Aralık

Tarihte Bugün - 1 Aralık

Tarihte Bugün - 1 Aralık

Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na üye oldu Türkiye’yi Avrupa Ekonomik Topluluğu’na ortak üye yapan, taraflar arasında bir gümrük birliğine dayanan ve tam üyelik öngören Ortaklık Anlaşması, diğer adıyla Ankara Anlaşması, 12 Eylül 1963’te imzalandı ve 1 Aralık 1964’te yürürlüğe girdi. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra Türkiye, 31 Temmuz 1959’da Topluluk’a ortaklık başvurusunda bulundu. Türkiye adına bu başvuruyu, dönemin Demokrat Parti lideri ve Başbakanı Adnan Menderes yaptı. Menderes, bu başvuruyla, “Türkiye’nin Avrupa’ya ilk adımı attığını” ifade ediyordu. Anlaşmaya imza atan dönemin Başbakanı İsmet İnönü ise Avrupa Birliği’ni, “Beşeriyet tarihi boyunca insan zekâsının vücuda getirdiği en cesur eser,” olarak tanımlıyordu. Ankara Anlaşması, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin hukuki temelini oluşturmaktadır. Anlaşmanın ikinci maddesinde amaç şöyle belirtilmektedir: “Türkiye ekonomisinin hızlı kalkınmasını ve Türk halkının istihdam düzeyinin ve yaşam koşullarının yükseltilmesini sağlama gereğini göz önünde bulundurarak, taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri aralıksız ve...

Tarihte Bugün - 2 Aralık

Tarihte Bugün - 2 Aralık

Doğu Anadolu’nun kurtuluşu 28 Eylül 1920’de başlayan Türk ileri harekâtı sonunda Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin, Batum ve Iğdır şehirleri Gürcü ve Ermenilerden geri alındı; 7 Kasım’da da Gümrü (Aleksandropol) zapt edildi. Bunun üzerine 22 Kasım’da barış görüşmelerine başlanarak 2 Aralık 1920 gecesi Gümrü Antlaşması imzalandı. Gümrü’nün alınma haberine mütareke basınından Ali Kemal hemen, “Bu maceralarla felaketimizi artıracağımızdan şüphe olmasın,” yorumunu yaparken, Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa en yakın dostu Kâzım Karabekir’e şöyle söylüyordu: “Doğu harekâtı bizi ve davamızı ihya etti. O kadar sıkılmış, o kadar daralmış idik ki nefes alacak bir menfeze kesinlikle ihtiyacımız vardı.” Gümrü Antlaşması, Ermenistan’ı Türkiye’nin himayesinde gölge bir devlet haline sokmaktaydı. Gümrü Antlaşması onaylanmadığı için fiilen geçerlilik kazanmadıysa da, yerine imzalanan Moskova ve Kars Antlaşmaları en azından sınırların güvenliği açısından bölgeye uzun yıllar huzur sağladı. Gümrü Antlaşması’nın bir özelliği de, Büyük Millet Meclisi’nin uluslararası anlamda imzaladığı ilk antlaşma olmasıdır. Büyük Millet Meclisi’ni ve...

Tarihte Bugün - 3 Aralık

Tarihte Bugün - 3 Aralık

“Milli Şef” tabirini kim ortaya attı? Haldun Derin’in anlattıklarını esas aldığımız takdirde, “Ebedi Şef” ve “Milli Şef” tabirlerini ortaya atan kişi, bir rivayete göre genç gazeteci Mümtaz Faik Fenik, bir başka inanışa göre de Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’dir. Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Nadir Nadi ise bir köşe yazısında, bu tabirleri kendisinin teklif ettiğini anlatır. Meseleye diğer verilerin de ışığında bakınca, İnönü’nün “Milli Şef”lik konusuna, kendi deyimiyle fazla “hevesli olmadığı” anlaşılıyor. Ancak bu konuda göstereceği tevazunun, mevcut siyasi denklemlerle örtüşmeyeceğine inandığından, bu tabirin kullanılmasına da karşı çıkmamıştır.

Tarihte Bugün - 4 Aralık

Tarihte Bugün - 4 Aralık

İstiklal Madalyası Kanunu çıktı İstiklal Madalyası, 15 Mayıs 1919 tarihinden 9 Eylül 1922 tarihine kadar Kurtuluş Savaşı’nda yararlılık gösteren askerlere ve sivillere, o dönemde milletvekili olanlara, savaşa katılan alayların sancaklarına, Erzurum ve Sivas Kongreleri delegelerine “İstiklâl Madalyası Kanunu” adlı özel bir yasaya göre verilen madalyadır. Yasa, 29 Kasım 1920’de Meclis’te kabul edilmiş ve 4 Nisan 1921’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanuna göre İstiklal Madalyası sağ göğüs üzerine her gün takılabilir. Aynı kanunla, Osmanlı dönemine ilişkin tüm madalya ve nişanların taşınması yasaklanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verilen ilk madalyaların kurdelesi yeşildi. Ancak daha sonra milletvekillerine yeşil, cephede bulunanlara kırmızı, cephe gerisinde çalışanlara beyaz kurdeleli madalyalar verildi. Cephede görev almış milletvekillerinin madalya şeritleri ise yarı kırmızı, yarı yeşil renkliydi. Türkiye’de ayrıca İstiklal Madalyası’na sahip iki şehir ve bir ilçe bulunmaktadır: Kahramanmaraş, Gaziantep ve İnebolu. Kahramanmaraş, kenti Fransız işgalinden kurtaran halkın kahramanlığı nedeniyle 1925’te; Gaziantep, kent...

Tarihte Bugün - 5 Aralık

Tarihte Bugün - 5 Aralık

Kadınların seçme ve seçilme hakkı genişletiliyor 5 Aralık 1934 günü, Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekili tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Anayasa’da ve Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılması yönünde bir teklif sunuldu. Söz konusu teklif, Türk vatandaşı olan her kadına 22 yaşında milletvekili seçme, 30 yaşında da milletvekili seçilme hakkının verilmesini öngörüyordu. 317 üyeli Meclis’te, oylamaya katılan 258 üyenin tamamı kanunun kabulü yönünde oy kullanınca, Türkiye’de, birçok Batı ülkesinden çok daha önce kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış oldu. Bu gelişmeden büyük memnuniyet duyan Atatürk, bu konuda şunları söyledi: “Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir... Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de mebus seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatla kullanacaktır.” Bu...

Tarihte Bugün - 6 Aralık

Tarihte Bugün - 6 Aralık

“O parayı asla bulamayız” Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Amerika’da okuyan oğlu Ömer arasında sürekli mektuplar gelip gitmektedir. Ömer, bir mektubunda, Amerika’da herkesin arabası olduğunu yazmıştır. Ona da bir otomobil alınması için çare aranır. Ama gelir belli, döviz el yakıcıdır. Sonunda İsmet Paşa, sıkıntıyla 6 Aralık 1946 günü Ömer’e şu mektubu yazar: “Otomobil meselen hiç hatırımdan çıkmıyor. Fakat 1.700-2.000 dolar döviz asla bulamayız. Arkadaşların gibi bir eski otomobil bulmandan başka çare yoktur. ‘Olmaz’ dediğim zaman ne kadar üzüldüğümü tasavvur edersin. Kolayca red etmediğimi bilerek müsterih olursun, sabrın artar. Kullanılır bir şey bulacaksın diye ümitliyim.”

Tarihte Bugün - 7 Aralık

Tarihte Bugün - 7 Aralık

İnönü Kahire’de Roosevelt ve Churchill ile görüştü Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 4-7 Aralık 1943 tarihleri arasında ABD Başkanı Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Churchill ile Kahire’de görüştü. Roosevelt ve Churchill, ısrarla Türkiye’nin de Almanya’ya karşı savaşa girmesini istiyor ve Müttefik hava kuvvetlerinin Türkiye’de üslenmesini talep ediyordu. Ancak Almanlar Bulgar sınırında beklerken, Türkiye’nin birkaç müttefik uçağı ile savunulamayacağı ortadaydı. Bu nedenle İnönü, Müttefikler’in ikinci sınıf sorunlarını çözmek için asla Türkiye’yi riske atmaya niyeti olmadığını söylüyor ve Osmanlıların son savaşta yaptığı hataları tekrarlamayacağını vurguluyordu. Şayet Türk ordusu yeterince donatılacak olursa, Türkiye savaşa hatırı sayılır bir rol oynamak için katılabilirdi. İnönü, zaman kazanmak amacıyla, sürekli Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın çok yüksek taleplerini öne sürüyordu. İnönü’nün eski bir asker olması, özellikle Roosevelt karşısında sağlam bir mantıkla direnmesini sağlıyordu. İngiliz Genelkurmayı, Türkiye’deki ilkel ulaştırma ağının ancak üç yıl içerisinde savaşa hazır hale getirilebileceğini daha önce belirlemişti....

Tarihte Bugün - 8 Aralık

Tarihte Bugün - 8 Aralık

Vatan gazetesi kapatıldı New York’ta bir kısa dalga istasyonunda (WNBI) Türkçe programlar yapan eski sadrazamlardan Tevfik Paşa’nın torunu Hümeyra Yenici’nin ünlü komedyen Şarlo’yla (Charlie Chaplin) yaptığı röportajı haber olarak aktaran Vatan gazetesi, Hitler’i alaya alan bir de resim kullandığı için 8 Aralık 1942’de, 60 gün süreyle kapatıldı. Chaplin röportajında, güya Nasreddin Hoca’ya hayran olduğundan, onun en sevdiği fıkrasını anlatmayı da ihmal etmemişti: “Komşusuna eşeğini vermemek için ahırda olmadığını söyleyen Hoca, eşeğin birdenbire anırmaya başlamasıyla yakayı ele vermiş ve kızan komşusuna, ‘Bana mı inanacaksın, yoksa eşeğe mi?’ diye sormuş.” Chaplin’in röportajı da, “Bugün bütün dünyayı aynı soru meşgul etmektedir. Hepimiz insanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi?” diye bitiyordu. Vatan gazetesi, söylenen söz sahibini tam olarak bulsun diye, Chaplin’in Hitler’i maskara ettiği Büyük Diktatör adlı filmden aldığı bir fotoğrafı da hikâyeye eklemişti. Bu haber, doğal olarak Büyükelçi Franz von Papen’in derhal şikâyetçi olmasına yol açtı ve gazete kapatıldı. İnönü, not defterinde olayın bir tahrik olduğunu söylüyor....

Tarihte Bugün - 9 Aralık

Tarihte Bugün - 9 Aralık

“Anayasa rejiminin meşrutiyeti istismar edilemez” Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in, parti liderleriyle yaptığı toplantıyla ilgili bir bildiri 9 Aralık 1964’te yayımlandı: “Tarihin hiç bir devrinde, hiç bir ülkede, siyasi partiler, kendilerine vücut veren anayasa rejiminin meşrutiyetinin istismar edilmesine müsaade etmedikleri gibi ve bundan daha vahim olarak, devletin beka ve güven müesseselerinin başında olan ordusuna dil uzatılmasını veya uzatılmış olduğu iddiasını müsamaha veya sükut ile karşılamamışlardır...”

Tarihte Bugün - 10 Aralık

Tarihte Bugün - 10 Aralık

Kin gütme davasını kaldırmak 27 Mayıs 1960 darbesiyle siyasetten uzaklaştırılan Demokrat Partililere siyasal haklarının geri verilmesini sağlayacak Anayasa değişikliği, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün de desteğiyle 1969 yılında gerçekleştirildi. 27 Mayıs’ın son mahkûmları her ne kadar 8 Ağustos 1966 tarihli af yasasıyla serbest bırakılmışlarsa da, 1961 Anayasası’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 68. maddesinde geçen, “affa uğramış olsalar dahi” ibaresinin de kalkması gerekmekteydi. Söz konusu Anayasa maddesinin değiştirilmesi noktasında CHP’nin AP’ye destek vermesini sağlayan şey, İsmet İnönü’nün CHP Meclis ve Senato Gruplarının 12 Mayıs 1969 tarihindeki ortak toplantısında yaptığı şu konuşmaydı: “Memlekette kin gütme davasını kaldırmak bende iman halindedir... Düşünerek bir karar aldım, bundan dönemem. Şimdi sizin kararınıza boynumu uzatmış bulunuyorum. Kuyuya düşmüş bir insanı kurtaracağım.” İnönü’nün sözünü ettiği kişi, Celal Bayar’dı. Anayasa değişikliği kararı Meclis ve Senato’dan geçtikten sonra, tam da Demokrat Parti’nin 1950 seçim zaferinin yıldönümünde, İsmet İnönü ve Celal Bayar Pembe Köşk’te bir araya...

Tarihte Bugün - 11 Aralık

Tarihte Bugün - 11 Aralık

Fransızca Lozan Konferansı’nda Türkiye’yi temsil etmek üzere İsmet Paşa görevlendirildiğinde, bazı kişiler onun diplomasiden anlamadığı ve yeterli Fransızcası olmadığı gerekçesiyle gönderilmesine karşı çıkmışlardı. Bunların ilki doğruydu. Hayatı cephelerde geçmiş biri olarak İsmet Paşa’nın derin bir diplomasi deneyimi olduğu söylenemezdi. İnönü, ilk başlarda biraz bundan dolayı acemilik çektiğini itiraf etse de, bir asker mantığıyla hareket etmenin kimi zaman lehine durumlar yarattığını da ekler. Dil konusu ise başka bir hikâyedir. Paşa, aslında Fransızca bilmektedir, ama uzun yıllardır kullanmadığı için dili gerilemiş ve paslanmıştır. Buna rağmen Lozan’da konuşmalarını kendisi yapmayı tercih eder. Bunun nedenini ise yıllar sonra şu şekilde açıklar: “Lozan’dayız, görüşmeler sürüyor. Bir gün bir heyet geldi. Dendi ki, ‘Senin çok kötü, anlaşılması güç bir Fransızcan var; görüşmeyi bir tercüman aracılığıyla yapsak...’ Onlara dedim ki: ‘Benim için lisanın önemi yoktur. Buraya lisan imtihanına gelmedim. Kafamdakileri söylemeye, denilenleri anlamaya geldim. Ama madem ki tercüman istiyorsunuz, peki kabul ediyorum!’ Aramızda Nihat Reşat Belger vardı....

Tarihte Bugün - 12 Aralık

Tarihte Bugün - 12 Aralık

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası ilan edildi Yerli Malı Haftası, resmi adıyla Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası, 12-18 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de tüm okullarda kutlanan özel haftadır. Gazi Mustafa Kemal, 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde yurdun bağımsızlığının muhafazası için, yerli mallar üretilmesi ve kullanılmasının önemini vurgulamıştı. Başbakan İsmet İnönü de, 12 Aralık 1929’da, TBMM’de ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularının önemi üzerine uzun bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın yarattığı etkiyle, 18 Aralık’ta TBMM Başkanı Kâzım Paşa’nın (Özalp) başkanlığında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal de cemiyeti himayesine aldı. Cemiyetin amacı, halkı tutumlu yaşamaya ve tasarrufa alıştırmak, yerli malları tanıtmak, kullandırmaya özendirmek, kalitesini yükseltmek ve sürümünü artırmaktı. İlerleyen yıllarda, özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından oluşan ekonomik darboğazda, ithalat yoluyla paranın yurtdışına çıkmasının engellenmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması konusu bir kez daha önem kazandı. Bu nedenle 1946 yılından itibaren, Yerli Malı Haftası’nın kutlanmasına...

Tarihte Bugün - 13 Aralık

Tarihte Bugün - 13 Aralık

Mesudiye zırhlısı battı Sultan Abdülaziz döneminde başlatılan donanma seferberliği ile Osmanlı Donanması’na katılmış ve padişahın göz bebeği olmuş Mesudiye zırhlısı, 13 Aralık 1914 günü bir İngiliz denizaltısı tarafından Çanakkale’de batırıldı. Bu emektar gemi, 1887 Osmanlı-Rus, 1897 Osmanlı-Yunan ve 1912 Balkan Savaşlarında başarıyla görev yapmış ve Çanakkale Deniz Savaşları’nda boğaza girmek isteyen düşman gemilerine karşı sabit batarya olarak kullanılmıştı. Mesudiye, bu sırada en önemli silahı olan, iki adet 24 cm’lik toptan mahrumdu. Bu toplar 1913’te tamir edilmek üzere İngiltere’ye gönderilmiş, fakat savaşın başlamasıyla geri getirilememişti. Bu topların yokluğunu gizlemek amacıyla tahta namluların yaptırılarak yerine yerleştirildiği, çeşitli eserlerde dile getirilmiştir. İngiliz denizaltısı, 13 Aralık 1914 günü Çanakkale Boğazı’na girdi ve mayın hatlarından geçerek saat 12’de Mesudiye zırhlısının yakınına geldi. Bu sırada, mürettebat toplu olarak geminin alt kısmında yemekte bulunuyordu. Denizaltı, Mesudiye’yi saat 11.58’de yaklaşık 800 metre mesafeden torpilledi. Mesudiye zırhlısı düşman denizaltısının göründüğü noktaya doğru ateş...

Tarihte Bugün - 14 Aralık

Tarihte Bugün - 14 Aralık

CHP malları Hazine’ye devredildi CHP mallarını Hazine’ye devreden kanun, 14 Aralık 1953’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Bunun üzerine İnönü, kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu öne sürerek CHP milletvekilleriyle birlikte Meclis’i terk etti. Söz alan Adnan Menderes ise, “Eğer bu yaptığımızın hata olduğuna millet hükmedecekse, üç ay sonra seçimlerde hatamızın bedelini mertçe ödeyeceğiz,” dedi. Maliye Bakanlığı, malların 29 Aralık akşamına kadar teslim edilmesini şart koştuğundan, Ulus ve Son Havadis gazeteleri ile Karagöz dergisinin son sayıları yayımlandı. Demokrat Parti iktidarının çoğunluk oylarıyla çıkarılan yasayı, basının ünlü kalemi Peyami Safa, “Terör Kanunu!” olarak nitelemişti.

Tarihte Bugün - 15 Aralık

Tarihte Bugün - 15 Aralık

Erzincan’dan notlar İsmet İnönü’nün, 15 Aralık 1939’da defterine Erzincan ve çevresi hakkında yazdığı notlardan: “Doğu gezisi... Erzincan çarşısı çamur, su tam olarak getirilememiş, elektrik tahsisatı var müteahhit yok, trahom merkezde yüzde 50, gazete gitmiyor, Alman ataşemiliteri orada burada dolaşmakta, Dersimliler sadece 6 ay askerlik yapmakta, sürgün şeflerden kaçıp dönenler varmış, kaçışın en kolay olduğu yer de Kayseri.”

Tarihte Bugün - 16 Aralık

Tarihte Bugün - 16 Aralık

Birinci Kadın İktisat Sergisi açıldı İsmetpaşa Kız Enstitüsü tarafından hazırlanan Kadın İktisat Sergisi, 16 Aralık 1932 günü Başbakan İsmet İnönü’nün katılımıyla açıldı. Enstitüde okuyan öğrencilerin çeşitli alanlardaki çalışmalarından oluşan sergi, kadınların ev üretimi yoluyla ekonomiye ne şekilde katılabileceklerinin de örneklerini veriyordu. Serginin bu yönüyle önemini, gazeteler şöyle duyuruyordu: “İsmetpaşa Kız Enstitüsü’nün sergisi, milli iktisat davasında kadının rolünü ve bu davanın en modern hayat tarzı ile birlikte Türk evine nasıl muvaffakiyetle girebileceğini gösteren güzel bir misal olmuştur. Orada hem modern ev tekniğini, hem aile hayatını ucuzlaştırmanın sırlarını ve hem de Türk kadınının yerli malı kullanarak milli sanayi ve istihsali nasıl ayakta tutabilecek ve ileriye götürebileceğinin canlı örneklerini görmek mümkündür.” Sergi, altı bölümden oluşuyordu. Birinci bölümde evde üretilebilecek giyim eşyaları; ikinci bölümde Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin faaliyetleri; üçüncü bölümde gıda maddelerinin besleyici özellikleri ve onlardan yararlanma yollarının ele alındığı modern ev teknikleri; dördüncü bölümde çocuk...

Tarihte Bugün - 17 Aralık

Tarihte Bugün - 17 Aralık

Soğuk Savaş’ın arka yüzü İsmet İnönü, bugün hâlâ tartışılan bir konuya, yani Türkiye’nin niçin Batı kampına katılmaya karar verdiğine, daha 3 Mayıs 1946 tarihinde Eskişehir Halkevi’nde yaptığı konuşmada şöyle açıklık getirmiştir: “Geçen sene Ruslarla aramızda feshettikleri dostluk mukavelesini yenilemek için temasa geldiğimiz vakit, Molotof, büyükelçimize (Selim Sarper) yakın münasebet kurmayı arzu ettiklerini, bunun için daha evvel bazı gerginlikleri ortadan kaldırmayı söyledi. 1920 senesinde yapılmış anlaşmada, şart ittihaz olan arazi değişikliklerinin düzeltilmesini, Kars ve Ardahan vilayetlerinin tekrar Rusya’ya iadesi lazım geldiğini, Boğazlar’da kendilerine üs verilmesi icap ettiğini, Polonya ile aralarındaki gibi bir ittifak anlaşması yapmak icap ettiğini söylediler. Kati olarak reddettik. Sebep olarak; 1920’de bu anlaşmayı yaptıkları zaman Ruslar zayıf vaziyette imişler. Şimdi vaziyet değişmiş. Endişeli günler geçirmişler. Karadeniz’de bir tehlike zuhur etmek ihtimali bakımından endişeli vaziyete düşmemek isterlermiş...”

Tarihte Bugün - 18 Aralık

Tarihte Bugün - 18 Aralık

İsmet İnönü, göz tedavisi için Paris’te İsmet İnönü’nün göz rahatsızlığı 1970’lerde giderek artmıştı. Özellikle okuma ve yazma konusunda zorluk çeken İnönü’ye, çoğunlukla torunu Gülsün yardımcı olmaya çalışıyordu. İnönü, 11 Aralık 1972’de, hükümetin kurulmasından birkaç gün sonra katarakt ameliyatı oldu ve gözlük yaptırmak için 15 Aralık’ta Paris’e gitti. Bir hafta süren gezisinde İnönü, muayene olmanın yanı sıra diplomatik görüşmelerde de bulundu. Bu kapsamda Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’la Türkiye Büyükelçiliği’nde görüştü. Cumhurbaşkanı Georges Pompidou da kendisini Elysee Sarayı’nda kabul etti.

Tarihte Bugün - 19 Aralık

Tarihte Bugün - 19 Aralık

İstanbul’a yeni bir manej İsmet İnönü, çocukluğundan beri haşır neşir olduğu atlara çok düşkündü. Bu nedenle, biniciliğin gelişmesi için de elinden geleni yapıyor ve binicilerin kendilerini geliştirebilmeleri için onlara imkânlar hazırlıyordu. 1936 yılında, Balkanlar’da eşi benzeri bulunmayan bir manej yapılması amacıyla Maslak’taki Ayazağa Kasrı’nı Binicilik Okulu’na tahsis etmesi, bu çabanın en güzel örneğidir. O dönemde gazetelerin yazdığına göre, binlerce karganın yerleştiği, duvarlarının yıkık ve harap bir halde bulunduğu Ayazağa Kasrı’na böylece yeniden canlılık kazandırılmıştı. Paşa’nın emriyle Binicilik Okulu’na tahsis edilen alanda hemen inşaata başlanmış, mevcut ahırlar genişletilmiş, biniciler için rahat soyunma odaları hazırlanmış ve ayrıca bir de kulüp binası yaptırılmıştı. Manejin açılışı, özellikle 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk getirilmişti.

Tarihte Bugün - 20 Aralık

Tarihte Bugün - 20 Aralık

Hürriyet Partisi kuruldu Hürriyet Partisi, 20 Aralık 1955’te kurulmuş ve 1958’de kendini feshetmiş bir siyasi partidir. Demokrat Parti’nin gidişini beğenmeyen bazı Demokrat Partili milletvekilleri tarafından kurulan bu partinin Meclis’teki grubu 20 Aralık 1955’te, hepsi de DP’den istifa etmiş 28 üyeye kadar ulaşmıştır. İşte, DP’den ayrılarak Hürriyet Partisi’nde buluşan bazı önemli siyasetçiler: Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Turan Güneş, İbrahim Öktem, Cihat Baban, Fethi Çelikbaş, Ekrem Alican, Raif Aybar, Enver Güreli, Kasım Küfrevi, Ekrem Hayri Üstündağ ve Ziyad Ebüzziya. Hürriyet Partisi, 1957 seçimleri sırasında tahmin edilen sayıda milletvekili ile Büyük Millet Meclisi’ne katılamadığı için, seçimlerden sonra kendini feshetmiştir. Partinin kurucularının çoğu sonradan CHP’ye geçmişlerdir.

Tarihte Bugün - 21 Aralık

Tarihte Bugün - 21 Aralık

Heyet'i Temsiliye Erzurum Kongresi kararlarını uygulamak üzere Mustafa Kemal'in başkanlığında oluşturulan yürütme organıdır. Sivas Kongresi'nde ise Heyet'i Temsiliye'nin yetkileri bütün yurdu kapsayacak şekilde genişletildi ve üye sayısı arttırıldı. Heyet-i Temsiliye'nin görevi TBMM'nin açılışı ile sona ermiştir. Erzurum Kongresi'nde altı doğu ili içerisinde yer alan ve bu yüzden Erzurum Kongresi'ne katılmış olan Sivas Vilayeti temsilcileri Heyet-i Temsiliye oluşturulduğunda Atatürk'ün tüm ısrarlarına rağmen Heyet-i Temsiliye'ye katılmayı kabul etmemişlerdir; bu sebepten Sivasta toplanacak olan Sivas Kongresi'ne Sivas'tan olmayan, Sivas'ın seçmediği delegeler kurulca seçilerek görevlendirilmiştir. Bu kişiler Bekir Sami Bey ve Rauf (Orbay) Bey'dir. Bazı kaynaklarda Sivas Kongresi'nin delegeleri arasında yer alan Bekir Sami Bey, Tokat delegesi olarak gözükmekte, bazı kaynaklarda ise Sivas delegesi olarak gösterilmektedir; bu durumun esas ortaya çıkış nedeni Erzurum Kongresi'ne katılmış olan Sivas delegelerinin Heyet-i Temsiliye'ye katılmamalarından doğmaktadır.

Tarihte Bugün - 22 Aralık

Tarihte Bugün - 22 Aralık

Frunze’nin Türkiye raporu Ukrayna’nın Türkiye’deki elçisi Mihail Frunze, Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’yla yaptığı görüşmelerin neticesini sunduğu 22 Aralık 1921 tarihli raporunda şunları söyler: “Halk tümüyle yıkıma uğramıştır, yorgundur, barış istemektedir; ancak, aynı zamanda güçlü ve etkili bir propagandanın sonucu olarak mücadelenin gereğini çok iyi kavramaktadır. Ordu çok kötü bir durumdadır, üniforması yoktur, silahı yetersizdir, bir kış harekâtı yapamaz, ancak morali hâlâ yüksektir. Ülkede yiyecek sıkıntısı vardır. Ulaştırma sorunlarından ordu yeterince beslenememektedir... Türkiye’nin kendi olanakları askeri sorunun olumlu bir şekilde sonuçlandırması için yeterli değildir. Ordu direnebilir fakat dışarıdan gelecek bir yardım olmadan kesin bir zaferi elde etmesi tümüyle olanaksızdır... Sonuç olarak Kemal şöyle dedi: ‘Size milletvekillerinin çoğunluğuna söylenmeyenleri söyledim, çünkü onların cesareti yeterli değildir. Şimdi durumumuzu biliyorsunuz... İlkbahardan iki üç ay önce bunları bulamazsak diplomasi ile işin içinden çıkmaya çalışacağız. Bunu istemiyorum çünkü Batı ile anlaşmanın Türkiye’nin...

Tarihte Bugün - 23 Aralık

Tarihte Bugün - 23 Aralık

Türkiye üzerine planlar 23 Aralık 1919 Londra’da devam eden İngiliz-Fransız Büyükelçiler Toplantısı’nda Kürdistan’a verilecek biçim tartışıldı. Fransız Dışişleri Bakanlığı’ndan Berthelot, Kürdistan’ın bir kısmının Mezopotamya’daki İngilizlerin kontrolüne verilmesini, bir kısmında ise Türk kontrolü altında bir aşiretler konfederasyonu kurulmasını önerdi. Birleşik Krallık’ı temsil eden Lord Curzon ise, Kürdistan’ın bölünmesine razı değildi, fakat Güney Kürdistan’da İngiliz kontrolünü uygun buluyordu. Toplantıda, birleşik bir Kürt devletinin kurulup kurulmaması konusunun Kürtlere bırakılmasına karar verildi. Toplantıda ayrıca Batum ve çevresinde İtilaf Devletleri’nin denetiminde bir serbest liman kurulması kararlaştırıldı. Curzon, Lazistan’ın (Rize) Gürcistan’a bağlanması gerektiğini, çünkü yöre halkının Gürcü soyundan gelip bir Gürcü lehçesi konuştuklarını iddia etti. Ermenilere gerekli parasal ve askeri desteğin ise ABD tarafından sağlanmasına karar verildi.  

Tarihte Bugün - 24 Aralık

Tarihte Bugün - 24 Aralık

İnönü’nün Miralay Sadık’a verdiği duygulu cevap Miralay Mehmet Sadık Bey, daha 1906 tarihinde İttihat ve Terakki’nin Selanik kadar önemli Manastır şubesinin başına geçmiş, II. Meşrutiyet’in ilanı (1908) sonrası büyük ün kazanmıştı.İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle 1911 yılında takışarak Hizb-i Cedid isimli bir muhalif hizip oluşturdu. Cemiyetin uzlaşmacı davranışına rağmen kaotik Hürriyet ve İtilaf’ın kurucuları arasında yer aldı. 1912’de adı Halâskâr Zâbitân dedikodularına karıştı. 11 Haziran 1913’teki Mahmut Şevket Paşa suikastinden sonra ülkeden kaçtı. Bu karışıklık içinde Rus Çarına telgraf çekerek İstanbul’u işgal etmesini istediği rivayetleri bile çıktı. Mütarekede İngilizler’in dostu oldu. Damad Ferit Paşa’dan istediği bakanlığı alamayınca hem İstanbul’daki hem de Ankara’daki hükümete muhalif kesildi. 5 Kasım 1922’de İngiliz Yüksek Komiserliği’ne sığındı ve onların sağladığı bir gemiyle Romanya’ya gitti. 1924’te TBMM’nin çıkardığı 150’likler listesine alındı ve 1927’de vatandaşlıktan çıkarıldı. 1938 affında ülkeye dönmedi. 1940’ta tam 80 yaşındayken Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye başvurarak, vatan haini...

Tarihte Bugün - 25 Aralık

Tarihte Bugün - 25 Aralık

İsmet İnönü vefat etti Atatürk’ün silah arkadaşı, İkinci Adam, 12 yıl Cumhurbaşkanlığı ve 17 yıl Başbakanlık yapan İsmet İnönü, 25 Aralık 1973 günü saat 16.10’da Pembe Köşk’te 89 yaşındayken öldü. İnönü’nün cenaze töreni, 28 Aralık Cuma günü yapıldı. Başbakan Naim Talu’nun önerisiyle naaşın Anıtkabir’e gömülmesi kararlaştırıldı. 27 Aralık sabahı TBMM önünde hazırlanan katafalka konulan naaşın önünden geçen Ankaralılar, 24 saat süreyle ona saygı ve sevgilerini sundular. 28 Aralık günü Meclis önünde düzenlenen devlet töreninin ardından, 16 general ile Harp Okulu öğrencilerinin çektiği top arabasına konan tabut Maltepe Camii’ne getirildi. Meclis’ten camiye kadar olan yürüyüşe Cumhurbaşkanı Korutürk, bakanlar, milletvekilleri, yerli ve yabancı temsilciler ve büyük bir kalabalık katıldı. Her 5 dakikada bir top atışlarının yapıldığı yürüyüşün ardından Anıtkabir’e getirilen İnönü’nün naaşı, Atatürk’ün mozolesinin tam karşısında toprağa verildi. Üzerine Malatya’dan ve yurdun farklı yerlerinden getirilen toprağın serpildiği mezarın kitabesinde, İnönü Zaferi’nden sonra Mustafa Kemal’in İsmet İnönü’ye yolladığı kutlama...

Tarihte Bugün - 26 Aralık

Tarihte Bugün - 26 Aralık

İnönü’nün içindeki çocuk hep yaşadı İsmet İnönü’yü yakından tanıyan ve daha sonra kendisiyle ilgili anı ve değerlendirmelerini kitaplaştıran Necdet Uğur, Paşa’nın son gününe kadar kaybetmediği enerjisini neye borçlu olduğunu şöyle analiz eder: “André Maurois, ‘Yaşlılık artık geç kalındığı, oyunun oynanmış ve sahnenin başka bir kuşağa geçmiş olduğu duygusudur. Yaşlılıkta asıl dert insanın gücünü yitirmesi değil, kendini koyvermesidir,’ der. Doksanına doğru yol aldığı yıllarda bu büyük Türk’ü, İnönü’yü izlerken hep bu sözleri düşünmüşümdür. O’nun için oyun hiç bitmemişti. Sonuna kadar sahnede kaldı. Kimileri kendi kuşaklarının oyununu anlamadıkları için daha ilk perdede bocalayıp tökezler, kimileri de önceki kuşakların oyunlarını oynamaya kalktıkları için sahneye çıkar çıkmaz yaşlanırken, aradan birisi çıkıyor ve yarım yüzyılı aşkın bir süre, kuşaklar boyunca sahnede kalıyor. Hem de baş roller oynayarak.” Uğur, bunun sırrını birkaç başlıkta özetlemeye çalışıyor. Fakat bunların en önemlisi ve başta geleni, Paşa’nın kendi ifadesiyle “memleketi kurtarma ödevi”nin yarattığı adamışlık duygusudur: “Bir büyük...

Tarihte Bugün - 27 Aralık

Tarihte Bugün - 27 Aralık

Erzincan’da deprem felaketi 26-27 Aralık 1939 tarihlerinde Erzincan’da çok şiddetli bir deprem meydana geldi. Richter ölçeğine göre 7,2 büyüklüğündeki deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 100 bin kişi de yaralandı. Erzincan’ı bir enkaz yığını haline getiren depremde 116.720 bina yıkıldı. Dünyanın en büyük deprem felaketleri arasında sayılan bu sarsıntı, Türkiye’nin o günkü şartlar altında yaralarını sarmakta zorlandığı acı bir olay olarak tarihe geçti. Cumhurbaşkanı İnönü, depremden hemen sonra felaket bölgesine giderek halka destek olmaya çalıştı.

Tarihte Bugün - 28 Aralık

Tarihte Bugün - 28 Aralık

Tevfik Rüştü Araş 1883 yılında Çanakkale'de doğdu. Beyrut Tıbbiyesi'ni bitirdi. İttihat ve Terakkiye girdi. Bir kaynağa göre partinin genel sekreterliğini yaptı. Selanik'te Mustafa Kemal ile yakın arkadaş oldu. 1920 yılında Ankara'da TBMM 1. Dönem'e Milletvekili seçildi, tik dönemde Kastamonu İstiklal Mahkemesi üyeliğine getirildi. 1920 sonbaharında, Türkiye Komünist Fırkası'nın kurucuları arasına girdi. TBMM 2. Dönem, 3. Dönem. 4. Dönem ve 5. Dönemde (1923'ten 1939'a kadar) İzmir milletvekilliğinde bulundu. 4 Mart 1925'te 4. Hükümet - 3. İnönü Hükümeti'nde Hariciye Vekili oldu. Atatürk'ün ölümüne kadar kurulan bütün kabinelerde bu görevi sürdürdü. Atatürk'ün komşu ülkelerle iyi ilişkiler ve hegemonyacılığa karşı çıkmaya dayalı dış politikasının kilit ismi ve sözcüsü oldu. 1937 yılında Milletler Cemiyeti Başkanlığı yaptı. 1939'da Londra Büyükelçiliğine atandı. 1943'te emekli oldu. Savaşın sonlarında Tan gazetesinde yazılar yazdı. Demokrat Parti'nin kuruluş mücadelesini destekledi. İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 1972 yılında İstanbul'da öldü.

Tarihte Bugün - 29 Aralık

Tarihte Bugün - 29 Aralık

Milli Şef, Değişmez Başkan: İsmet İnönü İsmet İnönü’nün 11 Kasım’da Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, CHP Genel Başkan Vekili Celal Bayar’ın 26 Aralık 1938’de Ankara’da topladığı 1. Olağanüstü Kurultay’da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü “Değişmez Genel Başkan”, Atatürk de “Ebedi Şef” ilan edildi. Kurultayda ayrıca İnönü’ye “Milli Şef” unvanı verildi. Kurultayın onayına sunulan tüzük değişikliğine göre partinin Değişmez Başkanlığı sadece üç şekilde boşalabilecekti: 1) Vefat, 2) Vazife yapamayacak hastalık, 3) İstifa. Oybirliğiyle kabul edilen bu değişiklikle İsmet İnönü yalnız devletin başı değil, tek partili siyasi iktidarın da değişmez başkanı oluyordu. Aynı kurultayda Partinin Genel Başkan Yardımcılığına Başbakan Celal Bayar, Genel Sekreterliğine de İçişleri Bakanı Refik Saydam getirildi.

Tarihte Bugün - 30 Aralık

Tarihte Bugün - 30 Aralık

“Çizmem yok, aklım var” Kıbrıs buhranı bütün şiddetiyle sürerken, gazetecilerin 30 Aralık 1963’te İnönü’ye yönelttikleri, “Çizmenizi ne zaman giyeceksiniz?” sorusuna karşılık Paşa, “Çizmem yok, aklım var!..” yanıtını verdi. Türk Hükümeti’nin siyasi çözüme öncelik vermesine karşın, uluslararası girişimlerin başarısız olması ve dökülen kanın artması üzerine TBMM, 16 Mart 1964 tarihinde Ada’ya müdahale kararı aldı. Ancak ABD Başkanı Johnson’ın Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği ünlü mektup nedeniyle operasyondan vazgeçildi. Buna rağmen Türkiye, söz konusu dönemde çok zor günler geçirmekte olan Kıbrıslı soydaşlarına, Ada’ya gizlice asker çıkararak ve savaş malzemeleri göndererek elinden gelen yardımı yaptı. Ayrıca, caydırıcı amaçla Türk jetleri Kıbrıs üzerinde uyarı uçuşları gerçekleştirdi. Bu uçuşlardan birinde kolbaşı olarak uçan yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı vurularak düşürüldü. Rumlar tarafından esir edilen Topel’in daha sonra öldüğü açıklandı. İnönü’nün, o gergin günlerde ettiği şu söz de tarihe geçmiştir: “Ben bu millete her şeyi kabul ettiririm, ama mağlubiyeti asla!”