Eylül

Tarihte Bugün - 1 Eylül

Tarihte Bugün - 1 Eylül

II. Dünya Savaşı başladı 23 Ağustos 1939’da Moskova’da imzalanan Molotov-Ribbentrop Paktı’yla (Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı), herkesi şaşırtan bir hamle yapan Hitler Almanyası, 31 Ağustos’ta Polonya sınırında bazı provokasyonlara giriştikten sonra, Almanya’nın çıkarlarını savunma bahanesiyle savaş dahi açmadan Polonya’ya girdi. Böylece 1 Eylül 1939’da II. Dünya Savaşı resmen başlamış oldu. Almanya ile Polonya arasında 1934 yılından kalma bir saldırmazlık paktı olduğu düşünülürse, küçük devletlerin güçlü ve silahlanmış bir Almanya karşısında güvenebilecek hiçbir şeyleri olmadığı ortadaydı. Nitekim Avrupa’da büyük bir imparatorluk kurmayı amaçlayan Almanya, 1939’un sonundan 1941’in başına kadar bir dizi muharebe ve antlaşma ile Avrupa topraklarının çoğunu ele geçirdi. Bu durum, Türkiye için de tedirginlik verici olmuş ve büyük fedakârlıklarla önemler almaya mecbur bırakmıştır. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, savaş boyunca ülkeyi savaştan uzak tutmaya çalışmıştır.

Tarihte Bugün - 2 Eylül

Tarihte Bugün - 2 Eylül

Feriha Tevfik ilk Türkiye güzeli oldu 1910 doğumlu Feriha Tevfik (Negüs), 1929 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği yarışmayla Türkiye’nin ilk güzellik kraliçesi oldu. Yarışmayla ilgili olarak 4 Şubat 1929 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ilanda şöyle deniliyordu: “Bütün dünyada güzel kadınlar seçilir ve memleketlerinin güzellik kraliçesi seçilirken, bizim böyle bir kraliçemiz niçin olmasın? Türkiye’nin en güzel kadını acaba kimdir?” Bu ilanla güzelini arayan gazete, aynı zamanda kızların mayoyla podyuma çıkmasını ahlaka aykırı bulanlara da bir yanıt vermiş oluyordu. Yarışmanın ilk elemesi halk tarafından yapıldı. Birkaç ay süren tanıtımlar sonucunda gazetede yayımlanan resimler üzerinden oy kullanan halk, jürinin karşısına çıkacak 48 yarışmacıyı seçti. 2 Eylül’de gazete binasında yapılan yarışmada jüri, gazetedeki yazıya göre, “Orta boylu, kıvırcık lepiska saçlı, altın gözlü, beyaz tenli, zarif endamlı, beyaz krep satenden bir elbise giymiş olan” Feriha Tevfik’i birinci seçti. Kraliçe seçildikten sonra çeşitli filmlerde de oynayan Feriha Tevfik’in ilk filmi Kaçakçılar’dı. Sonraları tiyatrolarda da rol aldı, ancak 1939’dan sonra...

Tarihte Bugün - 3 Eylül

Tarihte Bugün - 3 Eylül

Akdeniz ve Karadeniz demiryoluyla bağlandı Kayseri-Ulukışla hattının 3 Eylül 1933’te tamamlanmasıyla, Akdeniz ve Karadeniz Bölgeleri demiryoluyla birbirine bağlandı. Demiryollarını ülkenin önündeki en önemli milli hedeflerden biri olarak gören Cumhuriyet yöneticileri, bu nedenle daha ilk günlerden itibaren bütün gayretlerini ve para kaynaklarının önemli bir kısmını demiryolu inşaatlarına ayırdılar. İnşa edilen demiryollarının mali kaynaklarını, büyük ölçüde yerli kaynaklar oluşturuyordu.Başbakan İsmet İnönü’nün, demiryolları için çok fazla bütçe ayrıldığı yönündeki eleştirilere, 30 Ağustos 1930’da Ankara-Sivas hattının açılışı nedeniyle verdiği cevaplar, hükümetin demiryollarına ne kadar önem verdiğini gösteriyordu: “Şimendifer politikası her şeyden evvel bir inşaat politikasıdır. Bana şimendiferde esas politikanın ne olacağını sordukları zaman, bir karış fazla şimendifer demiştim... Yol mahrumiyeti, bu milletin asırlardan beri en köklü derdidir ve Büyük Millet Meclisi’nin ilk günlerden beri meşgul olduğu bir ihtiyaçtır. Milli devlet için şimendifer ihtiyacı milli birlik; milli müdafaa ve milli siyaset meselesi, asırların neticesi olan milli istiklalin...

Tarihte Bugün - 4 Eylül

Tarihte Bugün - 4 Eylül

Kral Edward’ın Türkiye ziyareti Cumhuriyet ilan edildikten sonra Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilerin iyileşmesi kolay olmamış, ilişkilerdeki soğukluk Musul Meselesi sebebiyle 1929 yılına kadar devam etmişti. Bu tarihten sonra ise Türk-İngiliz ilişkileri, İtalya ve Almanya’nın Ortadoğu’da siyasi ve ekonomik nüfuzunu artırma çabalarının etkisi altında gelişti. Bu bağlamda Montreux Boğazlar Konferansı’ndan sonra iki ülke arasında başlayan uzlaşma ve yakınlaşma, İngiltere Kralı VIII. Edward’ın Türkiye ziyaretiyle daha da arttı. 1936 yılının Eylül ayında gerçekleşen bu ziyaret, ülkemizde ve dünyada büyük yankı uyandırdı; yerli ve yabancı basın tarafından ilgiyle takip edildi. Gazeteler bu ziyareti, “Türk-İngiliz dostluğunun yeni tarihi” ve İngiliz milleti ile Türk milleti arasında “mesut bir dostluk devresi” olarak görüyordu. Kral ve maiyetini taşıyan “Nahlin” yatı 3 Eylül 1936 günü, Gökçeada açıklarında Türk karasularına girdi. Türk ve İngiliz destroyerlerinin eşliğinde, karşılama için büyük hazırlıkların yapıldığı İstanbul’a doğru yoluna devam eden yat, 4 Eylül 1936 günü saat 11.00’de Dolmabahçe önüne demir attı. Kralı, Tophane...

Tarihte Bugün - 5 Eylül

Tarihte Bugün - 5 Eylül

Parti liderleri Milli Antlaşma’yı imzaladı 27 Mayıs Darbesi’nden sonra oluşturulan Kurucu Meclis genel seçimlerin 15 Ekim 1961 tarihinde yapılmasını kararlaştırmıştı. Tekrar demokratik düzene geçiş sürecinde siyasi partiler kurulacak, yeni Anayasa yapılacak ve “Cumhuriyet Senatosu” ile “Millet Meclisi”nden oluşan yeni Parlamento’yu kurmak üzere seçimler gerçekleştirilecekti. Öngörülen takvime uygun olarak 15 Şubat 1961 günü Ankara’da 6 yeni parti kuruldu. Yeni Anayasa metni ise Kurucu Meclis tarafından 27 Mayıs günü kabul edildi ve 9 Temmuz’da halk oylamasına sunuldu. Ardından, 5 Eylül 1961 günü, siyasi parti temsilcileri Devlet ve Hükümet Başkanı Cemal Gürsel tarafından Çankaya’da düzenlenecek bir “yuvarlak masa” toplantısına davet edildi. Bu toplantıda, üzerinde uzlaşmaya varılan konuların “Milli Antlaşma” olarak da anılan bir mutabakat metni haline getirilmesi ve kamuoyuna sunulması hedeflenmişti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İsmet İnönü, Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Ragıp Küçükpala, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partesi (CKMP) Genel Başkan Vekili Ahmet Oğuz, Memleketçi Serbest Parti (MSP) Genel Başkanı Enver Adakan ve Yeni Türkiye Partisi (YTP)...

Tarihte Bugün - 6 Eylül

Tarihte Bugün - 6 Eylül

6-7 Eylül Olayları Kıbrıs Türklerine yapılan baskılar, 1955 yılında Türkiye kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturmuştu. Londra’da Kıbrıs temasları devam ederken, Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığına dair bir haber, 6 Eylül 1955 günü saat 13:00 haberlerinde radyoda yayınlandı. Bunun üzerine, “Atamızın evi bombalandı” manşetiyle ikinci baskı yapan Demokrat Parti yanlısı İstanbul Ekspres gazetesi, yeni kurulmuş olan “Kıbrıs Türktür Derneği” üyelerince bütün İstanbul’da dağıtılmaya ve halkı galeyana getirmek üzere kullanılmaya başladı. Aynı akşam İstanbul’da, gayrimüslim vatandaşların toplu olarak yaşadığı birçok semtte Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir yağma ve yıkım eylemi başlatıldı. Bunun önceden planlanmış bir hareket olduğu çok açıktı. Yağmalar hep aynı yöntemle yapılıyor, adresleri önceden belirlenmiş yerlere insanlar araçlarla taşınıyordu. Saldırılardan sadece ticarethaneler değil, kiliseler de payını almıştı. Kiliselerin içindeki resimler ve kutsal eşyalar tahrip edildiği gibi, İstanbul’da bulunan 73 Rum Ortodoks kilisesinin tamamı ateşe verildi. Olaylar neticesinde DP hükümeti İstanbul, İzmir ve Ankara’da sokağa çıkma...

Tarihte Bugün - 7 Eylül

Tarihte Bugün - 7 Eylül

Bozkurt-Lotus Davası sonuçlandı Türk bayrağını taşıyan Bozkurt adlı kömür nakliye gemisi, 2 Ağustos 1926 gecesi Midilli açıklarında Fransız bayraklı Lotus ticaret gemisiyle çarpışarak battı. Lotus gemisi, ikiye bölünerek batan Bozkurt gemisinden, aralarında kaptanın da bulunduğu 10 Türk vatandaşını kurtardı. Kazada sekiz Türk gemicisi ise hayatını kaybetti. Kazadan sonra yoluna devam eden Lotus, 3 Ağustos’ta İstanbul limanına vardı. Açılan soruşturma üzerine Lotus gemisinin nöbetçi kaptanı Fransız uyruklu M. Desmond ile Bozkurt’un kaptanı Hasan Bey, mahkeme tarafından tutuklandı. Yargılama sonunda Fransız kaptan 80 gün, Türk kaptan da 4 ay hapse mahkûm edildi. Bu durum Fransız hükümetini ayağa kaldırdı. Türk mahkemesinin yetkisizliğini öne süren Fransızlar, Desmond’un hemen serbest bırakılmasını talep etti. Türk tarafı ise, uluslararası hukuk çerçevesinde Fransız kaptanı yargılamaya yetkili olduğunu savundu. Bu dava hem Fransız hem de Türk kamuoyunda aylarca tartışıldı. Buradaki esas konu, uluslararası topluma eşit bir üye olarak katılmak isteyen genç Türkiye Cumhuriyeti ile, Osmanlı dönemindeki kapitülasyonların avantajlarını sürdürmeye çalışan Fransa arasındaki...

Tarihte Bugün - 8 Eylül

Tarihte Bugün - 8 Eylül

Yunan ordusuna nota: “Bursa da yakılmasın!” İtilaf Devletleri, Bursa’nın da yakılmaması için 8 Eylül 1922’de Yunanistan’a sert bir nota verdi. İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold, bu yöndeki raporunda, “Bursa’nın da Eskişehir ve Uşak’ın akıbetine uğramasından korkmak için sebepler vardır. Pellé, Yunanlıların Bursa’yı yakmak niyetinde olduğunu Fransız Konsolosluğu ajanından öğrenmiştir. Üç müttefik subaydan kurulu bir misyonun Bursa’ya gönderilmesini uygun bulduk. Yunan valisine çok sert ihtarlar yapıldı,” diyordu. Uyarı etkili olmuş ve İtilaf Devletleri temsilcileri sayesinde Bursa harabeye dönmekten kurtulmuştur. Ancak yakılan şehirler sadece Eskişehir ve Uşak değildi. Başta Turgutlu, Salihli ve Alaşehir olmak üzere, Ege’nin birçok mamur ve müreffeh kasabasında da yangınlar çıkarılmıştı. Bazı binalar içindeki insanlarla birlikte ateşe verildiğinden, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, esir Yunan generallerini bu barbarlığın bedeli olarak kurşuna dizmekle tehdit etmek zorunda kalmıştı. Bu tarihten beş gün sonra çıkacak olan İzmir yangınının akşamında İnönü, defterine şu notları düşmüştü: “Akşam yangın. Amiral Brock’un geceyarısı isnadatı....

Tarihte Bugün - 9 Eylül

Tarihte Bugün - 9 Eylül

Halk Fırkası doğuyor Lozan Antlaşması’nın kabulü nedeniyle Meclis’te baş gösteren yoğun tartışmalar üzerine Mustafa Kemal, İzmir’in kurtuluşunun yıldönümü olan 9 Eylül 1923’te, “9 Umde” adı verilen siyasi programı ilan etti ve iki gün sonra İçişleri Bakanlığı’na verilen bir dilekçeyle kendisine bağlı milletvekillerinden oluşan Halk Fırkası’nı kurdu. Partinin kurucuları Refik (Saydam), Celal (Bayar), Sabit (Sağıroğlu), Münir Hüsrev (Göle), Cemil (Uybadın), Kâzım Hüsnü, Saffet (Arıkan) ve Zülfü (Tiğrel) oldu. Recep (Peker), genel sekreterdi. 29 Ekim 1923’te, Halk Fırkası üyesi olan 158 milletvekili Cumhuriyeti ilan ederek Mustafa Kemal Paşa’yı ilk Cumhurbaşkanı seçti. Ertesi gün ise Mustafa Kemal Paşa tarafından Malatya Milletvekili İsmet Paşa, kabineyi kurmakla görevlendirildi. Hükümeti kuran İsmet Paşa, 19 Kasım 1923 tarihinde aynı zamanda Halk Fırkası Başkan Vekili oldu. Milli Mücadele’nin lider ve aydın kadrosunu oluşturan milletvekillerinin bazıları (Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Adnan Adıvar, Ali Fuat Cebesoy, Hüseyin Avni, Cafer Tayyar Eğilmez, Refet Bele, Bekir Sami) Meclis’te ayrı bir grup oluşturarak, 17 Kasım 1924’de Terakkiperver Cumhuriyet...

Tarihte Bugün - 10 Eylül

Tarihte Bugün - 10 Eylül

İzmir Enternasyonal Fuarı her yıl büyüyor Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ticaret fuarı olan İzmir Enternasyonel Fuarı’nın tarihi, 17 Şubat 1923’te Atatürk’ün talimatı ile İzmir’de toplanan İktisat Kongresi’nde açılan sergiye kadar uzanır. Kongre ile eşzamanlı olarak İkinci Kordon’da, çeşitli sanayi, tarım ve el ürünlerini kapsayacak şekilde açılan ticaret sergisi, sonraki yıllarda “9 Eylül Mahalli Sergisi” adı altında her yıl düzenlenen bir fuara dönüştü. Fuar, 1928 yılından sonra yabancı firmaların da katılımıyla uluslararası bir görünüm almaya başladı. Her yıl İzmir’in Kurtuluş Günü olan 9 Eylül’ü de kapsayacak şekilde, 10 günlük bir zaman dilimi içinde düzenlenen fuarın 1930’lu yıllarda ziyaretçi sayısı 250 binlere, katılımcı firma sayısı da 500’lere ulaşınca, yeni bir yere taşınması kaçınılmaz oldu. Böylece 1936’da altıncısı düzenlenen panayır, “Arsıulusal İzmir Fuarı” adı ile 360.000 metrekarelik Kültürpark’taki yeni yerinde, Başbakan İsmet İnönü tarafından 10 Eylül’de görkemli bir törenle açıldı. 1936’dan sonra Kültürpark’ın geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam edildi. Bir yandan Paraşüt Kulesi yapılırken,...

Tarihte Bugün - 11 Eylül

Tarihte Bugün - 11 Eylül

CHP’nin 13. Kurultay’ı CHP, 9 Eylül 1957 tarihindeki 13. Kurultay’a, Demokrat Parti (DP) iktidarının artan baskıları nedeniyle ittifak arayışı içinde gitti. Kurultaydan önce muhalefetteki üç parti CHP, Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP) ve Hürriyet Partisi (HP), 1919 Sivas Kongresi’nin yıldönümü olan 4 Eylül’de bir bildiri yayınlayarak, 22 Ekim 1957 Genel Seçimleri öncesinde ortak hareket etme kararı aldıklarını açıkladılar. Bu nedenle kurultaya CMP ve HP temsilcileri de katıldılar. Kurultayda üç muhalefet partisinin işbirliği kabul edildi. Ancak, DP iktidarı, muhalefet partilerinin işbirliğini önlemek için seçim yasasında bir değişiklik yaparak seçimlerde partiler arasında ittifak kurulmasını engelledi. Bu gelişme üzerine CHP, 19 Eylül’de seçimlere tek başına katılacağını açıkladı. 22 Ekim’de yapılan genel seçimlerde DP, oylarının düşmesine karşın iktidarını korumayı başardı. DP, yüzde 47,9 oy oranıyla 610 milletvekilliğinden 424’ünü kazanırken, CHP yüzde 41 oy oranı ile 178’ini aldı. Ancak, CHP’nin kazandığı il sayısı 1954 seçimlerine göre çok artmış, bir önceki seçimde DP’nin kazandığı birçok ilde CHP birinci parti çıkmıştı.

Tarihte Bugün - 12 Eylül

Tarihte Bugün - 12 Eylül

Sakarya Savaşı’nda çarpışmalar devam ediyor Sakarya Savaşı’nın 21. gününde, Yunanlılar mevzilerini yer yer terk ederek Sakarya’nın batısına çekilmeye başladılar. Türk keşif kollarının, Yunan siperlerinin boşaltılmış olduğunu görüp durumu Başkumandanlık Karargâhı’na bildirmesi üzerine yoğun saldırı emri geldi. Daha önce en kanlı çarpışmalara sahne olan Çal Dağı, bu kez silah atmadan zapt edildi. Sakarya’ya hâkim ve binlerce şehide mal olan Duatepe, Kartaltepe ve Beştepeler de kontrol altına alındı. Basritepe’de Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet Paşalar harekâtı birlikte idare ettiler. Yunanlılar bu yenilgiden sonra sivil halka hiç acımadılar.

Tarihte Bugün - 13 Eylül

Tarihte Bugün - 13 Eylül

Sakarya Meydan Muharebesi zaferle sonuçlandı Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ile Türk ordusu karşısında başarı kazanan Yunan ordusu, elde ettiği üstünlüğü kullanmak amacıyla, 23 Ağustos 1921 günü Sakarya Irmağı’nın gerisinde bulunan Türk mevzilerine karşı saldırıya geçti. Askeri açıdan kendilerine son derece güvenen Yunanlıların başlıca hedefi, Milli Mücadele’nin merkezi olan Ankara’yı ele geçirmek ve Türk ordusunun direnme gücünü tamamen yok etmekti. Bu savaşta Türk ordusunun başında, TBMM tarafından üç ay süreyle başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa bulunuyordu. Mustafa Kemal, bu görevi kabul ettikten sonra halkın ve ordunun tüm imkânlarını seferber etmiş ve kesin sonuçlu bir meydan muharebesi için tüm birlikleri Sakarya nehrinin doğusuna çekmişti. 23 Ağustos sabahı başlayan savaş, yaklaşık 100 km genişliğinde ve 25 km derinliğinde bir vatan toprağında cereyan etti. Çarpışmalar tüm şiddetiyle devam ederken Mustafa Kemal, 26 Ağustos’ta birliklere tarihi emrini verdi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Harp tarihinde eşsiz bir yere sahip olan ve klasik cephe savaşının dışında, savaşı tüm sahaya yayan bu strateji...

Tarihte Bugün - 14 Eylül

Tarihte Bugün - 14 Eylül

Türk-Yunan Dostluk Antlaşması Lozan Antlaşması’na ek olarak imzalanan nüfus mübadelesinin yarattığı sorunlar, Türkiye ile Yunanistan arasında 10 Haziran 1930’da imzalanan antlaşmayla bütünüyle çözüldü. Başbakan İsmet İnönü’nün daveti üzerine, Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos, 27-31 Ekim 1930 tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret etti. Ziyaretin üçüncü günü olan 30 Ekim 1930 tarihinde, ikili ilişkileri ilk defa dostça bir seviyeye getirmeyi amaç edinen “Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaştırma ve Hakemlik Antlaşması” imzalandı. Antlaşmaya, deniz kuvvetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin bir protokol de eklendi. Antlaşma ve Ek Protokol, onay belgelerinin 5 Ekim 1931’de Başbakan İsmet İnönü’nün Yunanistan’ı ziyareti sırasında karşılıklı sunulmasıyla yürürlüğe girdi. Türkiye ile Yunanistan, 1930 yılında yaptıkları antlaşma ile temelini attıkları dostluk ilişkilerini bir adım daha ileri götürmek ve Bulgaristan’ın revizyonist politikasını önlemek için 14 Eylül 1933’te, Yunanistan Başbakanı Çaldaris ile Dışişleri Bakanı Maksimos’un Ankara’yı ziyaretleri sırasında bir “Yürekten Uyuşma Paktı” (Pacte d’Entente Cordiale) imzaladılar....

Tarihte Bugün - 15 Eylül

Tarihte Bugün - 15 Eylül

Türk-Yunan Antlaşması’nın yansımaları Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in, Türk-Yunan Antlaşması’nın imzalanması nedeniyle, 15 Eylül 1933’te Başbakan İsmet Paşa’ya gönderdiği tebrik telgrafından bir alıntı: “Bu pakt, iki milletin karşılıklı büyük menfaatlerini kuvvetlendiren kardeşlik gelişme sahasına enginlik veren kıymetli bir vesikadır. İki taraf için kalpten arzu edilen verimi vermesini temenni ve hükümetimizi tebrik ederim.” Mustafa Kemal’in, Türk-Yunan Antlaşması’nın imzalanması nedeniyle Yunan yöneticilerinin gönderdiği telgrafa cevabı: “Türkiye Cumhuriyeti, milletler arasında dostluk ve barış fikrinin gelişme ve gerçekleşmesi yönünden kendine düşen ödevini, ciddi ve samimi bir surette daima yerine getirmeden geri kalmayacaktır.” Venizelos, Balkan Paktı’nın imzalanmasından kısa bir süre önce, 12 Ocak 1934 tarihinde, M. Kemal Atatürk’ü dünya barışına yaptığı katkılardan ötürü “Nobel Barış Ödülü”ne aday gösterdi.

Tarihte Bugün - 16 Eylül

Tarihte Bugün - 16 Eylül

Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası açıldı Rusya’dan alınan krediyle yine Ruslar tarafından inşa edilen Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, 16 Eylül 1935’te büyük bir törenle açıldı. Açılış töreninde Sovyet elçilik mensupları, Adalet Bakanı, Sağlık Bakanı ve Ekonomi Bakanı Celal Bayar da hazır bulundular. Açılışta Cumhuriyetin sanayileşme politikalarından bahseden Ekonomi Bakanı Celal Bayar, 1937’de Nazilli Basma Fabrikası’nın da açılacağını müjdeledi. Rus mimar İvan Nikolaev tarafından Sovyetler Birliği’nde tasarlanmış olan Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası’nın temeli, 20 Mayıs 1934 tarihinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından atılmıştı. Tesisin inşası 16,5 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Türkiye’de sanayileşme hareketini başlatan, halk tipi ucuz pamuklu kumaş üretmek için devlet tarafından yapılmış ilk tesis olan Kayseri Sümerbank Bez Fabrikası, toplam 922.500 metrekarelik kapalı alana sahipti ve hizmete açıldığı yıllarda 2.100 işçi ve 155 memur istihdam etmekteydi. İnönü, daha sonra ailesiyle birlikte 1943’te fabrikayı yeniden ziyaret etti.

Tarihte Bugün - 17 Eylül

Tarihte Bugün - 17 Eylül

Prensip adamı İsmet İnönü, söz ve davranışlarında prensiplerin adamıydı. Laubaliliğe, bozuk ağızlılığa ve süfliliğe asla tahammülü yoktu. Cüneyt Arcayürek, kuş uçmaz kervan geçmez, uygarlığın kapısından bakmadığı bir bölgede kendisini yarım günlük sakal tıraşıyla gören Paşa’nın, “25 kuruş vereyim de bi cilet al!” dediğini aktarır. Paşa, kendi ifadesine göre savaşın ortasında bile tıraş olmayı asla ihmal etmemiştir. Devrin iyi hatiplerinden DP’li Mükerrem Sarol, Paşa’nın ettiği lafların hasımlarının ciğerine kurşun gibi oturduğunu söyler. İnönü, ağzını bozanlardan hiç hoşlanmazdı. Hiç haz etmediği Şemsettin Günaltay’ın arkasından sadece “Herif” dediği için Dışişleri’nin parlak elemanlarından Fuat Carım’ı nasıl dışladığını, yeğeni Nimet Arzık asla unutmamıştır. Paşa’nın kendince argo sayarak kullanmaktan çekinmediği tek söz, “Hadi canım sende!”dir ki, ciddi bulmadığı sav ve sözlere karşı ederdi.

Tarihte Bugün - 18 Eylül

Tarihte Bugün - 18 Eylül

Nyon Antlaşması İspanya İç Savaşı 1936 yılında başlamış, Almanya, İtalya ve Sovyetler Birliği savaşa ideolojik sebeplerden müdahil olmuşlardı. Akdeniz’de deniz kuvvetleri açısından avantajlı durumda olan İtalyan denizaltıları, Cumhuriyetçilere yardım malzemesi götürdüğünden şüphelendikleri yük gemilerini batırmaya başlamışlardı. Bu durumu önlemek ve Akdeniz’de seyir emniyetini sağlamak amacıyla İngiltere, Bulgaristan, Mısır, Fransa, Yunanistan, Romanya, Türkiye, SSCB ve Yugoslavya arasında, İsviçre’nin Nyon kasabasında 14 Eylül 1937 tarihinde bir antlaşma imzalandı. Buna göre Türkiye, Karadeniz ve Akdeniz’de kendi sahillerini kontrol ve emniyet altına alacak; aynı zamanda İngiltere ve Fransa gemilerinin gerektiğinde üslenmesine izin verecekti. Antlaşmaya imza atan diğer milletler sadece kendi sahillerini kontrol etme görevini almışlardı. Hazırlanan pakt, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras tarafından hükümete gönderildi. Fakat Başbakan İnönü, antlaşma hükümlerinin Türkiye’yi silahlı bir müdahaleye zorlamayacağı konusunda diğer Dışişleri Bakanları’nın garanti vermesini istedi. Bunun üzerine Tevfik Aras, İngiliz ve Fransız Dışişleri Bakanlarıyla görüşerek bu...

Tarihte Bugün - 19 Eylül

Tarihte Bugün - 19 Eylül

Hürriyet ve Tercüman’ın yayını 15 gün durduruldu 6-7 Eylül Olayları sonrasında İnönü’nün toplumsal barışa katkı yapmak amacıyla parti organı Ulus gazetesi için özene bezene kaleme aldığı “Çetin İmtihan” başlıklı makale, Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından hem Ulus hem de ondan alıntı yapan Hürriyet ve Tercüman gazetelerinin 19 Eylül 1955 tarihinde 15’er gün kapatılmasına neden oldu. Bu olayla ilgili Şinasi Nahit Berker, şu anıyı anlatır: “Ulus gazetesi ilk defa kapatılmıştı. Sebep İsmet İnönü’nün ‘Çetin İmtihan’ başlıklı makalesiydi. Aradan iki gün geçmişti. Büyük odada kapının ağzına yakın oturmuş, yeşil masa üzerinde, neşrine müsaade edilen gazetelere, yarı gıpta, yarı lakaydi ile bakıyordum. Birden İsmet Paşa içeri girdi. Girmesiyle de çıkışması bir oldu: ‘Tembel tembel ne oturuyorsun?’ Hemen ayağa fırladım, hazırol vaziyeti aldım, yüksek sesle cevap verdim: ‘Sayenizde Paşam!’”

Tarihte Bugün - 20 Eylül

Tarihte Bugün - 20 Eylül

İnönü’nün Merzifon Ziyareti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 21 Eylül 1940’ta gittiği Merzifon’da 8. Kolordu’yu da ziyaret etti. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Rıza Artunkal, Balkan Savaşları ve Çanakkale Savaşlarına katıldıktan sonra 1921’de Milli Ordu’ya katılmış değerli bir subaydı. Anadolu’ya geçtikten sonra Garp Cephesi Menzil Müfettişliği Kurmay Başkanlığı ve Garbi Anadolu Menzil Müfettişliği Kurmay Başkanlığı yaptığı dönemde, İsmet Paşa’nın emrinde bulundu. 1939 yılında korgeneralleğe yükseltilerek 8. Kolordu Komutanlığına getirilen Artunkal, II. Dünya Savaşı yıllarında Marmara (İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli) Sıkıyönetim Komutanlığına atandı. Artunkal, 1941’de emekliye ayrıldıktan sonra Manisa Milletvekili olarak Meclis’e girerek II. Saydam, I. Saraçoğlu ve II. Saraçoğlu Hükümetlerinde üç defa Milli Müdafaa Bakanlığı yaptı. 12 Aralık 1959’da vefat etti.

Tarihte Bugün - 21 Eylül

Tarihte Bugün - 21 Eylül

İnönü Ansiklopedisi’nin ilk fasikülü yayımlandı Öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir kaynak oluşturulması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilk kez 1943 yılında fasiküller halinde yayımlanmaya başlayan İnönü Ansiklopedisi, belki de dünyanın en uzun sürede yazılan ansiklopedisi olarak 1985 yılında tamamlanabilmiştir. Tamamı 33 ciltten oluşmaktadır. Sadece birinci cildin tamamlanması 3 yıl almıştır. 42 yılda vücuda geldiği için “Yorgun Ansiklopedi” olarak da bilinir. İlk 4 cildi “İnönü Ansiklopedisi” adıyla yayımlanmış, ancak Demokrat Parti ile CHP arasındaki çekişmeden nasibini alarak, 5. ciltten itibaren “Türk Ansiklopedisi” adını almıştır. Ansiklopedinin başında, İsmet İnönü’nün kendi el yazısıyla şu satırlar okunur: Bu eserin değerini artırmak için emek vermeyi her Türk aydınından beklerim. Ansiklopedi, Türk kültürünün yeni devrinin bir işareti, bir sembolü olacak ve fikir hayatımızda geniş tesirler yapacaktır. Onu başaracaklar, millete büyük hizmetler yapanlar gibi engin saygılarımıza hak kazanacaklardır. Bazı maddeleri bugün eskimiş olmasına rağmen, değerli bilim adamlarından oluşan bir heyetçe hazırlandığı için halen...

Tarihte Bugün - 22 Eylül

Tarihte Bugün - 22 Eylül

İnönü Malatya’da CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 10 Ekim 1965’te yapılacak olan milletvekili seçimlerinden önceki ilk konuşmasını memleketi Malatya’da yaptı. 81 yaşındaki muhalefet lideri, eşi Mevhibe İnönü’yle 20 Eylül’de geldiği Malatya’da, mitingden sonra kalma süresini biraz daha uzattı. Uzun yıllardır baba ocağına gelemeyen İnönü, burada halka hitaben yaptığı konuşmada, memleketin huzurunu muhafaza edebilmek için Malatyalılardan destek istedi. İnönü konuşmasına, “Ömrümün geri kalan bu kısa devresinde memleketin ilerlemesini sağlayacak aydınlık günleri sağlam ve sarsılmaz temellere oturtmak tek idealimdir,” şeklinde devam etti.

Tarihte Bugün - 23 Eylül

Tarihte Bugün - 23 Eylül

İsmet Paşa Doğu gezisine başladı Başbakan İsmet Paşa, 23 Eylül 1932 tarihinde 15 gün sürecek bir Doğu seyahatine başladı. Başbakan’ı Ankara’dan büyük bir kalabalık uğurladı. İsmet Paşa trene bindiği esnada, kendisini yolcu etmeye gelenlere, “Gidenler, gelenlerden daha neşeli oluyor,” dedi. Başbakan, Kilis, Gaziantep, Birecik, Urfa, Siverek, Diyarbakır ve Elazığ’da yaptığı incelemelerin ardından 5 Ekim’de Malatya yakınlarındaki Kömürhan’a geldi ve burada Fırat üzerine inşa edilen İsmetpaşa Köprüsü’nü açtı. 164 metre uzunluğundaki köprü, Türkiye’nin o zamana kadar inşa edilmiş en uzun betonarme köprüsüydü. Köprüye İsmetpaşa adının verilmesini, Gazi Mustafa Kemal istemişti. İsmet Paşa’nın uzun yurt gezisi, Malatya, Viranşehir, Maraş, Kayseri, Konya, Adana ve Afyonkarahisar üzerinden 11 Ekim’de İstanbul’da sona erdi. İsmet Paşa, kendisini İstanbul’da karşılayanlara, Anadolu gezisi sırasında “halkta ilerleme, medeniyet ve yükselişe doğru olan tabii ve coşkun eğilime, vatanın her köşesinde imar ve uyanıklık hareketlerine, asayiş ve huzura” ait gözlemlerinden çok memnun olduğunu söylüyordu.

Tarihte Bugün - 24 Eylül

Tarihte Bugün - 24 Eylül

İsmet İnönü İzmir’de doğdu Mustafa İsmet İzmir’de, o zaman İngiliz Yokuşu denilen, sonradan 842 numaralı sokak olarak tanınan sokakta mütevazı, ahşap bir evde 24 Eylül 1884 günü doğdu. Bu tarih, babası Reşit Bey tarafından titizlikle evdeki Kuran-ı Kerim’in arka sayfasına kaydedildi. Mustafa İsmet’in İzmir’de doğmasına karşın ne anne ne de baba tarafı İzmirli değildi. Tunaboyu Deliorman Türklerinden olan annesi Cevriye Hanım Razgradlı, babası Reşit Bey ise Kürüm soyundandı. Cevriye Hanım, okumuş bir aileden geliyordu. Babası Müderris Hasan Efendi’nin ölümünden sonra iki erkek ve bir kız kardeşiyle beraber İstanbul’a göçmüş ve Malatyalı Reşit Bey’le 1880’de orada evlenmişti. Mustafa İsmet, beş kardeşin ikincisi olarak doğdu. İsmet’in doğduğu yıl babası Reşit Bey İzmir Adliyesi’nde sorgu yargıcı yardımcısı olarak çalışıyordu. Doğumdan 40 gün sonra Foça sorgu yargıçlığına, oradan da Buldan’a tayin oldu ve 4 yıl sonra İzmir’e döndü. Reşit Bey’in İzmir’den sonraki çalışma yeri Sivas’tı. Aile uzun bir yolculuktan sonra Sivas’a geldi ve Mustafa İsmet orada okula başladı. İsmet İnönü’nün çocukluk hatıralarının çoğu Sivas’a aittir....

Tarihte Bugün - 25 Eylül

Tarihte Bugün - 25 Eylül

İnönü, savaş hakkında Meclis’i bilgilendirdi 25 Eylül 1920’de Miralay İsmet Bey’in, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla savaşın gidişatı hakkında Meclis’i bilgilendirmesi: “Taşnaklar, dillerinde mazlumiyet feryadı, ellerinde bıçaklar olduğu halde mütemadiyen köylerimize taarruz ediyorlar. Birliklerimizi zaptediyoruz. Yanımızda olan dostlarımız ve herkes bizim tecavüze uğramış mazlum mevkiinde bulunduğumuzu görüyorlar. Yunan kıtaları burada ilerlerken Avrupa gazetelerinde okuduğumuza göre Ermeni kıtaları da Erzurum’u istila edeceklerini neşrediyorlardı. Bugün İstanbul’da ve her yerde Türk Ermenistanı denilen vilayetlerimizi işgal için hazırlıkta bulunuyorlar. İstikraz yapmakla meşgul bulunuyorlar. Durum böyleyken, şark hududumuzda Ermeniler, Taşnaklar nerede tecavüz etmişlerse elbette mukabil darbemizi davet etmişler ve iyi bir ders almışlardır.”

Tarihte Bugün - 26 Eylül

Tarihte Bugün - 26 Eylül

Yüzbaşı İsmet, Altın Maarif Madalyası’yla ödüllendirildi Genç İsmet, teğmen olarak girdiği Harp Akademisi’nden 26 Eylül 1906’da birincilikle mezun oldu ve bu nedenle “Altın Maarif Madalyası” ile ödüllendirildi. Kurmay yüzbaşı rütbesini aldığında henüz 22 yaşındaydı. İsmet İnönü, bu başarısını ileride anılarında şöyle anlatacaktı: “Ben mektebin her yeni sınıfında en güç derslere yaz tatillerinde kendi başıma çalışır, hazırlanırdım... Tatil ayları bana bu en zor dersi veya dersleri hazırlamak için yeterdi. Böylece mektebe döndüğüm zaman, yeni ders sınıfın zorluğu benim için kalkmış olurdu. Dersleri kolayca takip edebilir ve kendimi bir taraftan da yabancı dile verebilirdim.” “Altın Maarif Madalyası”, Sultan II. Abdülhamid döneminde yeni açılan yüksek okullarla birlikte verilmeye başlayan bir madalyadır. Öğrencilerin gösterdiği başarının taltifi için ilk defa 1901 yılında kullanılmış ve dağıtımına 1909 yılında son verilmiştir. Yüksek Askeri Okullardan, Hukuk Mektebi’nden ve Dar-ül Muallimin’den birincilikle mezun olanlara altın, ikincilikle mezun olanlara ise gümüşten ihdas edilmiş Maarif Madalyası verilirdi. Böylece okulun en değerli...

Tarihte Bugün - 27 Eylül

Tarihte Bugün - 27 Eylül

Entellektüel Bir Lider İnönü Türk milletine olduğu kadar ailesine de çok düşkün olup; iyi bir baba ve iyi bir eştir. O her devrede hayata yeniden başlamayı bilen birisidir. Sanatı, sporu ve kültürü son derece sever. İlgi alanı çok geniş olan İsmet İnönü, aynı zamanda iyi bir satranç, briç, bilardo ve bezik oyuncusu olmanın yanında; ata binmeyi ve yüzmeyi seven birisidir. İnönü'nün bütün bu tutkularının ya da hobilerinin arasında klasik müzik apayrı bir yer tutmaktadır. O kendisini yetiştiren ve sürekli olarak kendini yenileyebilen, yeniliğe açık kişiliğiyle ünlenen bir kişidir. Aynı zamanda İsmet İnönü okumayı da seven bir insandır. Okuma alanları içerisinde; sadece askerlik, siyaset, tarih, hukuk, felsefe gelmez; Bernard Shaw ile Goethe'nin bütün eserlerini İngilizce olarak incelemiştir. Bunların ötesinde fizik, kimya gibi fen bilimlerini arttıran ve devamlı kendisini yenilemeye çalışan İnönü, Türkiye'nin amaçlarına ancak çağdaş bilim ve teknoloji ile ulaşabileceğini varsaymıştır. Bu nedenle yaşamı boyunca bu alanlara önem vermiştir.

Tarihte Bugün - 28 Eylül

Tarihte Bugün - 28 Eylül

Celal Bayar, milletvekilliğinden istifa etti İzmir Milletvekili Celal Bayar, 28 Eylül 1945’te milletvekilliğinden istifa etti ve 3 Aralık’ta kurucularından olduğu CHP’den ayrıldı. Bayar, ertesi gün kendisini Çankaya’ya davet eden İnönü ile kurulması tasarlanan yeni parti konusunu görüştü. Haberlere göre Cumhurbaşkanı, Celal Bayar’ın yemeğe alıkoymuş ve ona iltifatta bulunmuştu. Bayar daha sonraki günlerde Demokrat Parti’nin kuruculuğuna öncülük etti.

Tarihte Bugün - 29 Eylül

Tarihte Bugün - 29 Eylül

Örnek bir eş İsmet İnönü’nün doktoru Prof. Dr. Zafer Paykoç, anılarında İsmet İnönü’nün örnek aile hayatına ve Mevhibe Hanım’ın üstün özelliklerine şöyle değinir: “Uzun süre yatmak zorunda kaldığı bir hastalıktan kalkan İsmet Paşa, bana bir gün, ‘Hanımının kıymetini bil. Hiç kimse hastalığında bir insana eşi gibi şefkatle ve çekinmeden bakamaz,’ demişti. Bu sözler kendisinin eşine karşı duyduğu minnet ve şükranı ne güzel anlatır. Paşa’nın eşsiz ve örnek bir aile hayatı sürmesinde kendi kıymetbilirliği, iyi niyeti, sevgi, saygı ve terbiyesi yanında, eşinin müstesna niteliklerinin büyük payı olduğuna kuşku yoktur.”

Tarihte Bugün - 30 Eylül

Tarihte Bugün - 30 Eylül

Paşa’nın intikamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Anadolu’da yaptığı bir dizi konuşmadan sonra İstanbul’a gelir ve 30 Eylül 1949’da medya dünyasının büyük ilgi gösterdiği bir basın toplantısı yapar. İç ve dış politikaya dair açıklamalarında, asıl hedefin iç barışa yaklaşmak ve gerginliği yatıştırmak olduğunu vurgular. İnönü, toplantının sonunda kendisine Cumhuriyetin kuruluşundan beri muhalefet eden gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı bir köşeye çekerek yanına oturur ve siyasi atmosferin böylesine zehirlenmesinden nasıl acı duyduğunu anlatır. Tam bu sırada flaşlar patlamaya başlar ve salondaki bütün kameralar ikisinin üzerine çevrilir. Yalman’ın kendisi hakkında yazdıklarını hep toleransla karşılayan İnönü: “Ben de bu yazıların intikamını seni benimle beraber, bu yaylım ateşin karşısında bırakmakla alıyorum,” der. Paşa’nın intikamcılığı işte böyle bir şeydir.