Nisan

Tarihte Bugün - 1 Nisan

Tarihte Bugün - 1 Nisan

Ilgın Manevraları Mustafa Kemal, 1922 baharında Sovyet Rusya Elçisi Aralov, Askeri Ataşe Zvonaryev ve Azerbaycan Elçisi Abilov’u kendisiyle birlikte Garp Cephesi’ni teftişe davet eder. Bu, Sakarya Zaferi’nden sonra gelmeye başlayan Sovyet yardımlarına bir nevi teşekkür, aynı zamanda da bir güven gösterisi amacını taşımaktadır. Konuk heyet 27 Mart 1922’de trenle Ankara’dan ayrılır. Sivrihisar’da Türk komuta heyetiyle buluşma gerçekleşir. Bolvadin üzerinden 1. Ordu Karargâhı olan Çay’a, oradan da Başkomutanlık Karargâhı’nın bulunduğu Akşehir’e varılır. Burada Mustafa Kemal, Nasreddin Hoca fıkralarıyla konukları eğlendirir. 1 Nisan’da İsmet Paşa’nın da hazır bulunmasıyla Ilgın dolaylarında süvari kolordusunun tatbikatı izlenir ve teftişi yapılır. Tekmili, Mirliva Fahrettin Paşa (Altay) yalınkılıç olarak bizzat kendisi verir; Aralov da Kızıl Ordu’nun selamlarını bildirir. Başarılı bir tatbikatın ardından Mustafa Kemal yanındakilerle birlikte akşam Ilgın’dan Konya’ya geçse de, İsmet Paşa cepheden fazla uzaklaşmama ilkesine sadık kalarak bütün ricalara rağmen onlara katılmaz.

Tarihte Bugün - 2 Nisan

Tarihte Bugün - 2 Nisan

İnönü’nün treni durduruldu Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde 25 Mart 1960’ta CHP ve DP taraftarları arasında meydan kavgası çıktı. Olayın ardından CHP’den dört milletvekili araştırma amacıyla olay yerine gitti, 28 Mart’ta ise basına Yeşilhisar olayları ile ilgili yasaklama geldi. Bu gerginlikler ilerleyen günlerde de devam etti ve 31 Mart’ta Adana’da benzeri kavgalar yaşandı. Diğer yandan İsmet İnönü, Kayseri’deki CHP İl Kongresi’ne katılmak üzere 2 Nisan günü Ankara’dan trenle yola çıktı. Menderes Hükümeti ise, İnönü’nün oraya gitmesinin tansiyonu daha da artıracağını düşünüyordu. Bu sebeple Vali Ahmet Kınık’a trenin durdurulması için emir verildi. Himmetdede İstasyonu’nda kendisini bekleyen askeri birlikler tarafından durdurulan İnönü, 3 saat beklemek zorunda kaldı. Vali Kınık’ın Yardımcısı Şükrü Kenanoğlu’ndan İnönü’ye tebliğ edilmesini istediği kararın metni şöyledir: “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu bildiğiniz gibi halen meriyette bulunmaktadır. Bu seyahatinizle ilgili olarak bu kanun hükümlerinin aynen uygulandığını ve uygulanacağını belirtmek isterim. Tahrik politikanızın işareti olan birçok Halk Partili, Hükümet Konağını...

Tarihte Bugün - 3 Nisan

Tarihte Bugün - 3 Nisan

İlk ağır sanayi kuruluşu: Kardemir Zonguldak’ın Karabük köyünde, 3 Nisan 1937’de temeli atılan Karabük Demir Çelik Fabrikası, 9 Mart 1941’de üretime başladı. Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş., kısaca Kardemir, Türkiye’nin ilk ağır sanayi fabrikasıydı. Temelleri, sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Mustafa Kemal Atatürk’ün görevlendirmesiyle Başbakan İsmet İnönü tarafından atıldı. İnönü, törende yaptığı konuşmada, “Modern ve ileri bir millet endüstrisiz olamaz... Demir ve çelik malzemesini içeriden tedarikle memleket savunması bundan sonra daha sağlam, daha geniş temellere dayandırılmış olacaktır.” dedi. 1955 yılına kadar Sümerbank’a bağlı Demir Çelik Fabrikaları Müessese Müdürlüğü adı altında çalışan müessese, bu tarihten sonra bağımsız duruma geldi ve “Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü” adını aldı. Aynı yıl Etibank’ın bir müessesesi olan Divriği Demir Madenleri’ni de bünyesine alan Karabük Demir Çelik Fabrikaları, bir okul gibi sektöre eleman yetiştirerek Türkiye’nin diğer ağır sanayi kuruluşları Erdemir ve İsdemir’in kurulmasına da öncülük etti.

Tarihte Bugün - 4 Nisan

Tarihte Bugün - 4 Nisan

Antalya Demiryolu Kanunu çıkarıldı Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Anadolu’nun demir ağlarla örülmesi, yani ülkenin boydan boya demiryollarıyla birbirine bağlanması bir Cumhuriyet ülküsü olarak benimsenmişti. Devletin sınırlı imkânlarına rağmen Cumhuriyetin ilk yıllarında bu konuda gerçekten önemli adımlar atıldı ve birçok yeni hat açıldı. Fakat 4 Nisan 1933’te kanununun çıkarılmasına rağmen Afyon’dan Antalya’ya uzanacak olan “Afyon-Antalya Demiryolu Hattı Projesi” ne o dönemde ne de daha sonra hayata geçirilebildi. Projelendirilmesi, fizibilite çalışmaları ve güzergâh belirleme çalışmalarının hazır olmasına rağmen bu demiryolunun niçin yapılmadığına dair en yaygın inanç, devrin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın projeye karşı çıkmış olmasıdır. Bu inanışa göre Mussolini İtalyası’nın Türkiye’nin güneybatı sahillerine göz diktiğine inanan Fevzi Çakmak, buraya yapılacak olası bir İtalyan çıkarmasının demiryoluyla Anadolu içlerine taşınmasını istemiyordu.

Tarihte Bugün - 5 Nisan

Tarihte Bugün - 5 Nisan

Şeker fabrikalarına ilk adım “Şeker Fabrikalarına Bahşolunan İmtiyaz ve Muafiyet Hakkında Kanun” 5 Nisan 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Yerli şeker üretiminin teşvik edildiği ve şeker fabrikası kurmak isteyen özel girişimcilerin bir bakıma devlet himayesine alındığı yasa sayesinde, Türkiye’de şeker sanayisinin kurulmasına uygun bir zemin hazırlandı. Teşvik kanununun yürürlüğe girmesinden sonra ilk olarak Alpullu ve Uşak fabrikalarının temelleri atıldı. Türkiye’nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu, 26 Kasım 1926’da üretime başladı. Onu kısa süre sonra, 17 Aralık’ta açılan Uşak Şeker Fabrikası izledi. Türkiye’deki şeker üretimi, 1933 yılında Eskişehir ve 1934 yılında Turhal fabrikalarının da devreye girmesiyle büyük artış gösterdi. Söz konusu fabrikaların hepsi, 1935 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları T.A.Ş.’nin kurulmasıyla tek bir çatı altında toplandı. Ülkedeki şeker üretim ve tüketimi ilk kez 1939 yılında dengelendi. Türkiye Şeker Fabrikaları, bu tarihten sonra farklı zamanlarda, Türkiye’nin hemen her yerine dağılmış toplam 30 fabrikayı işletmeye aldı.

Tarihte Bugün - 6 Nisan

Tarihte Bugün - 6 Nisan

Türkiye’nin sesi “Anadolu Ajansı” kuruldu Kurtuluş Savaşı devam ederken, Milli Mücadele’nin sesini tüm yurda ve dünyaya tek bir noktadan duyurabilmek amacıyla 6 Nisan 1920 tarihinde Anadolu Ajansı kuruldu. Böylece, sürekli Türkiye aleyhine uydurma haberler yapan yabancı ajanslara karşı da bir önlem alınmış olunuyordu. Ajansa adını, Halide Edip Hanım ile Yunus Nadi Bey verdiler. Ajansın kuruluşu bir genelgeyle askeri ve sivil makamlara duyuruldu; ayrıca Mustafa Kemal imzalı bir telgrafla tüm yurda bildirdi. Ajansın 12 Nisan 1920 tarihinde yayımladığı ilk bültende, ajansın verdiği haberlerin en uzak yerleşimlere kadar duyurulabilmesi için halktan ve yerel yönetimlerden şöyle yardım isteniyordu:Bugün alınan haber ve bilgilerin mümkün olduğu kadar fazla kimse tarafından okunup bilinmesi gereğini arz ve izah etmeye gerek yoktur. Bu amaçla, her gün vereceğimiz bilgilerin telgrafhane kapılarında siyah levhalar üzerine yayılması ve yeterli araç olan yerlerde basılması, yayınlanması ve dağıtılması, nahiyelere ve hatta köylere kadar gönderilmesi hususlarının yerine getirilmesini, hepinizin vatan ve millet sevgisinden ve yardımlarından rica ederiz.

Tarihte Bugün - 7 Nisan

Tarihte Bugün - 7 Nisan

Kıbrıs, Türkiye gündemini meşgul ediyor Ankara’ya 22-26 Kasım 1962 tarihleri arasında resmi bir ziyarette bulunan Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios, İnönü ile yaptığı iki görüşmede hem adadaki Türk yönetiminden kaynaklandığını söylediği bazı sorunları dile getirdi, hem de Kıbrıs halkına anayasayı değiştirme yetkisi verilmesi gerektiğinden söz etti. İnönü’nün bu talebe yanıtı çok açıktı: “Kıbrıs Anayasası’nın tek taraflı değiştirilmesini Türkiye asla onaylamayacaktır.” Gerçekten de İnönü bu tutumunu hiçbir zaman değiştirmedi ve yönetimi boyunca Kıbrıs’la ilgili yaptığı tüm görüşmelerde geri adım atmadığı tek nokta, Kıbrıs anayasasının korunması ve bu anayasaya aykırı davranılmasına izin verilmemesi oldu. Bu, aslında İnönü’nün dış politikada izlediği geleneksel tutumunun bir tekrarıydı. İnönü, temel bir nokta belirleyip, bu ilkeden ödün vermemek üzere diyaloglara kapıyı açık tutarak bitmez bir sabırla muhataplarını kendi noktasına getirmeye çalışırdı. 30 Kasım 1963’te Makarios, Kıbrıs anayasasının Türk azınlığı koruyan 13 maddesini değiştirme önerisini gündeme getirdi. Kıbrıslı Türkler bu öneriye karşı...

Tarihte Bugün - 8 Nisan

Tarihte Bugün - 8 Nisan

Halk Fırkası’nın “9 Umde”si Dokuz Umde (dokuz ilke), Gazi Mustafa Kemal’in, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Reisi imzasıyla 8 Nisan 1923 tarihinde yayımladığı ve yeni kurulacak Halk Fırkası’nın programı niteliğindeki bildirgede açıklanmış olan ilkelerdir. Bu dokuz ilke, gerek Türk devriminin özelliğini ve ideolojisini, gerekse daha sonra 11 Eylül 1923 tarihinde kurulan Halk Fırkası’nın (daha sonraki isimleriyle Cumhuriyet Halk Fırkası ve Cumhuriyet Halk Partisi) kuruluştaki niteliğini açık olarak göstermektedir. Gazi Mustafa Kemal, bildirgenin girişinde, halk hâkimiyeti, yenileşme ve maddi ve manevi gelişme esaslarına dayanan ayrıntılı yeni fırka programının daha sonra açıklanacağını, fakat dokuz umdenin, yeni yapılacak TBMM seçimlerinde Meclis’teki Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun seçimdeki ilkeleri olacağını duyurmaktadır. Beyannamenin ilk maddesi, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu, milletin kendi kendisini yöneteceğini ve yegâne temsilcisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu; ikinci madde ise saltanatın kaldırılmış olduğunu ve artık egemen gücün TBMM’nin manevi kişiliğinde bulunduğunu belirtiyordu. Diğer maddeler ise güvenlikten...

Tarihte Bugün - 9 Nisan

Tarihte Bugün - 9 Nisan

İnsan ilişkileri ve hoşgörü üzerine İsmet İnönü, prensiplerine düşkün, çalışkan ve disiplinli bir karaktere sahip olmakla birlikte, insanlarla ilişkilerini fevri davranışlardan uzak, ölçülü bir samimiyet içinde yürütürdü. Mütevazılık İnönü’nün en temel özelliklerinden biriydi. Astlarıyla ve halkla ilişkilerinde hep bu kişisel özelliği öne çıkar, kolay iletişim kurardı. Hatalarını ve samimi düşüncelerini başkalarıyla paylaşmaktan çekinmezdi. Ayrıca sakinliği ve ölçülülüğü, olaylara dengeli yaklaşımı İnönü’nün bir diğer özelliğiydi. Hayatı boyunca serüvenden ve ütopik düşüncelerden uzak duran İnönü, bu özellikleriyle tam bir “denge adamı”ydı. Onun bu özelliklerinin siyaset hayatına ve çalışma arkadaşlarıyla ilişkilerine nasıl yansıdığını, İnönü kendi dilinden şöyle anlatıyordu: “Çok partili hayata girdik; karşılıklı partiler münasebetlerine ulaştık. O zaman da karşımızdakilere saygı hissi ile davranmışımdır. Karşılıklı münasebetlerde dikkatli olmaya çalışmışımdır. Benden şikâyet nihayet bitmemiştir ve bitmeyecektir de. Bitmeyecektir çünkü, esas olarak bir temel anlatışta mutabık olmalıyız... Muharebe esnasında ilk...

Tarihte Bugün - 10 Nisan

Tarihte Bugün - 10 Nisan

Fevzi Çakmak’ın kaybı Mareşal Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876’da İstanbul’da doğdu. 24 Aralık 1918’den 14 Mayıs 1919’a kadar orgeneral rütbesiyle Osmanlı Devleti’nin Erkan-ı Harbiye Reisliği görevinde bulundu. İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgalinin ardından Anadolu’ya geçti. Birinci dönem TBMM’ye Kozan Milletvekili olarak katıldı. 1920’de Milli Savunma Bakanlığı’na getirildi. 1921’de Başbakanlık görevini de üstlendi. İkinci İnönü Zaferi’nden sonra 3 Nisan 1921’de rütbesi Birinci Ferikliğe yükseltildi ve Genelkurmay Başkanlığı görevine de getirildi. Büyük Zafer’in ardından Mareşalliğe terfi ettirildi. 31 Ekim 1924’te askerlik görevini siyasete tercih ederek İstanbul Milletvekilliğinden istifa etti. Genelkurmay Başkanlığı görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944’te 68 yaşında, yaş haddinden emekliye ayrıldı. Bu emekliliği sindirememesi ve dış baskılara yorması hiç anlamadığı siyaset alanına girmesine yol açtı. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak İstanbul Milletvekili seçildi. 19 Temmuz 1948’de Osman Bölükbaşı ile birlikte sert muhalefet isteyen Millet Partisi’ni kurdu. 10 Nisan 1950 tarihinde vefat ettikten...

Tarihte Bugün - 11 Nisan

Tarihte Bugün - 11 Nisan

İnönü Belgrad’a vardı Balkan Paktı, 9 Şubat 1934 tarihinde Atina’da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan bir antlaşmadır. Pakt, esas olarak Akdeniz ve Balkanlar’da genişleme emellerini “mare nostro” projesi içinde ilan etmiş olan İtalya’ya karşı kurulmuştu. İtalya, o tarihlerde Almanya’ya karşı İngiltere ve Fransa’nın müttefiki olduğu için alışılmamış bir denge politikası gütmek gerekiyordu. Nitekim paktın mimarlarından sayılan Yugoslavya Kralı Aleksander, 9 Ekim 1934’te Marsilya’da İtalya bağlantılı bir terörist tarafından öldürülmüştü. 1937 yılında İtalya’nın gitgide daha fazla Almanya’ya yanaşması üzerine Balkan Paktı’nın yeniden gözden geçirilmesi şart olmuştu. Başbakan İnönü’nün Nisan 1937 Belgrad ziyareti de bu amaca hizmet etmekteydi. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle Balkan Antantı tamamen işlevsiz kaldı.

Tarihte Bugün - 12 Nisan

Tarihte Bugün - 12 Nisan

Sovyet Elçileri Teftişte 26 Ekim 1933'de Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiseri K.E.Voroşilov başkanlığındaki heyet Türk Hükümeti'nin davetlisi olarak Ankara'ya resmi ziyarette bulunmuştur. Sovyet heyeti, 20 Ekim 1933'te Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. yıldönümü vesilesiyle düzenlenmiş geçit töreninde hazır bulunmuştur. K.E.Voroşilov, Mustafa Kemal Atatürk, Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak ve Başbakan İsmet İnönü ile birlikte geçit törenine katılmış, Türk Kuvvetleri'ni teftiş etmiştir. Kendiliğinden bile benzersiz olan bu olay "hem izleyicileri hem de kordiplomatik temsilciliklere akıl durucu etki bırakmıştır"

Tarihte Bugün - 13 Nisan

Tarihte Bugün - 13 Nisan

57 yıl sürecek eşsiz bir birliktelik Miralay İsmet Bey (32), ancak kapı aralığından görebildiği, komşusunun kızı Mevhibe Hanım (19) ile 13 Nisan 1916’da evlendi. Evlendikten kısa bir süre sonra da cepheye gitti. İstanbul’da kendisini bekleyen eşine sık sık mektup göndermeyi ihmal etmeyen İsmet Bey’in eşine ilk hediyesi bir piyanoydu. İnönü’nün cepheden eşine yazdığı sevgi dolu mektupların satırları arasında eşine ve müziğe duyduğu sevgi rahatça okunuyordu: “Allah’ın bana ihsanı olan Sevgili Mevhibem; Ruhum Mevhibeciğim, piyano dersini alaturka ve alafranga diye üzülüp duruyorsun. Nasıl kolayına geliyorsa öyle öğren. Fakat sık sık değiştirme, ki vakit beyhude geçmesin. Ben alafranga öğrenesin fikrindeyim. Mahaza nasıl devam ediyorsan öyle kalsın. İnşallah hepsini öğrenirsin... Cenab-ı Hak seni bana, beni sana bağışlasın. Ruhum, iki gözüm, kalbimin iştiyak tahammülsüzlüğü ile seni bağrıma basar, gözlerinden, nur saçan gözlerinden öperim. Benim sebebi saadetim, Mevhibem.” İnönü, “İki gözüm, ruhum ellerinden gözlerinden binlerce öperim sevgilim,” diyerek başlıyordu mektuplarına. Mevhibe Hanım ise “Sevgili Paşacığım,” diye başlıyordu...

Tarihte Bugün - 14 Nisan

Tarihte Bugün - 14 Nisan

Roosevelt’in ölümü Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ABD Başkanı Roosevelt’in ölümü nedeniyle radyodan bir başsağlığı mesajı yayınladı. 14 Nisan 1945 günü gazetelerde de yayımlanan bu mesajda İnönü şöyle diyordu: “Bugün Birleşik Amerika Milletleri en değerli bir vatandaşlarını, bütün insanlık âlemi asil ve büyük bir evladını, Türk milleti kıymetli bir dostunu kaybetmiş bulunuyor. Bu ani ve acıklı ölüm dolayısıyla duyduğum derin teessür hislerinin, bütün vatandaşlarımın kalpten gelen samimi duygularının da ifadesi olduğuna eminim. Kendisi ile şahsi temaslarımda yüksek meziyetlerine hayran kaldığım bu büyük insan, memleketimizin hayırhahı ve her işte adalet ve hakkın taraftarı idi. İnsan vücudunun tahammülü fevkinde sürekli bir gayret göstererek harp ve sulh için bir çalışma numunesi olmuştu. Muharebe meydanında sonuna kadar çarpışan er gibi, vazife başında sonuna kadar uğraşarak kahramanca ölmüştür... Düşmanlara karşı zaferin en ön safta sebebi olan Roosevelt’in ufukta zaferi gördükten sonra gözlerini kapaması hepimiz için bir tesellidir... Müdafaa eylediği fikirler gelecekte devletler arasındaki münasebetlere hâkim olunca, Roosevelt adı milletlerarası...

Tarihte Bugün - 15 Nisan

Tarihte Bugün - 15 Nisan

Çocuklarının eğitimiyle ilgili bir baba Aile hayatına ve çocuklarına çok düşkün bir baba olan İnönü, müsait vakitlerini onlara ayırır ve özellikle ders durumlarıyla yakından ilgilenirdi. Örneğin, 15 Nisan 1942’de defterine şöyle bir not almış: “Ömer’in analitikten imtihanı iyi geçmedi, çok üzüldük.” İnönü, çocuklarının diğer herkesle eşit koşullarda, başarıyı hak ederek kazanması konusuna büyük özen gösterirdi. Emsallerinin aksine, çocuklarının okuldaki durumuna sıkıştığında müdahale eden türden bir devlet adamı değildi. Çocuklarının not ve ders durumlarını takip eder, onlara zayıf oldukları noktalarda daha çok çalışmalarını telkin ederdi.

Tarihte Bugün - 16 Nisan

Tarihte Bugün - 16 Nisan

Tanin süresiz kapatıldı İttihat ve Terakki’nin kalemşörü Hüseyin Cahit (Yalçın), sınır tanımayan polemikleriyle genç Cumhuriyetin peşinen antipatisini kazanmış bir figürdü. Polemik uğruna kendi inançlarını bile ayaklar altına alan yapısı onu defalarca İstiklal Mahkemeleri’nin huzuruna getirmişti. “Ağa Han ve Emir Ali mektubu” diye anılan olayda bu ikisinin Başbakanlık’a gönderdikleri mektubu, henüz Başbakanlık’a ulaşmadan, 5 Aralık 1923’te kendi gazetesinde yayımlanması nedeniyle Hüseyin Cahit, İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı. İki gazetenin daha (İkdam ve Tevhid-i Efkar) başyazar ve müdürlerinin yargılandığı duruşmalar Ocak 1924’e kadar sürdü ve mahkeme tüm gazetecilerin beraatına karar verdi. Ne var ki 1925’te Takrir-i Sükûn Kanunu’nun çıkmasıyla durum değişti. 16 Nisan 1925’te Tanin gazetesi kapatılırken, Hüseyin Cahit de Çorum’da ebedi sürgüne mahkûm edildi. Ancak bu ceza, çok daha ağır kararlar veren Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından 1926 İttihatçılar Davası bağlamında kaldırıldı. Hüseyin Cahit güçlü bir hatipti. 1925’te mahkeme önünde yaptığı savunma, kimilerine göre bir özgürlük manifestosu, kimine göre de mahkeme reisi Topçu...

Tarihte Bugün - 17 Nisan

Tarihte Bugün - 17 Nisan

Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı 1940’lı yılların başında nüfusunun yüzde 90’ına yakını köylerde yaşayan Türkiye’nin 50 bin köyü için sadece 17 bin öğretmen vardı. Kentleşmenin henüz çok yavaş seyrettiği o devirde bu durum, eğitim alanında devasa bir kara delik oluşturmaktaydı. Atatürk’ün Saffet Arıkan’a açtığı Köy Enstitüleri fikrini uygulamaya koyan İsmail Hakkı Tonguç, ilk eğitmenlerini Kayseri’de askerliğini onbaşı ve çavuş olarak yapan gençler arasından seçti. 1944’te eğitmenlerin sayısı tam 7 bini bulmuştu. Köy Enstitüleri girişimi 17 Nisan 1940’ta 3803 sayılı Kanun’la düzenlendi. Cumhurbaşkanı İnönü, 2 Mayıs 1942’de Samsun’da, “Bu teşkilata büyük ümitlerle bağlıyız. Yapıcı, çare bulucu ve çalışkan bir ruh bu enstitülerin hayatına hâkim olmuştur. Öğretmenler ve enstitü müdürleri Türk köyünün geleceğini sağlam temellere dayandırmak için aşk ile çalışıyorlar. İktidarlı, fedakâr ve vatansever köy öğretmenleri yetiştirmek, enstitülerin mukaddes vazifesi olmuştur. Onlara düşen bu vazife, her vatansever için heves edilecek, imrenilecek bir vazifedir,” diyerek girişimi nasıl benimsediğini göstermişti. Ne var ki Köy...

Tarihte Bugün - 18 Nisan

Tarihte Bugün - 18 Nisan

“Sizi ben de kurtaramam” Demokrat Parti tarafından kurulan Tahkikat Komisyonu, Meclis ile ilgili bütün neşriyatı yasaklayınca, DP ile CHP arasındaki ilişki daha da gerginleşmişti. CHP’lilerin konuşmaları basına yansımadan ancak elden ele dolaşıyor, DP yönetimi ise bu konuşmaları “ihtilal beyannameleri” olarak adlandırıyordu. CHP, DP’liler tarafından halkı, orduyu iktidara karşı ayaklanmaya kışkırtmakla suçlanıyordu. 18 Nisan 1960’ta CHP hakkında, “yıkıcı, gayrimeşru ve kanun dışı” faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle Meclis araştırması açılması yolunda bir önerge verilince, İnönü tarihe geçen şu konuşmayı yaptı: “Biz ihtilalden gelmiş bir nesiliz. Meşrutiyet ihtilalinden demokratik rejime geçinceye kadar çok gayret sarf ettik ve çok zahmet çektik. Çok güç bir devir bu, ama sabırla muvaffak olduk... Bunun milletimizin tarihine daima örnek olabilecek bir misal olarak, cesaret verici bir misal olarak geçmesini istedik. Şimdi biz tekrar ihtilal usulünü takip edecek ve ihtilal yolu ile iktidara geleceğiz de ne olacak? En büyük derece ile azami derecede muvaffak olsak 1938’de, 1940’da ve 1945’de vardığımız vaziyete varacağız. Bu vaziyetten biz memnun değildik ki, bu...

Tarihte Bugün - 19 Nisan

Tarihte Bugün - 19 Nisan

Siyasetin Kadın Simaları Berrin Menderes, Başbakan Adnan Menderes'in eşidir. Nilüfer Gürsoy: Türk Siyasetçi, XIII. Dönem Bursa, XV. ve XVI. Dönem İstanbul Milletvekiliği yapmıştır. Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın kızıdır. Kasım 1970'te Ferruh Bozbeyli önderliğinde Adalet Partisi'nden istifa eden senetör ve milletvekillerinden biridir. Bu hareket Demokratik Parti'yi kurmuştur. Güzide Zorlu, Fatin Rüştü Zorlu'nun annesi. Muhatara Polatkan, Hasan Polatkan'ın eşidir. Demokrat Parti'nin Maliye Bakanı olan Polatkan, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'nden sonra Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte idam cezasına çarptırılmıştır.

Tarihte Bugün - 20 Nisan

Tarihte Bugün - 20 Nisan

Milletler Cemiyeti’ne giriş Türkiye, İngiltere’nin geniş nüfuzu altında bulunan Milletler Cemiyeti’ne güvenle bakmadığından, ilk başta bu teşkilata üye olma hususunda bir istek göstermemişti. Ancak 1930’dan sonra uluslararası işbirliğinin önemi daha çok ortaya çıktığından, Milletler Cemiyeti’ne de ilgi artmıştı. Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, 20 Nisan 1932’deki Cenevre Silahsızlanma Konferansı’nda, Milletler Cemiyeti’ne katılmamızı istemiş ve bu istek, Milletler Cemiyeti Konseyi’nin 6 Haziran 1932 tarihli toplantısında Türkiye’nin davet edilmesiyle gerçekleşmiştir. Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne girişi, dış politikasında yeni bir aşama olmuş ve girdikten iki yıl sonra da Konsey üyeliğine seçilmiştir.

Tarihte Bugün - 21 Nisan

Tarihte Bugün - 21 Nisan

Meclis’in açılışı özellikle cumaya denk getirildi Mustafa Kemal, 21 Nisan 1920’de yayımladığı genelgede, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan Cuma günü açılacağını bildirerek, o gün yurdun her yanında dini törenler yapılmasını, hatim indirilmesini, mevlit okunmasını istedi. Meclis aslında 21 Nisan’da açılacakken, Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah Efendi’nin 10 Nisan 1920 tarihli fetvasındaki kâfirlik suçlamasını çürütmek için bu tarih özellikle cumaya alınmış bulunuyordu

Tarihte Bugün - 22 Nisan

Tarihte Bugün - 22 Nisan

Hareket Ordusu Hareket Ordusu, İttihatçıların 1909 yılında, 31 Mart Ayaklanması’nı bastırmak için, Selanik’ten Mahmut Şevket Paşa komutasında ve Mustafa Kemal’in Kurmay Başkanlığında İstanbul’a gönderdikleri ordudur. 3. Ordu bünyesinde hazırlanan ve gönüllülerden oluşan bu birliğe Hareket Ordusu adını, erkanı harp Yüzbaşı Mustafa Kemal koymuştur. II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908 Temmuz’undan bu yana iktidarı denetleyen İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı bir tepki doğmaya başlamıştı. Her devrimin karşı devrimini doğuracağı tezini adeta kanıtlayan olaylar, 13 Nisan 1909 tarihinde “31 Mart Vakası” olarak nitelendirilen gerici ayaklanmayı doğurmuştu. Ayaklanmada İngiliz istihbaratının izleri de görülmekteydi. Sultan II. Abdülhamid’in kardeş kanı dökülmemesi için isyana müdahale edilmesine izin vermemesi üzerine, Selanik’teki devrimciler bir ordu toplayarak başkente yürümüş ve isyanı bastırmışlardır.

Tarihte Bugün - 23 Nisan

Tarihte Bugün - 23 Nisan

23 Nisan, Çocuk Bayramı ilan edildi “23 Nisan 1929 Çocuk Bayramı, hepimizin en sevimli bayramımız. Bunun şenliği çocukların eğlenmesi ile artar. Bu hafta çocuklarımızın hoşuna gitmek için çalışalım, özenelim.” Başbakan İnönü, 23 Nisan’ın çocuk bayramı ilan edilmesi vesilesiyle defterine bu notu düşmüş. Paşanın ciddi yüzünün gerçekten de yumuşadığı zamanlar, onun çocuklarla birlikte olduğu zamanlardır.

Tarihte Bugün - 24 Nisan

Tarihte Bugün - 24 Nisan

İnönü’ye soruşturma açıldı Muhalefet lideri İsmet İnönü’nün 1959 CHP Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın, Başbakan Adnan Menderes’in şeref ve itibarını kıracak nitelikte olup olmadığını araştırmak üzere, 24 Nisan 1959’da savcılık soruşturma açtı. İnönü’nün dokunulmazlığının kaldırılması istendi. Aynı olayda İnönü’nün konuşmasını kısaltarak yayımlayan Akşam, Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Yeni Sabahgazeteleri de DP’nin hışmına uğradı. İnönü, söz konusu konuşmasını 28 Aralık 1958 günü yapmıştı. İnönü konuşmasında DP’nin son altı aydır azınlık durumuna düştüğünü ve bu nedenle muhalefet ve hür basından kurtulmak için insan haklarını tamamen tahrip edecek zorbaca bir yola girdiğini söylüyordu. Diğer taraftan kongrenin yapıldığı salonun duvarına asılmış bir pankart dikkatlerden kaçmıyordu: “DP’nin basın anlayışı: 8 yılda 2.324 gazeteci hakkında dava açtı. 8 yılda 811 gazeteciye verilen cezaların yekûnu 144 yıl 8 ay tutuyor.”

Tarihte Bugün - 25 Nisan

Tarihte Bugün - 25 Nisan

İnönü, İstanbul’dan Odesa’ya hareket etti Başbakan İnönü ile Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, kendilerine eşlik eden Ankara’daki Sovyet Elçisi Suriç’le birlikte Rusya’ya gittiler. 25 Nisan 1932’de gemiyle İstanbul’dan Odesa’ya hareket eden heyet, oradan trenle ayın 28’inde Moskova’ya ulaştı. Başbakan Molotov ile Dışişleri Bakanı Litvinov kendilerini büyük bir törenle karşıladı. Eşinin yanında geziye katılan Mevhibe İnönü’ye büyük ilgi gösterildi. Moskova’da bir hafta kalan İnönü, Stalin’le de görüştü. Kremlin’de Sovyet Devlet Başkanı Stalin başta olmak üzere üst düzey yetkililerle birçok görüşme yapıldı. Görüşmelerin ana teması ekonomik ilişkilerin geliştirilmesiydi. Görüşmelerin dışında Stalin, İsmet İnönü ile bizzat ilgilendi. İnönü’ye, başta otomobil olmak üzere, demir çelik ve kumaş fabrikalarını gezdirdi. 3 Mayıs’ta Leningrad’a geçen İnönü, 10 Mayıs’ta yurda döndü.

Tarihte Bugün - 26 Nisan

Tarihte Bugün - 26 Nisan

İsmet Bey, Binbaşı oldu İsmet Bey, 26 Nisan 1912’de Binbaşılığa terfi etti ve Yemen Ordusu Kurmay Başkanlığı’na getirildi. Kendisini zaten önceden tanıyarak takdir eden Ahmet İzzet Paşa, ona övücü bir sicil vermiş ve aynı zamanda onun dördüncü rütbeden Mecidi Nişanı ile ödüllendirilmesini istemişti. İzzet Paşa, çağrı üzerine İstanbul’a dönünce, Genelkurmay Başkanlığı tarafından Binbaşı İsmet Bey’e, Yemen’deki isyanın lideri olan İmam Yahya ile sorunu çözme görevi verildi. Bunun üzerine Arapça bilen subaylarla birlikte İmam Yahya ile görüşmeye giden İsmet Bey, iki gün süren müzakereler sonucunda, basit şartlarla anlaşmazlığı çözmeyi başardı. Böylece hem isyan sona erdi, hem de Osmanlı Devleti Arap Yarımadası’nda sadık bir müttefik kazandı.

Tarihte Bugün - 27 Nisan

Tarihte Bugün - 27 Nisan

İnönü ceza aldı 1960 Nisan’ında gazete ve dergilerin “yıkıcı, gayrimeşru ve kanun dışı” faaliyetlerini inceleyerek Meclise bildirmek amacıyla kurulan Tahkikat Komisyonu, DP ile CHP arasındaki sürtüşmeyi iyice alevlendirmişti. İsmet İnönü, 18 Nisan 1960 günü Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, DP’yi demokrasiden uzaklaşmanın ve baskı rejimi kurmanın tehlikeleri konusunda uyarmıştı. CHP Genel Başkanı, sonraki günlerde de uyarılarını sürdürdü. 27 Nisan 1960 günkü TBMM toplantısında İnönü bir kez daha Tahkikat Komisyonu’nu hedef alınca, 12 oturum toplantılara katılmama cezasıyla cezalandırıldı; üstelik yaptığı konuşma tutanaklardan silindi. İnönü ile birlikte ceza alan diğer 12 CHP milletvekilinin kararı protesto ederek direnmesi üzerine, bu milletvekilleri Meclis salonundan polis zoruyla çıkarıldı. İnönü’nün, kuruluşundan beri üyesi olduğu TBMM’den bu şekilde uzaklaştırılması, toplumca hiç iyi karşılanmadı.

Tarihte Bugün - 28 Nisan

Tarihte Bugün - 28 Nisan

İstanbul’da öğrenci olayları İstanbul Üniversitesi’nde meydana gelen ve Turan Emeksiz adlı bir üniversite öğrencisinin polis kurşunuyla hayatını kaybettiği 28 Nisan Olayları, 1960 Darbesi’nin önemli gerekçeleri arasında gösterilmiştir. Olaylar, Demokrat Parti’nin Tahkikat Komisyonu’nu protesto etmek için toplanan öğrencilere polisin ateş açması sonucunda başlamıştı. Olaylarda Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz hayatını kaybederken, çok sayıda öğrenci de yaralanmıştı. Olaylarda öğrencilerini korumak isteyen Rektör Prof. Sıddık Sami Onar da tartaklanıp yerlerde sürüklenmişti. Olayların meydana geldiği gün “Kanlı Perşembe” olarak tarihe geçmiştir. Adnan Menderes ise, bu olaylardan sonra üniversite hocalarını gençleri kışkırtmakla suçlamış ve onlardan “Kara Cübbeliler” olarak söz etmeye başlamıştır.

Tarihte Bugün - 29 Nisan

Tarihte Bugün - 29 Nisan

İkinci Dünya Savaşı’nda sona geliniyor 29 Nisan 1945, II. Dünya Savaşı’nın seyrinde bir dönüm noktasına sahne oldu. İtalya topraklarındaki Alman birliklerinin Müttefik kuvvetlere yenilmesi ve İtalya’nın kayıtsız şartsız teslim olması 29 Nisan’da İtalya Cephesi’nin kapanmasını sağlarken, Almanya’da da Rus tankları Berlin’e girdi. Almanya’nın yenilgisinin kesinleşmesi ve ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan’da Hitler ve eşi Eva Braun birlikte intihar ettiler. Almanlar, yarım milyona yakın bir kuvvetle Berlin’i 2 Mayıs 1945’e kadar savunsalar da, yoğun Rus taarruzları karşısında 150 bin kayıpla kenti kaybettiler.İkinci Dünya Savaşı’nda sona geliniyor

Tarihte Bugün - 30 Nisan

Tarihte Bugün - 30 Nisan

Uşak olayları Demokrat Parti baskısının iyice arttığı 1959’un Nisan ayında CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Batı Anadolu illerini kapsayan bir geziye çıktı. CHP’liler geziye “Büyük Taarruz” adını vermişlerdi. İnönü, Yunan Generali Trikupis’i esir aldığı Uşak’ı “Büyük Taarruz”un ilk durağı olarak seçmişti. Ankara’dan 29 Nisan 1959’da hareket eden İsmet İnönü, 30 Nisan’da Uşak’a ulaştı. Ancak tren istasyonundan şehir merkezine doğru hareket eden İsmet İnönü’nün içinde bulunduğu araca, DP’liler tarafından bir bardak fırlatıldı. İnönü’nün, Milli Mücadele sırasında Türk orduları tarafından karargâh olarak kullanılan evi ziyaret etmesi engellenmeye çalışıldı; hatta Uşak Valisi tarafından İsmet İnönü için vur emri verildiği iddia edildi. 1 Mayıs 1959 günü, Uşak’tan ayrılmak için tren istasyonuna gelen İsmet İnönü’ye atılan taşlardan biri de başına isabet etti ve yaralanmasına neden oldu.