Temmuz

Tarihte Bugün - 1 Temmuz

Tarihte Bugün - 1 Temmuz

Kıbrıs’ta iki toplumlu cumhuriyete doğru İnönü, 1964 Haziran’ında ABD’de Başkan Johnson’ı ziyaret ettikten sonra dönüşte Fransa’ya da uğrayarak Cumhurbaşkanı General de Gaulle ile görüştü ve ona Türkiye’nin Kıbrıs politikasını anlattı. Türkiye, Kıbrıs konusunda izlediği üç farklı politikanın ilk evresinde “ilhak”, yani Kıbrıs’ın Türkiye’ye geri verilmesi tezini işlemiştir. Ancak gelişmeler, bu politikanın gerçekleşme olasılığının bulunmadığını ortaya koyunca, Türk hükümeti bu kez Ada’nın Türklerle Rumlar arasında paylaşımını öngören “taksim” politikasına yönelmiştir. Bu politikanın da, gerek içeride giderek artan ekonomik ve siyasi sorunlardan, gerekse dışarıdan, özellikle de ABD ve İngiltere’den gelen baskıların sonucunda uygulanamayacağı anlaşıldıktan sonra iktidar, üçüncü bir seçenek olarak gördüğü ve İngiltere tarafından da empoze edilen “iki toplumlu bir cumhuriyet yönetimi” çözümünü –anayasal garantörlük ve müdahale hakkıyla birlikte– kabul etmek zorunda kalmıştır.

Tarihte Bugün - 2 Temmuz

Tarihte Bugün - 2 Temmuz

Soyadı Kanunu kabul edildi 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen ve 2 Temmuz 1934 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Soyadı Kanunu, her Türk vatandaşına bir soyadı taşıma yükümlülüğü getiriyordu. Bu kanunun kabulünden sonra soyadı Türkiye’de, kişilerin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Yasanın amacı, o güne kadar kişilerin öz adlarının yanında dini, sosyal ve ailevi unvanlar taşımalarının yol açtığı ayrımı ortadan kaldırmak ve nüfus işlemleri, askere alma, okul kaydı, tapu işlemleri gibi alanlarda yaşanan karışıklıkları gidermekti. Bu yasayı takiben 26 Kasım’da çıkarılan 2590 sayılı Kanun’la “ağa”, “hacı”, “hafız”, “hoca”, “efendi”, “bey”, “beyefendi”, “hanım”, “hanımefendi”, “paşa”, “hazret” gibi unvan ve lakapların kullanılması da yasaklandı. Soyadı Kanunu’nun çıkmasından beş ay sonra, 24 Kasım 1934 tarihinde TBMM tarafından oybirliği ile kabul edilen 2587 sayılı Kanun’la Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi. Ayrıca 17 Aralık 1934’te çıkarılan yasa ile bu soyadının diğer kişiler tarafından kullanılması yasaklandı. Atatürk’ün yakınlarına, bizzat kendisinin...

Tarihte Bugün - 3 Temmuz

Tarihte Bugün - 3 Temmuz

Ecevit’e karşı muhalefet CHP’nin 1969 seçimlerinden sonra yapılan 3 Temmuz 1970 tarihli 20. Kurultay’ında, Ecevit’e karşı muhalefet Kemal Satır’ın öncülüğünde daha da keskinleşti. Parti meclisi seçimleri, Ecevit listesinin zaferiyle sonuçlandı. Muhalif kanattan sadece Kemal Satır ve Kemal Demir parti meclisine girdiler. Ancak bu iki isim de daha sonra istifa ettiler. Kurultayda, İnönü, 1.126 oyla tekrar Genel Başkan oldu. Genel Sekreterliğe de Bülent Ecevit yeniden getirildi. CHP içindeki çatışma, 12 Mart 1971’de ordunun verdiği 12 Mart Muhtırası’ndan sonra yeniden alevlendi. AP Genel Başkanı Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet muhtıra nedeniyle istifa edince, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, hükümeti kurma görevini 19 Mart’ta CHP’den istifa eden Nihat Erim’e verdi. Bunun üzerine CHP’de Erim Hükümeti’ne katılıp katılmama tartışması yaşandı. İnönü hükümete girmeyi, Ecevit ise girmemeyi savundu. Bunun sonucu 21 Mart’ta Bülent Ecevit, Genel Sekreterlik görevinden istifa etti. Merkez Yönetim Kurulu da Ecevit’le birlikte hareket etti. Parti meclisi, 25 Mart’ta Genel Sekreterliğe Şeref Bakşık’ı getirdi. Bakşık’ın da 18 Kasım’da istifa etmesiyle 27 Kasım’da Kamil...

Tarihte Bugün - 4 Temmuz

Tarihte Bugün - 4 Temmuz

İnönü’nün kayıp portresi 2011 yılında ilginç bir olay yaşandı ve İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin envanterindeki ünlü ressam İbrahim Çallı’ya ait 70 yıldır aranan İnönü portresinin tesadüfen CHP Eyüp İlçe Binası’nda olduğu ortaya çıktı. Söz konusu portrenin sahibi olan İbrahim Çallı, 1882 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğdu. Türk resim sanatının bir kuşağa adını verecek kadar önemli bir ismi olan sanatçı, genç yaşta İstanbul’a geldi ve hayatını sürdürebilmek için birçok farklı işte çalıştı. Şeker Ahmet Paşa’nın yeteneğini keşfetmesi üzerine 1906 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne (sonradan Güzel Sanatlar Akademisi) girdi. Okulu tamamladıktan sonra devlet tarafından Paris’e gönderildi ve 1914 yılına kadar burada eğitimine devam etti. Çallı, Fransız İzlenimcileri’nin yoğun etkisini Türkiye’ye taşımış bir sanatçıydı ve “Çallı Kuşağı” da denilen 1914 Kuşağı sanatçılarının öncüleri arasında yer almıştı. Manzara ve ölüdoğa resimlerinin yanı sıra Mustafa Kemal ve İsmet Paşalar için yaptığı portreler, onun bir gözlemci olmaktan çok, nesneyle kaynaşıp bütünleşen yapısının duyumsallığını yansıtıyordu. İnönü’nün...

Tarihte Bugün - 5 Temmuz

Tarihte Bugün - 5 Temmuz

Mehmet Fuat Köprülü İstanbul (Erkek) Lisesi mezunu, tarihçi, edebiyat araştırmacısı ve siyaset adamıdır. Celal Bayar, Adnan Menderes ve Refik Koraltan ile birlikte Demokrat Parti'yi kurdu. Demokrak Parti 14 Mayıs 1950 seçimlerini kazanıp iktidara gelince, Dışişleri Bakanı oldu. 1956'ya kadar sürdürdüğü bu görevi sırasında Türkiye'nin NATO'ya girişinde etkin rol oynadı. 5 Temmuz 1957'de Demokrat Parti'den resmen istifa ederek aynı yıl Hürriyet Partisi'ne girdi. Asıl yararlı çalışmalarını Türk Edebiyatı ve Türk Halk Edebiyatı araştırmaları oluşturur. Çok verimli bir araştırmacı olan Köprülü, ardında 1500'ü aşkın kitap ve makale bırakmıştır.

Tarihte Bugün - 7 Temmuz

Tarihte Bugün - 7 Temmuz

Harika Çocuklar Yasası Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından hazırlanan 5245 sayılı Harika Çocuklar Yasası, 7 Temmuz 1948’de, “İdil Biret ve Suna Kan’ın yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmesine dair kanun” adıyla çıkarıldı. Buna göre; Milli Eğitim Bakanlığı’nca oluşturulacak bir kurul tarafından seçilen “Harika Çocuklar” eğitim amacıyla yurtdışına gönderilebilecekti. Eğitimleri süresince anne ve babaları da kendilerine eşlik edebilecek ve tüm giderler devletçe karşılanacaktı. Yasanın çıkarılmasındaki en büyük destekçi, devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ydü. Kanunun çıkmasından sonra 7 yaşındaki İdil Biret (piyano) ile 12 yaşındaki Suna Kan (keman), yasadan yararlanarak Paris Konservatuvarı’nda eğitim görmek üzere Fransa’ya gönderildi. Her ikisinin de tüm masrafları 16 yaşına kadar devlet tarafından karşılandı. Yasanın kapsamı 1956 yılında genişletildi ve yeni yasanın adı “Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanun” oldu. Verda Erman, Gülsin Onay, Hüseyin Sermet, İsmail Aşan, Fuat Kent, Selman Ada ve Ateş Pars gibi isimler bu yasadan yararlanarak eğitim gördüler.

Tarihte Bugün - 8 Temmuz

Tarihte Bugün - 8 Temmuz

Refik Saydam görev başında vefat etti 1921-1937 yılları arasında Sağlık Bakanı olarak genç Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlık politikalarının geliştirilmesine büyük katkı sağlayan ve 1939-1942 yılları arasında Başbakanlık yapan Dr. Refik Saydam, 8 Temmuz 1942’de hayatını kaybetti. Refik Saydam 1881’de İstanbul’da doğdu. 1905’te Askeri Tıbbiyeyi Doktor Yüzbaşı olarak bitirdi ve tıp tahsiline Almanya’da devam etti. Balkan Savaşı yıllarında orduda salgın hastalıkları önlemeye yönelik çalışmalar yaptı ve ordunun aşı ve serum ihtiyacının yurtiçinden karşılanmasını sağladı. Özellikle tifüse karşı hazırladığı aşı tıp literatürüne geçti. 1919’de 9. Kolordu Sağlık Müfettişi Muavinliği göreviyle Mustafa Kemal’le birlikte Samsun’a çıktı. Erzurum ve Sivas Kongreleri çalışmalarına katıldı. 1920’de Doğubayazıt Milletvekili olarak Meclis’e girdi ve 1921’de Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili (Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı) oldu. Refik Saydam, 14 yıl süren bakanlık görevi sırasında Türkiye’nin sağlık altyapısının temellerini attı. 1928’de Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Mektebi’ni, İstanbul ve Ankara’da Verem Savaş Dispanserleri’ni kurdu. 1934’te...

Tarihte Bugün - 9 Temmuz

Tarihte Bugün - 9 Temmuz

1961 Anayasası oylanıyor 1924 Anayasası’nı yürürlükten kaldıran 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 günü halk oylamasına sunuldu. Yüksek Seçim Kurulu’nun ülkenin her köşesine ulaşmak için valiler, kaymakamlar ve muhtarlarla işbirliği yaptığı oylama, aynı zamanda kırk yıldır oy kullanamayan ordu mensuplarının da ilk kez sandık başına gitmesi bakımından özeldi. Oylamanın kesin sonuçlarının açıklamasının üç gün süreceği söylenmiş olsa da, 10 Temmuz günü bütün gazeteler 1961 Anayasası’nın kabul edildiğini duyuruyordu. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü de, 27 Mayıs Darbesi’nden sonra yaptığı ilk siyasi konuşmasında, halkı “Evet” demeye çağırmıştı. İnönü, 3 Temmuz 1961’de Taksim Meydanı’nda toplanan kalabalığa şöyle seslenmişti: “Şu anda, beraberce yaptığımız bir mücadelenin kesin zaferini kaydetmek için yeniden bir arada bulunuyoruz… İstanbullular, bütün milletimizin arzusuna tercüman olarak bu yeni anayasayı milletin eseri saymaya ve onu sevinçle, ümitle dolu halde ‘Evet’ diye bağırlarına basmaya yerden göğe kadar haklıdırlar.”

Tarihte Bugün - 10 Temmuz

Tarihte Bugün - 10 Temmuz

Dinledikçe artan bir tutku İsmet İnönü’nün Klasik Batı Müziğine karşı doyumsuz bir merakı vardı. Aslında bu müzik türüyle ilk karşılaşması, tamamen bir tesadüf sonucunda olmuştu. Genç bir binbaşı olarak bulunduğu Yemen’de, savaştan kaçan Fransız demiryolu mühendislerinin geride bıraktığı gramafon ve plaklar, bunları sadece merak ettikleri için alan İsmet ve arkadaşlarının bir anda kendilerini hiç bilmedikleri bir dünyada bulmalarına yol açmıştı. İnönü, o günleri Hatıralar’ında şöyle anlatıyor: “Yemen’de müzik ihtiyacına derin hasretler içindeydik. Gramafon bize bulunmaz bir nimet geldi. Akşam üzeri karargâhtan yattığımız eve geldiğimiz vakit hep beraber gramofon başına koşardık. Plakları tecrübe ederdik. Senfoni, arkasından opera parçası, serenat... İşitmediğimiz, bilmediğimiz parçaların gürültüsüne dayanamayarak makineyi bırakırdık. Ertesi akşam aynı tecrübe devam ederdi. Bu zorla ağır plakları dinlemeye tahammül çok uzun günler sürmüştür. Yavaş yavaş alışkanlık hasıl oldu. Benim hayatıma Batı musikisinin terbiyesi böylece Yemen’de girmiştir.” Genç İsmet, canlı bir opera temsilini ise ilk kez Kâzım Karabekir’le beraber gittiği Berlin’de...

Tarihte Bugün - 11 Temmuz

Tarihte Bugün - 11 Temmuz

Türkiye ile ABD arasında Yardım Antlaşması imzalandı Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 11 Temmuz 1947’de bir yardım antlaşması imzalandı. Truman Doktrini’nin sonucu olarak imzalanan bu antlaşma, daha sonra imzalanacak olan bir dizi ikili antlaşmalar dizisinin de temelini oluşturdu. Antlaşma metni şöyle başlıyordu: “Türk hükümeti, Türkiye’nin hürriyetini ve bağımsızlığını korumak için ihtiyacı olan güvenlik kuvvetlerinin takviyesini temin ve aynı zamanda ekonomisinin istikrarını muhafazada devam maksadı ile Birleşik Devletler Hükümeti’nin yardımını istediğinden...” Türkiye’ye aynı zamanda bazı siyasal yükümlülükler getiren bu antlaşma, özellikle 24. maddesi yoluyla Türk dış politikasını da kısıtlıyordu. Bu madde, özellikle Türkiye’nin Haziran 1964’te Kıbrıs’a müdahale hazırlığına girdiği dönemde önem kazanacaktı. 24. Madde: Türkiye Hükümeti, Birleşik Devletler Hükümeti’nin muvafakati olmadan, bu neviden hiçbir madde veya malumatın mülkiyet ve zilyetliğini devredemeyeceği gibi, aynı muvafakat olmadan Türkiye Hükümeti’nin subay, memur veya ajanı sıfatı haiz bulunmayan bir kimse tarafından bu maddelerin ve bu malûmatın gayeden başka bir...

Tarihte Bugün - 12 Temmuz

Tarihte Bugün - 12 Temmuz

12 Temmuz Beyannamesi 16 Şubat 1947’de yapılan muhtar seçimlerinde, bazı bölgelerde olaylar çıktı. 6 Nisan’da dört ilde yapılan ara seçimlere de DP katılmadı. Karşılıklı suçlamalar, büyük bir gerginliğe neden oldu. Bu gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı İnönü; Başbakan Recep Peker ile Demokrat Parti Başkanı Celal Bayar’ı Çankaya’ya davet ederek, iktidar ile muhalefeti uzlaştırmaya çalıştı. 12 Temmuz 1947 tarihinde de bir bildiri yayımlayarak, iktidarın muhalefete karşı daha ılımlı, muhalefetin de daha ölçülü olması gerektiğini vurguladı. Radyoda ve gazetelerde de yayımlanan bu bildiri, Türk siyasi tarihine “12 Temmuz Beyannamesi” olarak geçti. İnönü’nün bu bildirisi, muhalefete verilen güvenceler açısından çok önemliydi. İnönü, bildirinin amacını, iki taraf arasında düğümlenen ilişkileri yansız konumuyla çözmek olarak açıklıyordu. Ona göre, “meşru ve kanuni siyasi partilere karşı tarafsız ve eşit muamele mecburiyeti, siyasi hayat emniyetinin temel şartı”ydı. Muhalefet, teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktı. İktidar ise, muhalefetin kanun haklarından başka bir şey düşünmediğinden emin...

Tarihte Bugün - 13 Temmuz

Tarihte Bugün - 13 Temmuz

Solda birleşme çağrısı 1980 darbesinden sonra 16 Ekim 1981’de tüm siyasi partilerle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi de kapatıldı. 1983’te siyasi faaliyetler yeniden serbest bırakılınca, CHP’nin tarih ve misyonuna sahip çıkmak ve kapatılan CHP’nin tabanını sahiplenmek için Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. Partinin kurucusu Prof. Erdal İnönü’ydü. Ancak Erdal İnönü MGK tarafından veto edilince, yerine Cezmi Kartay genel başkan oldu. Erdal İnönü başkanlığa ancak MGK’nın veto yetkisi kalkınca dönebildi. SODEP, 25 Mart 1984’te katıldığı ilk yerel seçimlerde ANAP’ın ardından yüzde 23,4 oy alarak ikinci parti oldu. Genel Başkan Erdal İnönü, 13 Nisan 1984’te toplanan SODEP 1. Olağan Kurultayı’nda, solda tek çatının şart olduğunu belirterek Halkçı Parti’ye birleşme çağrısı yaptı. 13 Temmuz’da Erdal İnönü ve Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp, iki partinin birleşmesi için prensip kararı aldılar. 1985’te imzalanan birleşme protokolünün ardından partinin adı Sosyal Demokrat Halkçı Parti olarak değiştirildi.

Tarihte Bugün - 14 Temmuz

Tarihte Bugün - 14 Temmuz

Olimpiyatlarda ilk altın madalya Genç Türkiye Cumhuriyeti, Uluslararası Olimpiyat Oyunları’na ilk kez 1924 Paris Olimpiyat Oyunları ile katıldı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nce davet edilen Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi yöneticileri, bu davet üzerine hükümetten yardım istemeye karar verdiler ve bunun için Ankara’ya bir heyet gönderdiler. 1923 Ağustos’unda Ankara’ya gelen İdman Cemiyetleri İttifakı Başkanı Ali Sami Bey (Yen), önce Milli Eğitim Bakanı İsmail Safa Bey’i (Özler), daha sonra da Başbakan İsmet Paşa’yı ziyaret ederek destek istedi. Hükümet genç Türkiye’nin Olimpiyatlara katılmasında politik açıdan yarar gördüğünden, ilk sporcular 4 Mayıs-27 Temmuz 1924 tarihleri arasında gruplar halinde Paris’e gönderildi. Fakat Türk sporcular, katıldıkları yarışmalarda kayda değer bir başarı elde edemedi. Türkiye’ye ilk Olimpiyat madalyasını kazandıran sporcu, 1936 Berlin Olimpiyatları’nda 79 kilo serbest güreşte bronz madalya alan Mersinli Ahmet Kireççi oldu. İlk altın madalyamızı ise, yine Berlin Olimpiyatları’nda 61 kilo grekoromen güreşte mücadele eden Yaşar Erkan kazandırdı (14 Temmuz 1936). Yaşar Erkan, İstanbul Kumkapı...

Tarihte Bugün - 15 Temmuz

Tarihte Bugün - 15 Temmuz

Karikatürlerle Lozan Lozan Konferansı yerli ve yabancı basın tarafından da yakından izlendi. Görüşmelerin sürdüğü dönemde Lozan’la ilgili karikatürler sık sık gazete ve dergilerde boy gösterdi.

Tarihte Bugün - 16 Temmuz

Tarihte Bugün - 16 Temmuz

Rauf Orbay vefat etti Hüseyin Rauf Orbay, Balkan Savaşı sırasındaki başarılı deniz çarpışmalarıyla ünlenen Hamidiye Kruvazörü’nün kaptanı olarak tarihe geçti. 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzaladı. İzzet Paşa kabinesinde sürdürdüğü Bahriye Nazırlığı, onun son askeri göreviydi. Mustafa Kemal Paşa’ya katılmak üzere Ali Fuat Paşa ile birlikte 1919’da Amasya’ya geçti ve Kurtuluş Savaşı’nın ilanı demek olan Amasya Genelgesi’ni imzaladı. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde de Mustafa Kemal’in yanında yer aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Sivas Milletvekili olarak katılan Rauf Bey, 21 Kasım 1921’de Nafia Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) ve Meclis İkinci Başkanlığı görevlerine getirildi. Büyük Zafer’den az önce Fevzi Paşa’nın (Çakmak) yerine 12 Temmuz 1922’de üstlendiği başbakanlık görevini, Lozan Antlaşması’nın maddelerine itirazı olduğundan, 4 Ağustos 1923 tarihinde bıraktı. Mustafa Kemal’le arası Lozan’dan dönen İsmet Paşa’yı karşılamak istemediğinden açıldı. Devrimlere giden yoldaki fikir ayrılıkları yüzünden muhalif Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucusu oldu. Fırka 1925’te yasaklandıktan sonra, 1926 İzmir Suikastı...

Tarihte Bugün - 17 Temmuz

Tarihte Bugün - 17 Temmuz

Maarif Şurası toplandı Celal Bayar’ın kurduğu kabinede, 28 Aralık 1938’de Maarif Vekilliği’ne atanan Hasan Ali Yücel, İnönü’nün desteğiyle Kemalist ilkeler doğrultusunda eğitimde reformlar yapmaya başlamıştı. 17 Temmuz 1939’da, ülke çapında bilimadamlarının, eğitimcilerin, yazar ve sanatçıların, Türk eğitim sisteminin ilkelerini ortak bir çalışmayla belirlemek üzere bir araya geldiği Birinci Maarif Şûrası’nı topladı. Yücel, açılış konuşmasında, eğitim sisteminde en önemli meselenin görevlilerle birimler arasında uyumlu çalışma olduğunu belirti. İlköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim ve meslek öğretiminde yeni düzenlemeleri içeren taslak, danışma kuruluna sunuldu. Programın en önemli meselelerinden biri, kırsal kesimde halk eğitimiydi.

Tarihte Bugün - 18 Temmuz

Tarihte Bugün - 18 Temmuz

Metin Toker vefat etti İsmet İnönü’nün damadı gazeteci Metin Toker, 1924 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nde Fransız Filolojisi Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Fransa’ya giderek siyaset bilimi okudu. 1943 yılında Cumhuriyet yazarı olan Toker, 1954 yılında Akis dergisini kurdu ve 1968 yılına kadar bu dergiyi yönetti. Akis dergisi, birçok gazeteci için bir okul görevi gördü. 1955’te Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü ile evlendi. Bu beraberlikle birlikte politik arenada adı daha çok duyulur oldu. 1977-1980 yılları arasında kontenjan senatörü olarak görev yapan Toker, 1980’li yılların başında siyaset yapmayı bırakıp tekrar siyaset üzerine yazmaya başladı. Milliyet’te uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. 18 Temmuz 2002’de vefat etti. Metin Toker, yakın siyasi tarihe ışık tuttuğu, Solda ve Sağda Vuruşanlar, İsmet Paşa’yla 10 Yıl, Tek Partiden Çok Partiye, Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları, Bir Diktatörün İktidar Yolu, Rus Geldi Aşka Rus’un Aşkı Başka, Şeyh Sait ve İsyanı, Avrupa ‘Bir Şeyler’ Arıyor, Dört Buhranlı Yıl, Türkiye Üzerinde 1945 Kabusu adlı kitapları yazdı.

Tarihte Bugün - 19 Temmuz

Tarihte Bugün - 19 Temmuz

İsmail Nihat Erim 1912'de Kandıra'da doğdu. 1945-1950 arasında CHP milletvekili olarak TBMM'de bulundu. II. Hasan Saka Hükümeti'nde Bayındırlık Bakanlığı, Günaltay Hükümeti'nde Başbakan Yardımcılığı yaptı. CHP muhalefete geçtikten sonra Ulus'un başyazarlığını üstlendi. Ardından Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerini çıkardı. Menderes'in isteği üzerine Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanışında görev aldı. 1961'de CHP milletvekili olarak TBMM'ye döndü. CHP içinde Bülent Ecevit'in başlattığı ortanın solu hareketine Turhan Feyzioğlu'yla birlikte muhalefet etti. 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından CHP'den ayrılması koşuluyla hükümeti kurmakla görevlendirildi. 26 Mart 1971'de kurduğu partiler üstü hükümet 3 Aralık 1971'de istifa etti. Kurduğu II. Erim Hükümeti 22 Mayıs 1972'ye kadar işbaşında kaldı. 1977'ye kadar Cumhuriyet Senatosu'nda kontenjan senatörü olarak görev yaptı. 19 Temmuz 1980'de İstanbul Dragos'taki evinin yakınında Mahir Çayan ve arkadaşlarının intikamının alınması adına Dev-Sol militanları tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucunda öldürüldü.

Tarihte Bugün - 20 Temmuz

Tarihte Bugün - 20 Temmuz

Montreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı Lozan görüşmeleri sırasında Boğazlar’ın durumu, Sovyetler’in de katıldığı ayrı bir antlaşmayla düzenlenmişti. Bu statüyle silahsızlandırılan Boğazlar’da geçişi kontrol etmek ve Milletler Cemiyeti’ne geçişle ilgili bilgiler vermekle yetkili bir Boğazlar Komisyonu kuruluyor, ayrıca askeri bakımdan Türkiye için tehlike teşkil edecek bir duruma engel olmak üzere Milletler Cemiyeti’nin garantisi sağlanıyordu. Fakat 1930’lu yılların ortalarında dünyada silahlanmanın artmaya başlaması nedeniyle Türkiye, uluslararası barış ve güvenliğinin korunması yolundaki güçlüğü belirtip ilgili devletlere başvurarak, Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalandığı zaman siyasi ve askeri durumun farklı olması nedeniyle Boğazlar’ın statüsünün yeniden düzenlenmesini istedi. Kaldı ki Sovyetler Birliği de mevcut düzenlemeden uzun zamandır şikâyetçiydi. Bunun üzerine 22 Haziran 1936’da Montreux’de (Montrö) bir konferans toplandı. 20 Temmuz 1936’da İsviçre’de imzalanan Montreux Boğazlar Sözleşmesi’ne göre askersiz bölge üzerindeki sınırlamalar kaldırılarak, askeri olmayan sahalara Türk birliklerinin konuşlandırılması kabul edildi. Böylece Türkiye,...

Tarihte Bugün - 21 Temmuz

Tarihte Bugün - 21 Temmuz

İlk serbest seçim şaibeli geçti Cumhuriyet tarihinin ilk çok partili genel seçimi olan 21 Temmuz 1946 tarihli milletvekili genel seçimleri, 5 Haziran’da kabul edilen yeni Milletvekili Seçim Yasası’na uygun olarak, tek dereceli seçim esasında gerçekleştirildi. Seçimler sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi 396, Demokrat Parti 65 ve Bağımsızlar 7 milletvekilliği kazandı. 1946 seçimleri adli denetim dışında, açık oy, gizli sayım esasına göre yapıldı. Bu da seçimlerde hile ve yolsuzluk yapılmasına imkân verdi. Buna CHP teşkilatı ve seçim komisyonlarında görev alan bazı kimselerin işgüzarlığı da eklenince, seçimlerin güvenilirliğine gölge düştü. Seçimlerden sonra Demokrat Parti’nin önde gelen isimleri, seçimlerdeki yolsuzlukları sert bir dille eleştirdi. Bu gibi usulsüzlüklerden dolayı 1946 seçimleri “şaibeli seçim” şeklinde de anılmıştır ve iyi niyetle bu işe girişen İnönü’nün de fena halde canını sıkmıştır.

Tarihte Bugün - 22 Temmuz

Tarihte Bugün - 22 Temmuz

Yaveri Fikret ölünce “Çok yandım!” diye yazdı İsmet İnönü, 22 Temmuz 1968 tarihini attığı günlüğüne, yaveri Fikret Yüzatlı’nın vefat haberini şöyle not etmiş: “Fikret Yüzatlı ölmüş, çok yandım!” Fikret Yüzatlı, 1896 yılında İstanbul’da doğdu. Kuleli Askeri Lisesi’ni bitirdi. Kurtuluş Savaşı esnasında Filistin cephesinde, Enver Paşa Umumi Karargâhı’nda süvari teğmen olarak görev aldı. Daha sonra Kurtuluş Savaşı esnasında Fahrettin Altay Paşa komutasında savaştı. Savaşlardaki başarıları nedeniyle süvari yüzbaşılığına terfi etti. Süvari yüzbaşılığında 100 tane atlıyı komuta ettiği için, 1934’te Soyadı Kanunu çıktığında şair Yahya Kemal’in önerisiyle “Yüzatlı” soyadını aldı. İzmir’in düşmandan kurtuluşunda İzmir’e ilk giren subaylardan biriydi. Zeki Doğan ile beraber Yunan bayrağını indirip, yerine Türk bayrağını çekti. İstiklal Madalyası sahibi oldu. 2 defa ağır şekilde yaralandı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İsmet Paşa’nın yaverliğine getirildi. İsmet Paşa’nın isteği üzerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne katıldı ve 1944 -1950 yıllarında Giresun Milletvekilliği yaptı. 1928 yılında Nihal Yüzatlı ile evlendi. 3 çocuk...

Tarihte Bugün - 23 Temmuz

Tarihte Bugün - 23 Temmuz

Lozan’da Polonya ile kurulan dostluk Polonya-Türkiye ilişkileri, son 600 yıl boyunca Avrupa tarihini şekillendiren önemli unsurlardan biri olmuştur. Ortak tarihimizde savaş dönemleri ve barış zamanları olmuş; Polonyalılar, Türkiye sayesinde Doğu sanatı ve Osmanlı kültürüne hayranlık beslemişlerdir. Barış zamanlarında, ortak çıkarların savunulmasına yönelik Polonya-Türkiye işbirliği özellikle anılmaya değerdir. Türkiye’nin, işgal döneminde, II. Dünya Savaşı sırasında ve nihayet Polonya’nın NATO üyesi olması için verdiği destek, Polonya toplumu için çok değerliydi. Diğer taraftan Polonya, 23 Temmuz 1923 tarihinde TBMM Hükümeti’ni resmi olarak tanıyarak, yeni Türkiye’yi tanıyan ilk Batılı devlet oldu. Polonya, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile Lozan’da “Dostluk ve İşbirliği Antlaşması” da imzaladı. İsmet İnönü, Polonya’nın Lozan görüşmeleri sürecinde verdiği bu desteğini hiç mi hiç unutmadı.

Tarihte Bugün - 24 Temmuz

Tarihte Bugün - 24 Temmuz

İnönü’nün büyük başarısı Lozan Antlaşması’nın imza töreni 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversitesi salonunda yapıldı. İsmet İnönü, Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka’dan oluşan Türk delegelerinin yanına ABD temsilcisi oturmuştu. İngiltere, Fransa ve İtalya devletleri arasında yer alan Yunan Başbakanı Venizelos ise biraz arkaya çekilerek koltuğuna yan oturmayı yeğlemişti. Kürsüye gelen İsviçre Konfederasyonu Başkanı M. Schuer, bir konuşma yaptı. Konuşmasından sonra antlaşma ve eklerinin adını sayan başkan, “Efendiler, buyurun imza edin!” dedi.Konferansın genel sekreterliğini yapan M. Massigli, bunun üzerine yerinden kalkıp İsmet İnönü’ye doğru ilerledi ve “Buyurunuz, evvela zat-ı devletiniz imza edeceksiniz,” dedi. İnönü de Mustafa Kemal’in kendisine bu amaçla verdiği altın kalemi ceketinin cebinden çıkararak, antlaşma ve eklerini sükunet içinde imzalamaya başladı. Tam 8 ay süren diplomatik savaş sona ermiş, Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık için verdiği mücadele başarıya kavuşmuştu.

Tarihte Bugün - 25 Temmuz

Tarihte Bugün - 25 Temmuz

“Atatürk ilkeleri sağlam temele dayanmaktadır” TRT’de yeni yayınlanmaya başlayan “Atatürk’ü Anlatıyorlar” adlı programa konuk olan CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Atatürk ilkeleri ile ilgili fikirlerini televizyon ekranlarından şöyle açıklıyordu: “Biz tarihte her millete nasip olmayan ölçüde büyük reformları tahmin olunmayan kısa zamanda tahakkuk ettirmişizdir. Derim ki, Atatürk ilkeleri imtihan vermiştir. Bütün darbelere karşı kuvvetlerini ispat etmişlerdir. Siyasi hayat kolay bir kazanç vasıtası olarak, oy vasıtası olarak inkılap aleyhtarlığını kullanmaya başladıktan sonra Atatürk ilkeleri de mukavemet imtihanı vermeye başlamıştır. Atatürk ilkeleri sağlam temele dayanmaktadır. Şimdiye kadar ordu içinde köklerini muhafaza etmiştir. Aşırı sol, ordu içine girip bu kökleri bertaraf etmeğe çalışmış, muvaffak olamamıştır.”

Tarihte Bugün - 26 Temmuz

Tarihte Bugün - 26 Temmuz

Atatürk ve İnönü arasında yazışma Yıl 1938... Atatürk epey hasta, Dolmabahçe’de yüksek ateşle yatmaktadır. Bu sırada İsmet İnönü’yle araları açık olduğundan, 24 Temmuz’daki Lozan’ın yıldönümünde hiçbir gazete Paşa’nın adını bile geçirmemiştir. Oysa 25 Temmuz’da Atatürk kendine gelir gelmez, ilk düşündüğü şey Lozan olur. Dolmabahçe’de hasta yatan Atatürk, Ankara’da evinde hasta yatan İnönü’ye ulaştırılmak üzere, Genel Sekreter Hasan Rıza Soyak’a şu notu yazdırır: “Lozan Günü idi; kendisini büyük takdirle, muhabbetle düşünüyorum. Tebrik ederim. O da ben de rahatsız, fena günler geçiriyoruz. O günü hatırlıyorum. Mukabeleye (cevap vermeye) kalkışmasın, yorulmasın. Vedit (Uzgören) arz etsin.” Bu ince düşünceli davranış karşısında, İsmet İnönü de 26 Temmuz’da şu yanıtı verir: “Büyük, Sevgili Atatürk, Lozan Günü vesilesiyle iltifatınızı söyletmek lütfunda bulundunuz. Kendi ızdırabınızı unutarak bana yeniden sağlık, bahtiyarlık verdiniz. Şükran ve minnetlerimi kabul buyurunuz. Velinimetim Atatürk, Katiyen eminim ki bu hastalık günlerini geçireceğiz. Siz bütün afiyet ve neşenizle ve şerefle daha çok uzun seneler millet ve memleketi...

Tarihte Bugün - 27 Temmuz

Tarihte Bugün - 27 Temmuz

Mustafa Kemal’in Ege kıyılarındaki ilk heykeli İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda inşa edilen Gazi Anıtı, 50 bin kişilik coşkulu bir kalabalığın huzurunda, 27 Temmuz 1932 günü İsmet Paşa tarafından törenle açıldı. Anıt, valilik ve belediyenin 1929’daki ortak kararı ile inşa edildi. Başlangıçta tasarım için bir yarışma açılması düşünüldüyse de, süreyi uzatacağı gerekçesiyle sonra bundan vazgeçildi. Anıtın, İstanbul’daki Taksim Cumhuriyet Anıtı’nı da yapmış olan İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya sipariş edilmesine karar verildi. Mustafa Kemal’in, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdiği anı betimleyen bronz heykel, Gazi’yi at üzerinde, mareşal üniformalı olarak sağ eliyle denizi gösterir vaziyette betimliyordu. Heykelin dökümleri Roma’da gerçekleştirildi. Kaidesi ise mimar Asım Kömürcü tarafından hazırlandı. Kaidenin üç cephesinde, Kurtuluş Savaşı ve zafer konulu bronz kabartmalar bulunuyordu. Anıtın açılışı, Başbakan İsmet Paşa tarafından gerçekleştirildi. İsmet Paşa, törende yaptığı ateşli konuşmada, İzmir’den Gazi’ye şöyle sesleniyordu: Büyük Gazi! On seneden fazladır, Türk milletinin davası için arkandan koşuyoruz....

Tarihte Bugün - 28 Temmuz

Tarihte Bugün - 28 Temmuz

Taarruz kararı verildi 28 Temmuz 1922 günü Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Akşehir’de düzenlenen bir futbol karşılaşmasını izleme bahanesiyle gelen komutanlar, gizlice toplanarak Yunan ordularını kesin yenilgiye uğratacak topyekûn bir saldırının planları üzerine konuştular. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Birinci Ordu Komutan Nurettin Paşa ve İkinci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, yapılacak taarruzun tam zaferi elde etmeye yönelik olması gerektiğinde hemfikirdiler; ancak komutanların bazıları ordunun böyle bir harekât için yeterli güce sahip olduğundan emin değildiler. Yunanlıların Sakarya Savaşı’nda yenilmesi Anadolu’daki savaşın seyrini değiştirmiş ve saldırı üstünlüğünün Türk ordusuna geçmesini sağlamıştı. Ankara Hükümeti, artık son bir saldırıyla Yunan ordusunu Anadolu’dan sökebileceğini planlıyordu. Öte yandan Yunanlılar, Anadolu’daki başarısızlıklarını dengelemek için İstanbul’u ele geçirmeye yönelik bir plan yapmışlar ve bu amaçla oldukça büyük bir askeri kuvveti Trakya’ya kaydırmışlardı. Bu durum, Türk ordusunun topyekûn saldırısı için bir fırsat yaratmıştı. Komutanlar,...

Tarihte Bugün - 29 Temmuz

Tarihte Bugün - 29 Temmuz

“Ortanın Solu” kavramı 1960’ların ortalarına gelindiğinde CHP ve “sosyal demokrat” kavramı artık birlikte anılmaya başlamıştı. 1965 genel seçimlerinin hemen öncesinde 29 Temmuz 1965’te Genel Başkan İsmet İnönü, CHP’nin çizgisinin “ortanın solu” olduğunu ilk kez dile getirdi. İnönü, “CHP, bünyesi itibariyle devletçi bir partidir ve bu sıfatla elbette ortanın solunda bir anlayıştadır. 1923’teki harap ülkede devletçilik nasıl tek, eşi ve yardımcısı olmayan bir kalkınma çaresi idiyse, bugün de ekonomik hayatımızın temel bir unsurudur,” diyordu. Artık CHP’li yöneticiler, “sosyal adalet”, “devrimcilik”, “devletçilik” gibi kavramları sıkça kullanır olmuşlardı. Bir dönemeci geçen ve artık kendini “ortanın solu”nda tanımlayan CHP, 1965 seçimleri için hazırlanan bildirgelerde, ekonomik bağımsızlık, dış ticaret, petrol, madenler ve yabancı sermaye gibi konularda beklenmedik cesarette politikalar öne sürecekti.

Tarihte Bugün - 30 Temmuz

Tarihte Bugün - 30 Temmuz

Cumhurbaşkanı İnönü Ege seyahatine çıktı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, eşi Mevhibe Hanım ve kızı Özden’le birlikte, 30 Temmuz 1949’da İzmir’den başlamak üzere kapsamlı bir Ege gezisine çıktı. 21 Ağustos’a kadar süren gezi sırasında İnönü, İzmir’in hemen tüm ilçeleri ile Manisa, Aydın, Denizli ve Muğla’da ziyaretlerde bulundu. Sık sık halkla da bir araya gelen Cumhurbaşkanı, Hisarönü’ndeki bir kahvehanede yaptığı şu konuşmada her türlü siyasi gerginliğe karşı halktan sükunet ve dayanışma istedi: “Dert çok, bunların hepsiyle birinci derecede müteessir olmak payı bana düşer. Kusur çok, bunların hepsinin sebeplerine ve tedbirlerine muhatap olan mesuller vardır. Bunları toptan veya yüzde doksanbeşini bana atacaklar da bulunacaklardır. Bu sözlerin hiçbirine darılmam, hepsi kabul. Fakat sizden iki şey istiyorum: Birincisi düşman tecavüzü karşısında memleketi müdafaa için vatandaşlar arasında ayrılık göstermiyeceğiz. İçerde ve dışarda bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır. İkinci isteğim hiçbir sebep ve tesir ile vatandaşlar arasında düşmanlık olmasına müsaade etmemenizdir. Bu iki temele dayanırsak başka güçlükleri yeneriz.” İnönü’nün yine İzmir’de,...

Tarihte Bugün - 31 Temmuz

Tarihte Bugün - 31 Temmuz

Keriman Halis dünya güzeli oldu Keriman Halis, 31 Temmuz 1932’de Belçika’nın Spa kentinde yapılan ve yirmi sekiz ülkeden temsilcinin katıldığı, dönemin en prestijli yarışması Dünya Güzellik Yarışması’nda 19 yaşındayken birinci olarak “Dünya Güzellik Kraliçesi” seçildi. Keriman Halis, daha önce Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği yarışmada “1932 Türkiye Güzeli” seçilmişti. Keriman Halis’in Dünya Güzellik Kraliçesi olması ulusal bir zafer gibi kutlandı ve bu başarı Türk kadınının çağdaşlaşma yolundaki nadide bir simgesi olarak Cumhuriyet yönetimi tarafından takdirle karşılandı. Bundan iki yıl sonra Atatürk, kendisine kraliçe anlamına gelen “Ece” soyadını verdi.