rumdu; kısacası bu toprakların insanıydı. Nevşehir’de Damad İbrahim Paşa Medresesi’nde okumuştu. Orada Hz. Peygamber’in ağaç sevgisi hakkında birçok hadisini öğrenince, bundan etkilenip medrese çevresine kavak ağaçları dikmeye başlamış, bu yönde kendine toplumsal bir misyon edinmişti. Gülbaloğlu, sonraki yıllarda Büyükada, Heybeli ve Burgaz’da 200 bin çam dikecek ve bu uğurda kendi kesesinden bir milyon lira harcayacaktı. Ne var ki azınlıkları zengin fakir dinlemeden vuran Varlık Vergisi ona da isabet edince, tüm hayatı yerle bir olur. Ahmet Emin Yalman da, Vatan gazetesinde bu hikâyeyi kısaca anlatan bir yazı yayımlar. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bu yazıyı okuyunca çok duygulanır ve Teologos Gülbaloğlu’nu buldurarak kendisiyle bizzat konuşur, gönlünü almaya çalışır. Ne var ki Varlık Vergisi’nin kurbanları, Cumhurbaşkanı’nın teker teker imdadına koşamayacağı kadar çoktur. Geri kalan 108 milyonluk verginin silinmesinin ardında, kuşkusuz Teologos Gülbaloğlu gibi devletin en yüksek kademesinin bile vicdanını sızlatan...

Tarihte Bugün - 7 Ekim

Tarihte Bugün - 7 Ekim

Sovyetler’le ılımlı politika Başbakan İnönü, dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’a 7 Ekim 1936’da çektiği telgrafta dış politikadan ve ılım arayışlarından şöyle söz ediyor: “Sovyet dostluğu bizim için esaslı politikadır. Hiçbir ihtimalde aramızda emniyetin bozulmasını biz istemedik, istemeyeceğiz. Münasip tezahüratı her zaman bulabiliriz. Ancak eksiklik gösteren, haksız yere şüphe gösteren, elden gelebilecek basit muaveneti ihmal eden Sovyetler’dir. Sizinle konuşmaya esas ve neden olan zihniyeti ve dostluğu çok iyi telakki ettik. Derhal esas üzerinde kati bir vaziyet alamadığımızın sebebi şudur: Avrupa meselelerinde altından kalkamayacağınız taahhütlere ve ihtimallere kendimizi maruz bulundurmaktan ve hiç hazırlık yapılmadan iktisadi münasebetlerimizi felce uğratmaktan sakınıyoruz. Başka bir sebep yoktur ve bu ihtimaller daha tafsilatlı ve icap ettikçe müştereken mütalaa edilmek lazımdır. Biz cihetleri ve mülahazaları bitaraf söylemimizde mahzur görmüyoruz. Bu telgrafı Atatürk tasvip buyurmuştur. İsmet İnönü”

Tarihte Bugün - 8 Ekim

Tarihte Bugün - 8 Ekim

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı Tanzimat dönemi, kadın hakları konusunda ilk adımların atıldığı dönemdir. Kadınlar ilk kez bu dönemde sübyan okulları, rüştiye, idadi ve sultani gibi orta öğretim kurumlarına gitmeye hak kazandılar. Tanzimat’la kadınlara tanınan bu fırsatlar Meşrutiyet Dönemi’ne gelindiğinde daha da genişletildi. Bütün bu deneyim ve birikim, Cumhuriyet döneminde tanınan haklara da zemin hazırladı. 1923 yılında Meclis’te kadına seçme hakkının verilmesi konusu ilk defa gündeme geldiğinde çeşitli tartışmalara yol açmış, ne var ki bu hakkın verilmesi kabul edilmemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra ise 7 Şubat 1924’te Türk Kadınlar Birliği’ni kuran kadınlar, çalışmalarını bu yönde sürdürmeye başladılar. 3 Nisan 1930’da kabul edilen Belediye Kanunu ile kadınlar, ilk kez belediye seçimlerinde oy kullanma ve belediye meclisinde seçilme hakkını elde ettiler. 26 Ekim 1933’te ise, 1924 tarihli Köy Kanunu’nda yapılan değişiklikle, muhtar ve ihtiyar meclisi seçiminde oy kullanma ve seçilme hakkını kazandılar. Nihayet 8 Ekim 1934’te, 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun değiştirilmesine ilişkin kanun teklifinin kabul edilmesiyle milletvekili seçme ve...

Tarihte Bugün - 9 Ekim

Tarihte Bugün - 9 Ekim

Nazilli Basma Fabrikası açıldı Atatürk’ün son açtığı fabrika, 9 Ekim 1937’de Sümerbank Nazilli Tekstil Kombinası’dır. Yazar ve tarihçi Cemal Kutay, Atatürk’ün Son Günleri adlı kitabında açılışı şöyle anlatır: “Çevre halkı, zamanlardır özlemini çektikleri fabrikanın, Atatürk eliyle açılacağını öğrenince, yirmi iki ayar altın anahtar yaptırmışlardı. Koskocaman anahtar… Yanında Başvekil Celal Bayar vardı, anahtarla kapıyı ‘Hayırlı uğurlu olsun…’ dileğiyle açtı, üzerinde bırakmadı, Celal Bayar’ın mendil cebine yerleştirdi: ‘Altın, milletin hazinesinde durur,’ dedi.” Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, genç Cumhuriyetin Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın ilk önemli eseri ve devlet eliyle kurulan ilk basma fabrikasıydı. Türk-Sovyet ortak yapımı olan fabrikanın makine ve teçhizatının çoğu Sovyetler Birliği’nden narenciye karşılığında alınmıştı. Kuruluş aşamasında, yetişmiş eleman açığını kapatmak için 120 Sovyet montör ve mühendisi istihdam edildi. Fabrikanın temelleri 25 Ağustos 1935’te atıldı ve 18 ayda tamamlanarak 9 Ekim 1937’de faaliyete geçti. Fabrika, yılda 20 milyon metre basma imal edilecekti. O dönemde Türkiye...

Tarihte Bugün - 10 Ekim

Tarihte Bugün - 10 Ekim

İnönü dönemi sona yaklaşıyor 10 Ekim 1965 Genel Seçimleri’nde CHP’nin başarılı olamaması üzerine parti içi görüş ayrılıkları derinleşti. İnönü’nün desteklediği “ortanın solu” politikası parti tarafından da benimsenmişti. Ancak Ecevit grubu, ortanın solu deyimine içerik kazandırmak istiyordu. Bu grubun temel söylemlerini birkaç başlık halinde sıralamak mümkündür: • Halka dayanmak, güvenmek,• Demokrasiyi tüm yönleriyle benimsemek,• Cunta ve darbelerin karşısında olmak,• Ezilenlerden, çalışanlardan, emekçilerden yana olmak. Gruplar arası mücadelede, kişisel çekişmelerin yanı sıra, İnönü’den sonra partinin başına kimin geçeceği kavgası da etkili olmaktaydı. Ancak, temel sürükleyici faktör, partinin ideolojik yenilenmesiydi. Nitekim yenilenme arzusu CHP’de Ecevit’i önce Genel Sekreterliğe, ardından da Genel Başkanlığa taşımıştır.

Tarihte Bugün - 11 Ekim

Tarihte Bugün - 11 Ekim

Mudanya Mütarekesi Büyük Taarruz’un ardından Mudanya’da ateşkes görüşmelerine 3 Ekim 1922 Salı günü saat 15:15’te başlandı. Her biri ayrı ayrı gelen İtilaf Devletleri temsilcilerini karşılayan İsmet İnönü, ev sahibi olarak hemen toplantının yönetimini ele almıştı. İngiltere’yi İşgal Orduları Komutanı General Harington, Fransa’yı General Charpy, İtalya’yı General Monbelli temsil edecekti. Asıl savaşan taraf olan Yunanistan da General Mazarakis ile Albay Sariyanis’i delege olarak görevlendirmişti. Ancak Mudanya’ya gelmiş olmalarına rağmen Yunan heyeti konferansa katılmamış, görüşmelerde Yunan sözcülüğünü yine İngiltere üstlenmişti. Ateşkes görüşmeleri 11 Ekim’e kadar hayli şiddetli geçti. Mustafa Kemal Paşa’yla sürekli haberleşen İsmet Paşa, savaştan galip çıkmış olmanın psikolojik üstünlüğünü de kullanarak, görüşmeler boyunca Türk tarafının ateşkes şartlarını tavizsiz bir şekilde savundu. Sonunda, 11 Ekim 1922 günü Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.

Tarihte Bugün - 12 Ekim

Tarihte Bugün - 12 Ekim

İsmet İnönü ile ölüm üzerine bir konuşma İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşı’nın dar günlerinde Atatürk’le olan bir konuşmasını şöyle anlatır: Bir gün Atatürk’le konuşuyordum. Kendisine dert yanarak dedim ki: “Muharebede bazen bunalıyorum, çaresizlik içinde kalıyorum. O zaman canımdan beziyor, ölmek istiyorum. Her şeye atılıyorum. Her şeyi zorluyorum. Ölümü arıyorum. Ne dersin?” Atatürk: “Bu senin söylediğin büyük kumandanlık hasletidir. Bütün büyük kumandanlar umutsuzluk anında ölüme koşmuşlar ve ancak böylece umutsuzluk anını zafere dönüştürmüşlerdir.”

Tarihte Bugün - 13 Ekim

Tarihte Bugün - 13 Ekim

Ankara, başkent oldu Lozan Barış Antlaşması’nın TBMM tarafından onaylanmasından sonra İstanbul, işgal kuvvetleri tarafından tahliye edilmeye başlandı. İşgal kuvvetlerinin İstanbul’dan ayrılması, hükümet merkezinin neresi olacağı tartışmalarını da beraberinde getirdi. 9 Ekim 1923’te İsmet Paşa ve 14 arkadaşı, Ankara’nın başkent olmasını öngören önergeyi Meclis’e verdi. İsmet Paşa’ya göre Ankara’nın başkent olması, tamamen iç ve dış nedenlere bağlıydı: “Lozan’da Batı dünyasının murahhasları, mütehassısları, diplomatları ile görüşüyorum. Bunlar İstanbul Hükümeti’ni, İstanbul muhitini tanıyan insanlar ve yeni devletin o muhitin insanlarına göre kurulmasını arzu ediyorlar. Bunu her hallerinden anlıyorum. Bizim bakımımızdan meselenin daha ehemmiyetli ve değişik cepheleri var. Bir defa Boğazlar askeri bakımdan tamamiyle açık, tamamiyle emniyetsiz. Bu vaziyetteyiz. Lozan Antlaşması’yla elde edebildiğimiz neticeler ve tarihi şartlar bizi endişeye sevk ediyor. Ayrıca Anadolu’nun ortasında bulunarak ve bir Anadolu hükümeti olarak yeni devleti çalıştırmak istiyoruz.” İsmet Paşa’ya göre Ankara’nın başkent olmasının hilafetle hiçbir ilgisi yoktu. Meclis’te...

Tarihte Bugün - 14 Ekim

Tarihte Bugün - 14 Ekim

İnönü’nün yıllarca depoda bekletilen heykeli Şehircilik uzmanı Henri Prost’un İstanbul için önerdiği projeler arasında, Taksim’deki Topçu Kışlası’nın yıkılması ve onun yerine, Dolmabahçe’den Nişantaşı’na kadar yükselen yeşil alanın bir uzantısı olarak bir gezi parkı yapılması da bulunuyordu. Bu proje 1940 yılında, dönemin İstanbul Valisi Lütfi Kırdar tarafından hayata geçirildi ve İstanbul’un Cumhuriyet döneminde inşa edilen ilk parkı Taksim’de hizmete girdi. 1944’te, Gezi Parkı’nın Taksim Meydanı’na bakan ön kısmına, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün bir heykelinin konulması düşünüldü. Heykeli, Alman asıllı heykeltıraş Prof. Rudolf Belling yapacaktı. Belling, Nasyonel Sosyalist rejimden kaçarak 1937’de Türkiye’ye sığınmış ve Güzel Sanatlar Akademisi’nde Heykel Atölyesi’nin başına getirilmişti. Heykel yapılırken, bir yandan da Gezi Parkı’nın girişine bir kaide inşa edildi. Fakat heykel daha kaideye yerleştirilemeden, 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Partililer heykeli depoya kaldırttılar. İsmet İnönü’yü at üzerinde tasvir eder heykel yıllarca depoda bekletildikten sonra, nihayet 1982’de, İnönü’nün Maçka’daki evinin önünde bulunan...

Tarihte Bugün - 15 Ekim

Tarihte Bugün - 15 Ekim

15 Ekim 1961 Seçimleri 27 Mayıs Darbesi’nin ardından 15 Ekim 1961 günü yapılan ilk genel seçimlere İsmet İnönü başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanı sıra Ragıp Gümüşpala liderliğindeki Adalet Partisi (AP), Osman Bölükbaşı liderliğindeki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP), Ali Ekrem Alican liderliğindeki Yeni Türkiye Partisi (YTP) ve bağımsızlar katıldılar. Seçimlerde CHP beklenen başarıyı elde edemeyerek, yüzde 36,7 oy oranıyla 450 milletvekilliğinden sadece 173’ünü alabildi. Kapatılan Demokrat Parti’nin devamı olarak kurulan AP ise yüzde 34,8 oyla 158 milletvekilliği kazandı. YTP 65, CKMP ise 54 milletvekili çıkardı. Çoğunluk sisteminin geçerli olduğu Cumhuriyet Senatosu’nda ise CHP 36, AP 71, YTP 27 ve CKMP 16 senatör çıkardılar. Seçimlerin ardından İsmet İnönü, şu değerlendirmeyi yaptı: “İhtilal idarelerinden sonra normal idareye geçiş, ehemmiyetli bir geçittir. Seçimle gelecek iktidar vatandaşın arzu ettiği ehemmiyetli ve istikrarlı düzeni kurabilecek midir? İhtilal tecrübesinden geçen her millet için bu geçit heyecan veren bir imtihandır. Bizim için durumun nezaketi iki kat olmuştur. Vatandaşlar arasında uzun süren çekişmelerin ihtilal idaresi...

Tarihte Bugün - 16 Ekim

Tarihte Bugün - 16 Ekim

Atatürk ilk ağır komasına girdi Atatürk’ün ilk hastalık belirtileri 1938 yılı başlarında ortaya çıkmış ve kendisine “siroz başlangıcı” teşhisi konulmuştu. Kendisine doktorların kesin istirahat tavsiyesinde bulunmasına rağmen yoğun programına devam eden Atatürk yeniden rahatsızlanınca, Fransa’dan Prof. Dr. Fiessinger davet edilmiş ve sağlık durumuna ilişkin ilk resmi bildiri 30 Mart’ta yayımlanmıştı. Ne var ki uygulanan tedaviler bir işe yaramıyor, Atatürk’ün rahatsızlığı gün geçtikçe artıyordu. Kesin istirahat tavsiye edilmesine rağmen Atatürk’ün 20-25 Mayıs tarihleri arasında Mersin ve Adana’ya yaptığı yolculuk ise onu fazlasıyla yormuştu. Atatürk yeniden İstanbul’a döndüğünde hastalığı daha da ilerlemişti. Bu sırada Savarona yatının gelmesine rağmen, Atatürk bu yatı çok kısa bir süre kullanabilecek ve 24 Temmuz gecesi daimi olarak Dolmabahçe Sarayı’na geçmek zorunda kalacaktı. Hastalığın bundan sonraki seyri çok hızlı ilerledi. 7 Eylül’de karnında toplanan su, ponksiyon yapılarak dışarı alındı. Bu işlem 22 Eylül’de tekrarlandı. Artık sürekli gözetim altında tutuluyor ve zorunlu olmadıkça yataktan kalkmasına izin verilmiyordu. Atatürk, 16 Ekim...

Tarihte Bugün - 17 Ekim

Tarihte Bugün - 17 Ekim

İsmet İnönü, gençlere Lozan anılarını anlatıyor “Konferansa giderken bildiğim Fransızca şöylesine... Kapitülasyonlar hakkında bir nebze fikir sahibiyim. Fakat, mesela Muharrem Kararnamesi’nin ne olduğundan haberim yok. Ne ise, sonra hepsini öğrendik. İki ay geçince müzakerelerde meramımı tercümansız anlatabiliyordum.” Konferans sırasında İsmet Paşa ile temas edip ondan yardım isteyenler de hiç eksik olmamış. Bunlar arasında Mısırlılar da varmış. Bağımsızlık elde etmek için bir çare peşindeymişler. İsmet Paşa’dan bu yönde yardım istemişler. Bunlara İsmet Paşa sormuş: “Sizin de, bizimkiler kadar güzel şehirleriniz, mamureleriniz var. İstiklaliniz uğruna bunlardan birkaçının yanıp yıkılmasını, yerle bir olmasını göze alabiliyor musunuz?” Ondan sonra Mısırlılar ortadan kaybolmuş, bir daha da hiç gözükmemişler.

Tarihte Bugün - 18 Ekim

Tarihte Bugün - 18 Ekim

İkinci Meclis Binası hizmete girdi 1920 yılında Ankara’da ilk Meclis’i toplamak için uygun bir mekân aranırken, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kulüp binası olarak inşasına başlanmış, ancak imkânsızlıklar nedeniyle tamamlanamamış bir yapıda karar kılınmıştı. Meclis’in zamanında açılabilmesi için milli bir heyecan ve gayretle kısa zamanda hazır hale getirilen bu bina, sadece dokuz oda ve bir büyük salondan oluşan, küçük bir yapıydı. Birinci Meclis Binası, 18 Ekim 1924 tarihine kadar kullanıldı. Ancak Meclis’in artan ihtiyaçlarına artık cevap verememesi nedeniyle görevini, o tarihte İkinci Meclis Binası’na devretti. Mimar Vedat Bey’in (Tek) projesini yaptığı yeni bina da, ilki gibi Ulus semtindeydi. Esasen Atatürk’ün isteği üzerine milletvekilleri kulübü ve Halk Fırkası toplantı yeri olarak tasarlanmıştı. Bir bodrum katı üzerinde iki kattan oluşan binanın yapımına 1923’te başlandı. Yapının merkezinde Genel Kurul Salonu yer alıyordu. Bu salonda dinleyiciler için balkonlar ve localar da vardı. Üst katın tavanı, Osmanlı motifleriyle dekore edilmiş, dış cephe ise büyük bir giriş, köprü kemerleri ve saçaklarla süslenmişti. Atatürk ilke ve inkılâplarının...

Tarihte Bugün - 19 Ekim

Tarihte Bugün - 19 Ekim

Ortanın Solu, sosyalistlik değildir 1965-1972 döneminde parti içinde çeşitli gruplar ortaya çıkmıştır. İsmet İnönü, bu gruplar arasında sürekli olarak denge kurmaya çalışmıştır. Söz konusu grupları şöyle sıralayabiliriz: Feyzioğlu grubu, Satır grubu, Nihat Erim grubu, Üçüncü Dünyacılar ve Ecevit Ortanın Solu grubu. Genel Başkan İsmet İnönü’nün Temmuz 1965’de gazeteci Abdi İpekçi’ye verdiği mülakat sırasında açıkladığı ve o günden sonra tartışılmaya başlanan “Ortanın Solu” görüşü, 18 Ekim 1966’daki 18. Kurultay’da, partinin politik çizgisi olarak benimsendi. Kurultayda, bu görüşü savunanlar ile karşıtları arasında tam bir söz düellosu yaşandı. İnönü, yaptığı konuşmada, Ortanın Solu’nda olmanın, sosyalist parti anlamına gelmediğini belirterek, “CHP sosyalist değildir, olmayacaktır,” dedi. İnönü, 1.222 delegeden 929’unun oyunu alarak yeniden Genel Başkan oldu. Parti Meclisi ise, ortanın solu görüşünü savunan 19 üye, bu görüşe karşı olan 11 üye ile görüşü belli olmayan 8 üyeden oluştu.

Tarihte Bugün - 20 Ekim

Tarihte Bugün - 20 Ekim

Fransızlar anlaşmayı tercih etti Doğu sorunu konusunda milli menfaatleri İngiltere, Yunanistan ve İtalya ile uyuşmayan Fransa, henüz Sevr Antlaşması imzalanmadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi ile geçici bir mütareke yapmış, böylece Milli Hükümet’i bir muhatap olarak kabul ettiğini göstermişti. Fakat Fransa, Misak-ı Milli’yi ve yeni Türk devletinin varlığını prensip olarak kabul etmekle birlikte, doğrudan TBMM Hükümeti ile bir anlaşma yapmadan önce gelişmeleri görmek istiyordu. Bu anlamda 16 Mart 1921’de Sovyet Rusya ile Ankara Hükümeti arasında Moskova Antlaşması’nın imzalanması ve 13 Eylül 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması, güney cephesinde Türkiye ile sürdürdüğü kanlı ama sonuçsuz savaşı sonlandırmak üzere Fransız hükümetinin tereddütlerini ortadan kaldırdı. Gayriresmi olarak Ankara’ya gönderilen eski bakan Henry Franklin-Bouillon’un temaslarının da olumlu netice vermesi üzerine Fransa, İtilaf Devletleri’nden ayrılarak 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması’nı imzaladı. Böylece Güney Cephesi’ndeki savaş resmen sona ermiş ve güney sınırımız (İskenderun-Hatay dışında) çizilmiş oluyordu.

Tarihte Bugün - 21 Ekim

Tarihte Bugün - 21 Ekim

Dördüncü genel nüfus sayımı yapıldı 21 Ekim 1945’te yapılan 4. Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, Türkiye nüfusunun 18 milyon 871 bin olduğu açıklandı. Bu tarihte İstanbul il nüfusu ise 1 milyon 071 bin olarak kayıtlara geçti. Nüfus sayımı münasebetiyle Cumhurbaşkanı İnönü, İstatistik Umum Müdürlüğü’ne bizzat gidip bilgi aldı. Sayım boyunca uygulanan sokağa çıkma yasağının bitişi top atışıyla duyurulduktan sonra halk sokaklara fırladı. Nüfus sayımları Osmanlı İmparatorluğu zamanında da yapılıyordu, ancak o dönemde sayımdan amaç daha ziyade orduya lazım olan erkek nüfusunu belirlemekti. Erkeklerin sayısı tespit edildikten sonra, genel nüfus hakkında bir tahmin yürütülmeye çalışılıyordu. Cumhuriyetten sonra ise ilk genel nüfus sayımı 1927’de, ikincisi de 1935’te yapıldı. 1927 sayımına göre Türkiye’nin toplam nüfusu 13 milyon 650 bin, 1935 sayımına göre ise 15 milyon civarındaydı. 1935’ten itibaren her beş yılda bir olmak üzere nüfus sayımlarına devam edildi. 1940 sayımında Türkiye’nin toplam nüfusu 17 milyon 895 bin olarak tespit edilmişti.

Tarihte Bugün - 22 Ekim

Tarihte Bugün - 22 Ekim

2. Ordu Kurmay Başkanlığı Miralay İsmet Bey, Çanakkale Savaşı’ndan sonra 2. Ordu Kurmay Başkanlığına getirildi. Daha sonra İzzet Paşa’nın komutasındaki bu ordunun, Erzurum’u Ruslardan geri almak için Doğu’ya gönderilmesine karar verilince, İsmet Bey de Bitlis-Muş-Kiğı çizgisi üzerinde görev aldı. 2. Ordu’ya bağlı II. Kolordu Komutanı Faik Paşa’nın şehit olması üzerine, en kıdemli subay olan Albay İsmet, bir süre için kolordunun komutanlığını da üstlendi. Ordunun araç-gereç ve malzeme yönünden pek çok eksiğinin bulunduğunu gören İsmet Bey, bunları sağlamak için 4. Ordu Komutanı ve İttihat Terakki’nin üçüncü büyük lideri Cemal Paşa ile irtibata geçerek, gelen malzemeleri develerle ordunun bulunduğu Diyarbakır’a ve Çapakçur’a taşıttı. Bir süre sonra da 4. Kolordu Komutanlığına atandı. Cemal Paşa, yakından tanıdığı Albay İsmet’i, “Ordunun en zeki kurmayı” olarak nitelemiştir.

Tarihte Bugün - 23 Ekim

Tarihte Bugün - 23 Ekim

Demiryolu Erzurum’da Erzurum hattının 23 Ekim 1939’da işletmeye açılması vesilesiyle Bayındırlık Bakanı Ali Fuat Cebesoy, Milli Şef İsmet İnönü’ye şu mesajı gönderdi: “Yurdumuzu çelik ağlarla örmeye yönelik iradelerinizin yeni bir tecellisi olan Sivas-Erzurum demiryolunu, resmi ve özel teşekkül ve kuruluşların sayın temsilcileri ve aziz çocuklarıyla birlikte bugün resmen işletmeye açmakla duyduğumuz mutluluk büyüktür. Ebedi Şefimiz Atatürk’ün izinde yüksek idare ve iradeleriyle daima ileriye giden ülkemizi dün kuzeyden güneye, bugün de batıdan doğuya bağlayan demiryollarımızın eriştiği bu başarı büyük Türk ulusunun yüksek varlığınıza ve Cumhuriyet hükümetine karşı olan sarsılmaz bağlılığını ve güvenini sunmak için yepyeni bir kaynak olmuştur...” İsmet İnönü’nün cevaben kaleme aldığı kutlama mesajı ise şöyleydi: “Erzurum İstasyonu’nun açılmasını yüksek şahsınızda Cumhuriyet hükümetine tebrik ederken, bu muazzam eserin ortaya çıkmasında başlıca şerefi kazanmış olan Türk milletine şükranlarımızı ifade etmekle bahtiyarım... Vekâletiniz esnasında vatanın çok değerli bayındırlık eserleri idrak edeceğine samimi kanaatim vardır.”

Tarihte Bugün - 24 Ekim

Tarihte Bugün - 24 Ekim

Paşa’nın emir erine “asker kaçağı” kaydı 24 Ekim 1968 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, bugün bile zaman zaman örneklerine rastlayıp güldüğümüz türden, Türkiye’ye mahsus bir hikâye yer aldı. Buna göre İsmet Paşa’nın Nuh Yurtsever adlı emir erinin, yıllar sonra asker kaçağı kaydı çıkmıştı. Şimdi 70 yaşındaki Ayaşlı Nuh, Paşa’dan mahkemede lehine tanıklık yapmasını istiyordu. Fikret Otyam’ın yaptığı haber şöyle devam ediyor: “Ayaşlı Nuh eski bir asker... Yoksul... İstiklal Madalyası için kanun çıkınca varıp gitmiş Ayaş Askerlik Şubesi’ne... İşlemini yaptırıp madalyasını almak istemiş... Açmışlar küflü defterleri, künyesini bulmuşlar. Bulmuşlar ama, hiç de iyi “şerhler” yok künyede. Nuh’un künyesinde, “Dumlupınar Savaşı’ndan kaçtığı” yazılı imiş... Nuh bunu görünce “kurşun yemiş” gibi olmuş. Aman nasıl olur? İmkânsız... İmkânsız ama defterde böyle bir şerh var... N’itsin Nuh? Biner otobüse ver elini Ankara... Ankara’da bir şahsı arar. Nerede bulunur bu şahıs? CHP Genel Merkezi’nde... Varır CHP Genel Merkezi’ne. Der ki, ‘Ben Paşamı görecem.’ Derler, ‘Ne yapacaksın Paşa’yı görüp baba? Söyle bir derdin varsa...’...

Tarihte Bugün - 25 Ekim

Tarihte Bugün - 25 Ekim

Ecevit CHP genel sekreteri “Ortanın solu” görüşünün CHP içinde öncülüğünü yapan Zonguldak Milletvekili Bülent Ecevit, bu görüşün partinin genel politik çizgisi olarak belirlendiği CHP 18. Kurultayı’nda parti delegelerinin büyük tezahüratı ile karşılandı. Ecevit bu dönemde çalışkanlığı, hitabet gücü ve parti içindeki demokratik sol duruşuyla giderek sivrilen bir figürdü. Kurultayın üçüncü gününde söz alan Ecevit, “ortanın solu” hakkındaki görüşünü, “parti programına aykırı olmayan yeni bir hareketin ifadesi” şeklinde tanımlıyordu. Ona göre ortanın solu hareketiyle CHP, aşırı sola bir duvar çekiyordu. Ecevit, AP’nin de aşırı sağa karşı bir duvar çektiği takdirde, demokrasinin sürekli yaşama olanağı bulacağını savunuyordu. Parti meclisinin 24 Ekim’de İnönü başkanlığında yaptığı toplantıda Bülent Ecevit, henüz 41 yaşındayken, 43 yıllık CHP’nin genel sekreterliğine seçildi.

Tarihte Bugün - 26 Ekim

Tarihte Bugün - 26 Ekim

İsmet Paşa, dışişleri bakanı Mudanya Mütarekesi’nin ardından İtilaf Devletleri, asıl barış görüşmelerinin 13 Kasım 1922’de İsviçre’nin Lozan kentinde başlamasını kararlaştırmışlar ve TBMM hükümetini davet etmişlerdi. Konferansa katılacak Türk heyeti, yeni Türkiye’yi tüm dünyaya kabul ettirmek ve Osmanlı tarihinin kalıntılarını temizlemek gibi ağır bir görevle karşı karşıya olacaktı. Bu zorlu görevi kimlerin yerine getireceği ve özellikle heyete kimin başkanlık edeceği, büyük bir soru işaretiydi. Bu konuda birçok kişinin ismi geçtiyse de, Mustafa Kemal’in en uygun gördüğü kişi, Mudanya Mütarekesi’ni de başarıyla yönetmiş olan İsmet Paşa’ydı. Ancak Mustafa Kemal, heyet başkanının konferansa asker değil, hariciye vekili (dışişleri bakanı) olarak katılmasının daha uygun olacağını düşündüğünden, mevcut Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’e (Tergirşenk) gizli bir telgraf göndererek istifasını istedi. Yusuf Kemal Bey’in istifasını vermesinin ardından, konuyu İsmet Bey’e açtı. Nutuk’ta anlatıldığı gibi, İsmet Bey bu karar karşısında hayretlere düşerek, asker olduğu gerekçesiyle görevden affını istedi. Ancak bu teklifin bir emir olduğu söylenince,...

Tarihte Bugün - 27 Ekim

Tarihte Bugün - 27 Ekim

1957 Seçimleri 27 Ekim 1957, CHP için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte yapılan genel seçim sonuçlarına göre Demokrat Parti yüzde 47,9 oy oranıyla 424, CHP ise yüzde 41,1 oy oranıyla 178 milletvekilliği kazanmıştır. Böylece DP, ilk defa halkın mutlak çoğunluğundan az oy kazanmasına rağmen iktidarda kalmayı sürdürdü. CHP ise 18 ilde tam liste halinde seçimleri kazandı. Bazı illerde CHP oyları diğer küçük partilerle birleştiğinde önemli farkla DP’nin önüne geçiyordu. Ancak seçimde ittifaklara izin verilmemesi nedeniyle, buralarda istenen neticeler elde edilememişti. Ayrıca seçimde kullanılan çoğunluk sistemi sandalye dağılımında adaletsizliğe neden oluyordu. CHP’nin DP’yi yine iktidardan düşürememesine rağmen 1957 seçimleri, Meclis’teki 31 sandalyesini 178’e çıkartmak ve oy oranını yüzde 35’ten yüzde 41’e yükseltmek bakımından başarılı bir seçim sayılabilir. Bu seçimlerden sonra ülkede yaşanan sosyal ve ekonomik gelişmeler karşısında, CHP’de hızlı bir çalışma dönemine girildi ve bu dönemde parti politikalarında önemli değişimler yaşandı.

Tarihte Bugün - 28 Ekim

Tarihte Bugün - 28 Ekim

Ankara Radyosu yeni binasına taşındı Ankara Radyosu, 1927 yılının Kasım ayında Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi tarafından devreye sokulmuş ve ilk defa 1554 metre üzerinden 5 kW gücündeki vericiyle yayın hayatına başlamıştı. Ankara Radyosu’nun halen yayınlarını sürdürdüğü Sıhhiye semtindeki binası ise, 28 Ekim 1938 tarihinde törenle açıldı. Bununla birlikte radyo 120 kW gücünde yeni bir vericiye kavuşarak yayın mesafesini artırdı. Bu dönemde Ankara Radyosu, yayıncılığın merkezi konumundaydı. Özellikle ajans haberlerini herkes radyodan dinlerdi. Ankara Radyosu’nun hizmete girişinin bir gün sonrasında Cumhuriyetin 15. yıl kutlamaları yapılacağından, Ankara Radyosu’nun yeni yerinde hizmete girmesi büyük önem taşıyordu. Radyonun, kutlamalar nedeniyle üç gün kesintisiz yayın yapması planlanmıştı. Gerçekten de, 15. yılla ilgili programlar milyonlarca dinleyiciye ulaşmış, hatta o günlerde radyodan verilen konferansların bir kitapçık halinde basılıp Halkevlerinden dağıtılması gündeme gelmişti. Ankara Radyosu, yeni binasında hizmete girdikten sadece iki hafta sonra, Atatürk’ün ölüm haberini dinleyicilerine ulaştırdı. Aynı şekilde, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı...

Tarihte Bugün - 29 Ekim

Tarihte Bugün - 29 Ekim

Cumhuriyetin kuruluşunun 25. yılı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Cumhuriyetin kuruluşunun 25. yılının kutlandığı 29 Ekim 1948 Cumhuriyet Bayramı törenlerinde ulusa şöyle seslendi: “Kadın ve erkek vatandaşlarım, Cumhuriyet Bayramı hepimize kutlu olsun. Bu yirmi beşinci yılı yürekten sevinçle kutlamakta haklıyız. Müstesna bir talih olarak yirmi beş yılı sulh içinde geçirdik. Yorgun ve harap bir memleketi büyük ölçüde yalnız kendi kaynaklarımız ile imara çalıştık. Türk milleti yirminci asrın mühim bir hadisesi olarak taze ve canlı bir Cumhuriyet meydana çıkardı. Hür insanların diyarı olan Türkiye, bütün insanlığın önünde barışın ve aziz ideallerin yolcusu olarak bayramını iftiharla kutluyor. Büyük ve aziz Atatürk’ün hâtırasını minnetler ve saygılarla anıyoruz. Şehitlerimizi şükran ve hürmetlerle anıyoruz. Her sahada memlekete hizmet etmiş olan vatandaşları sevgilerle ve takdirlerle anıyoruz. Sevgili vatanımızda huzur, dostluk ve kanun içinde yaşamaları için vatandaşlarımıza en iyi dileklerimizi sunuyoruz.”

Tarihte Bugün - 30 Ekim

Tarihte Bugün - 30 Ekim

Venizelos’un ziyaretleri sürüyor Yunanistan Başbakanı E. Venizelos, İsmet İnönü’nün daveti üzerine 27-31 Ekim 1930 tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret etti. Önce İstanbul’a gelen konuk heyet, ertesi gün özel bir trenle Ankara’ya geçti. Yunanistan Başbakanı, her iki kentte de dostluk gösterileriyle karşılandı. O gece Ankara Palas’ta Venizelos adına büyük bir balo düzenlendi. Törende bir konuşma yapan Başbakan İsmet İnönü, bu ziyaretin bir rastlantının sonucu değil, karşılıklı çabanın ürünü olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Türkler ve Yunanlıların her hususta Balkanlar’da ve aynı büyük menfaatlere malik bulundukları Akdeniz’de anlaşmaya ve birlikte çalışmaya mecbur oldukları kabul edilmelidir.” Bu ziyaretin sonunda Yunanistan ile Türkiye arasında bir “Dostluk Antlaşması” imzalandı. Böylece iki devlet, bundan böyle tarafsız hareket etme yükümlülüğü altına giriyordu.