Mart

Tarihte Bugün - 1 Mart

Tarihte Bugün - 1 Mart

Hitler'in Tehditleri Artıyor 1939 yılı Avrupa için tehdidin artmaya başladığı bir yıldı. Hitler'in Çekoslovakya'dan sonra Polonya'ya yönlenmesi Danzig Koridoru'nu istemesi üzerine, Balkanlar'da Yunanistan'la Romanya, İngiltere ve Fransa'dan kendilerine Almanlar'ın saldırma olasılığına karşı yardım istemişlerdi. Fransa ve İngiltere bu iki ülkeye Alman saldırılarına karşı yanlarında olacağına dair güvence vermişlerdir. İngiltere ve Fransa Türkiye'ye de bu birlikteliğe katılma çağrısında bulundular. Almanya ise birleşmeye Türkiye'nin katılmasını engellemeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır. 12 Mayıs 1939'da Ankara'da Ortak Demeç imzalanmıştır. Ortak Demeçler şu önemli maddeleri içeriyordu: "Kesin anlaşmanın yapılmasına kadar, Türkiye Hükümeti ve Büyük Britanya Hükümeti, Akdeniz Bölgesi'nde savaşa yol açacak bir durum karşısında, edimsel işbirliği yapmaya ve birbirine ellerinden gelen tüm yardım ve kolaylığı göstermeye hazır bulunduklarını açıklarlar."

Tarihte Bugün - 2 Mart

Tarihte Bugün - 2 Mart

Ömer İnönü hayatını kaybetti İnönü çiftinin büyük oğlu Ömer İnönü, 1924 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Ankara Gazi Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Yüksek Mühendisliği’nden mezun oldu. ABD’de bir yıl eğitim gördükten sonra bir süre Karayolları’nda mühendis olarak çalıştı. Daha sonra hayatının sonuna kadar özel sektörde madencilik yaptı. Türkiye Toprak, Seramik, Çimento ve Cam Sanayii İşverenleri Sendikası’nın da kurucularındandı. Ömer İnönü, 3 Mart 1972’de Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılması için gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk uçak kaçırma eyleminde yolculardan biriydi. 1952 yılında Engin İnönü ile evlendi. Ömer-Engin İnönü çiftinin Hayri ve Eren isminde iki çocukları ve beş erkek torunları oldu: İsmet, Ömer, Mehmet, Murat ve Münci. Engin İnönü, 1 Ocak 2004’te hayatını kaybetti. Ömer İnönü ise eşinin ölümünden kısa bir süre sonra, 2 Mart 2004 günü İstanbul’da hayata gözlerini yumdu.

Tarihte Bugün - 3 Mart

Tarihte Bugün - 3 Mart

Raman Dağı’nda ticari amaçlı petrol üretimi başladı İsmet İnönü defterine, Raman Dağı’nda petrol kuyuları başında olduğunu ve 9 nolu İnönü kuyusundan ticari mahiyette ürün elde edildiğini sevinçle not etmiş. 3 Mart 1948 tarihi, ona göre artık “Petrol Günü”dür. Canlı tarih, kimilerinin İnönü’ye buradan çıkan petrolün basit bir sızıntıdan ibaret olduğunu, arkasının gelmeyeceğini, dolayısıyla buraya yapılacak her yatırımın sokağa atılmış olacağını ısrarla anlattıklarını, Cumhurbaşkanının ise ikna olmak için epeyce bir süre kuyunun başında kaldığını ve kişisel gözlemleri yoluyla bir kanaat oluşturduğunu anlatır. Raman petrol sahası, 1954 yılında Batman Rafinerisi’nin yapılmasını gerektirecek kadar petrol vermiştir ve halen de vermeye devam etmektedir.

Tarihte Bugün - 4 Mart

Tarihte Bugün - 4 Mart

Takrir-i Sükûn Kanunu Cumhuriyetin ilk yıllarında rejimin muhafazası amacıyla hazırlanan Takrir-i Sükûn Kanunu, 4 Mart 1925’te TBMM’de yasalaştı. İki maddeden ibaret olan kanunun birinci maddesi hükümete ve İstiklâl Mahkemeleri’ne geniş ve olağanüstü yetkiler vermekteydi. “İrtica ve isyana ve memleketin sosyal nizamını, huzur, sükûn, emniyet ve asayişini ihlale yol açan bilumum teşkilat, kışkırtma, teşebbüs ve yayını hükümet, cumhurbaşkanının onayı ile resmen ve idareten men etmeye mezundur. İşbu fiillere katılanları İstiklal Mahkemeleri’ne verebilir.” Bu kanunun çıkarılmasına yol açan süreçte, Kasım 1924 ortalarında “irtica” tehlikesine karşı Başbakan İsmet İnönü sıkıyönetim ilan edilmesini istemiş, ancak Meclis’e bu isteğini kabul ettiremeyince istifa etmişti. Onun yerine gelen Fethi Bey (Okyar), ılımlı kişiliğiyle bilinen bir kişiydi. Ancak 1925 Şubat’ı ortalarında Şeyh Said İsyanı patlak verince, Fethi Bey gerekli kararlılıkla olayın üzerine gitmediği gerekçesiyle görevden el çektirildi ve yeni hükümeti kurmak için İsmet Paşa görevlendirildi. 3 Mart’ta göreve başlayan yeni hükümet ilk iş olarak Takrir-i Sükûn Kanunu’nu Meclis’ten geçirdi ve...

Tarihte Bugün - 5 Mart

Tarihte Bugün - 5 Mart

Stalin’in ölümünden sonra İsmet Paşa’dan taziye mesajı Sovyetler Birliği’nin demir yumruklu lideri Josef Stalin, olanca sertliğine karşın kimilerince “Türk dostu sevimli bir insan” olarak nitelendirilen, Türk-Ermeni anlaşmazlığında Türkiye’nin tarafını tuttuğundan kamuoyunda epeyce sempati toplamış bir devlet adamıydı. Ne var ki İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, 1925 yılında Türkiye ile Sovyetler arasında imzalanan Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması’nı –Türkiye’nin Almanya ile olan yakın ilişkilerini gerekçe göstererek– eski şartlarda uzatmaya yanaşmaması, Stalin’in bu imajını yerle bir etti. Ayrıntılarını bugün bile bilmediğimiz bu gerilim, Soğuk Savaş sırasında Sovyetler Birliği’nin işgal altında tuttuğu Doğu Avrupa’da giriştiği işlerle birleşince, Stalin, Türk kamuoyunda hem korkulan hem de nefret edilen bir figür haline geldi. 5 Mart 1953’teki ölümü üzerine, Hürriyet gazetesinin Stalin’i tam sayfalık renkli bir karikatürde cehenneme giderken göstermesi, bu nefretin en somut örneklerindendi. Ancak İsmet İnönü, bu gibi kamuoyu baskılarına itibar etmeden, Stalin için açılan taziye defterini imzalayarak, bir zamanlar konuğu olduğu Stalin’e son görevini...

Tarihte Bugün - 6 Mart

Tarihte Bugün - 6 Mart

2. İnönü Hükümeti kuruldu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından sonra, 25 Nisan 1920 ile 27 Ekim 1923 tarihleri arasında Muvakkat İcra Encümeni ve 5. İcra Vekilleri Heyeti görev yapmıştı. Cumhuriyetin ilanını takiben hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal tarafından Malatya Milletvekili İsmet Paşa’ya verildi. Başbakan İsmet Paşa, 3 Mart 1924’te Hilafetin ve bu nedenle de Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin kanunla kaldırılması üzerine yeni bir kabine oluşturulması için başbakanlıktan çekildi. Bunun üzerine hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal tarafından yeniden Malatya Milletvekili İsmet İnönü’ye verildi. Yeni hükümet, 6 Mart 1924’te yapılan güvenoylamasında 145 oyun tamamını alarak göreve başladı. İsmet Paşa, muhalefet partisi olarak kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Çankaya’ya olan aşırı muhalefetini hükümet üzerinden yürütmesi üzerine Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in isteğiyle 8 Kasım 1924’te başbakanlıktan istifa etti.

Tarihte Bugün - 7 Mart

Tarihte Bugün - 7 Mart

İnönü sel bölgesini inceliyor On beş gün aralıksız yağmur yağan Adana’da, 20 Şubat 1948’de büyük bir sel felaketi yaşandı. Çukurova Bölgesi ağırlıklı olmak üzere, 700 bin dönüm ekili arazi ve 115 köy su baskınına uğradı. Ertesi gün felaket bölgesini yerinde incelemek üzere Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Ankara’dan trenle hareket etti. Adana, Tarsus ve Ceyhan’ı içine alan sel bölgesini inceleyerek Ankara’ya geri dönen İnönü, çiftçilerin derinden etkilendiği olayın takibini yapmak üzere 6-7 Mart’ta ikinci kez Ceyhan’a gitti. İnönü, zarar gören pamuk çiftçisine nasıl yardım edileceği hakkında Bayındırlık Bakanı Kasım Gülek ve Adana Valisi Zühtü Durukan’dan da raporlar aldı.

Tarihte Bugün - 8 Mart

Tarihte Bugün - 8 Mart

Venizelos Türkiye’yi çökertmek istiyor Yunanistan’ın etkili siyasetçisi Venizelos, 8 Mart 1922’de İngiliz Başbakanlık Sekreteri ile görüştü. Mustafa Kemal’in korkunç kuvvetlere komuta ettiği haberinin bir blöf olduğunu söyleyen Venizelos, “Barış şartlarını kabul ettirme görevini Yunanistan üzerine alabilir. Bir iki tümenle Türkleri ezebiliriz. Doğuda silahlandırılacak Ermeniler de Mustafa Kemal’e karşı direnebilirler,” dedi.Fakat sağduyulu bir siyasetçi olan Yüksek Komiser Robeck, hemen ertesi gün Curzon’a çektiği mesajda, “Barış, ilkelerimize uygun olsun. İzmir’in Yunanistan’a ilhakı, milli egemenlik ilkesine tamamen aykırıdır. Şanımız tehlikededir. Konsey, hazırladığı şartlarla bir genel savaşa yol açmaktadır. Venizelos için değer mi?” diye yazarak, Lloyd George’un Türkler aleyhine körü körüne sürdürdüğü politikaya karşı oluşan muhalefetin ilk örneklerinden birini verdi. Daha sonra Curzon da bu muhalefetin bir parçası olacaktı.

Tarihte Bugün - 9 Mart

Tarihte Bugün - 9 Mart

“Atatürk ilkeleri sağlam temele dayanmaktadır” 1971 yılında TRT’de yayımlanan “Atatürk’ü Anlatıyorlar” adlı programa konuk olan CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Atatürk ilkeleri ile ilgili fikirlerini televizyon ekranlarından şöyle açıklıyordu: Biz tarihte her millete nasip olmayan ölçüde büyük reformları tahmin olunmayan kısa zamanda tahakkuk ettirmişizdir. Derim ki, Atatürk ilkeleri imtihan vermiştir. Bütün darbelere karşı kuvvetlerini ispat etmişlerdir. Siyasi hayat kolay bir kazanç vasıtası olarak, oy vasıtası olarak inkılap aleyhtarlığını kullanmaya başladıktan sonra, Atatürk ilkeleri de mukavemet imtihanı vermeye başlamıştır. Atatürk ilkeleri sağlam temele dayanmaktadır. Şimdiye kadar ordu içinde köklerini muhafaza etmiştir. Aşırı sol, ordu içine girip bu kökleri bertaraf etmeğe çalışmış, muvaffak olamamıştır.

Tarihte Bugün - 10 Mart

Tarihte Bugün - 10 Mart

Vehbi Koç CHP’den istifa etti Türk sanayisinin büyük ismi Vehbi Koç, işadamı kimliğinin yanı sıra siyasete olan ilgisiyle de bilinirdi. Siyasi yaşamı, henüz 19 yaşındayken, Ankara’da Müdafa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti üyeliği ile başlamıştı. Bu ilişki, Cemiyet’in Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönüşmesinden sonra da devam etti. Belediye Meclisi ve Parti İl Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu. 1943’te İsmet İnönü tarafından Ankara milletvekilliği teklif edilmesine karşın, işlerinin çokluğu nedeniyle bu teklifi kabul etmedi. Fakat ticaret ve iş hayatıyla ilgili çeşitli konularda İnönü’ye yardım etmeyi sürdürdü. Ancak Demokrat Parti 1950 yılında iktidara gelince, Halk Partili olduğu için baskı altına alındı ve Ankara Ticaret Odası Başkanlığından uzaklaştırıldı; hatta hesapları incelemeye alındı. Kendi anılarında anlattığına göre bir yandan işleriyle ilgili konularda kendisine zorluklar çıkarılırken, bir yandan da CHP’den istifa edip DP’ye katılması yönünde baskılara maruz kaldı. Bu öneriye “Hayır” demesine rağmen, 10 Mart 1960’ta istifa mektubunu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği’ne gönderdi. Vehbi Koç’un istifa edeceği haberini alan İnönü, sakin bir...

Tarihte Bugün - 11 Mart

Tarihte Bugün - 11 Mart

Seçimin umudu: Karagöz dergisi İsmet İnönü, 11 Mart 1954 tarihinde defterine şu notu düşmüş: “İlhami Sancar, seçim ayı olan Nisan’da her köye bir Karagöz dergisi göndermenin afişten daha ucuz ve etkili olacağı fikrinde. 40.000 dergi 8.000 liraymış.” Karagöz, 1908 yılında II. Meşrutiyet’in estirdiği özgürlük rüzgârıyla hız alan bir mizah dergisiydi. İktidarı da eleştiren Karagöz, kısa sürede tutulan bir yayın organı haline geldi. Mondros Mütarekesi (1918) sonrasında Milli Mücadele’yi destekleyen dergi, Cumhuriyetin ilanından sonra devrimlerin de savunucusu oldu. Karagöz, bu dönemde CHP yönetiminden mali destek de gördü. Yeni harflerle çıkmaya başladığı 1928’den sonra kırsal alana dönük bir mizah dergisi kimliğine bürünen Karagöz, 1935 yılında CHP’ye satıldı. Parti ise dergiyi Sedat Simavi’ye devretti. Ancak Simavi, hem Hürriyet gazetesini kurmuş hem de CHP iktidardan düşmüş olduğu için, 1950 yılında dergiyi bıraktı. CHP’nin propaganda gücüne bel bağladığı Karagöz de 1955 yılında 4.785’inci sayısıyla birlikte tarihe karıştı.

Tarihte Bugün - 12 Mart

Tarihte Bugün - 12 Mart

CHP’deki 12 Mart tartışması Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Mart 1971’de verdiği muhtıradan sonra, CHP’nin tutumu konusunda parti içinde önemli görüş ayrılıkları belirdi ve İnönü, Parti Genel Sekreteri Bülent Ecevit’le anlaşmazlığa düştü. Ecevit’e göre müdahalenin amacı, CHP içinde egemen olan “ortanın solu” politikasına son vermek ve partinin iktidar olmasını önlemekti. İnönü de müdahaleyi onaylamıyordu ve müdahaleden iki gün sonra CHP Grubu’nda çok sert bir konuşma yaptı. Ancak yine de ortamın yumuşaması için yeni kabineye bakan vermeyi kabul etti. Bunun üzerine Ecevit, genel sekreterlikten istifa etti.

Tarihte Bugün - 13 Mart

Tarihte Bugün - 13 Mart

Doğu’ya atanan Karabekir ile veda yemeği Miralay (Albay) İsmet’in yakın arkadaşı Kâzım Karabekir, 13 Mart 1919’da merkezi Erzurum’da olan 15. Kolordu Komutanlığına atandı. Karabekir, bundan önce 25 Aralık 1918’de Tekirdağ’daki 14. Kolordu Komutanlığı’na atanmış, ancak burada verimli olamayacağını anlayınca Doğu’da bir görev istemişti. Nitekim Kâzım Karabekir, Erzurum’daki görevinde “Ermenistan Fatihi” unvanını kazanacaktı. İsmet Bey, 11 Nisan 1919 için Defterler’ine, “Akşam Kâzım Paşa ile yemek yedim. Yarın gidiyor,” notunu düşmüş. 12 Nisan’a, “Kâzım Paşa bugün Gülcemal’e bindi. Bugün gidecek iken, ne vakit gideceği belli olmaz oldu... Dairede Kâzım Paşa sulh konferansına müşavir olursa, beni teklif edeceklerini söyledi,” şeklinde bir not düşmüş. 13 Nisan’a ise kısaca, “Kâzım Paşa’nın vapuru bugün gitmiş,” notunu yazmış.

Tarihte Bugün - 14 Mart

Tarihte Bugün - 14 Mart

Yakın bir çalışma arkadaşı: Faik Ahmet Barutçu 1894’te Trabzon’da doğan Faik Ahmet Barutçu, Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’nin kurucusu ve başkanı Barutçuzade Hacı Ahmet Hami Bey’in oğludur. 1918’de İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirerek Trabzon’a dönen Faik Ahmet, burada İstikbal gazetesini çıkardı. Zaman zaman Mustafa Kemal Paşa’yı bile eleştirmekten çekinmeyen, ama bütünüyle Kurtuluş Savaşı’nın yanında yer alan İstikbal, 1922’ye kadar Anadolu basınının önde gelen yayın organı oldu. Ali Şükrü Bey’in Topal Osman tarafından öldürülmesinden açıkça devletin zirvesini sorumlu tutan Faik Ahmet, 1939’da CHP’den Trabzon Milletvekili oldu. Barutçu, 1. ve 2. Hasan Saka Hükümetlerinde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı. Bu yıllarda hoşgörülü ve muhalefete saygılı bir siyasetçi olarak tanındı. 1950’den itibaren de CHP’de Grup Başkan Vekili oldu. DP iktidarına sert eleştiriler yönelterek demokrasiyi ve basın özgürlüğünü savundu. 14 Mart 1959’da Ankara’da öldü. Ölümünün ardından CHP’li Ferda Güley, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kemanını gömdük, geriye biz kemençeler kaldık,” demiştir.

Tarihte Bugün - 15 Mart

Tarihte Bugün - 15 Mart

İbrahim Ethem Menderes Siyasetçi, Menderes İnşaat şirketinin kurucusu. Eski başbakanlardan Adnan Menderes'in yakın arkadaşıydı ancak kendisiyle herhangi bir akrabalık bağı yoktur. 1919'da İstanbul Yeditepe Askeri Lisesi'ni 1923'te Ankara'da Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1924 yılında Ankara 16. Yüksek Anayasa Mahkemesi'nde Hakim olarak görev yaptı. IX., X. ve XI. dönem Aydın Milletvekili'ydi. 20. Hükümet'te İçişleri Bakanlığı, 21. ve 23. Hükümetlerde ise Milli Savunma Bakanlığı yaptı. Ethem Menderes, 1962'de Menderes İnşaat Şirketi'ni kurdu. Daha sonra ömrünün sonuna kadar bu inşaat şirketinde müdür olarak görev yaptı. 1978 yılında en iyi yönetici ödülünü aldı. 1980 Darbesi'nde "Devlet İhalesine Fesat Karıştırmak" suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1992 yılında hapis cezasının bitiminde tam kapıdan çıkmak üzereyken geçirdiği beyin kanaması sonucunda hayatını kaybetmiştir.

Tarihte Bugün - 16 Mart

Tarihte Bugün - 16 Mart

İstanbul işgal altında Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından hemen sonra, 13 Kasım 1918’de 55 parçalık bir düşman donanması İstanbul önlerine demir atarak karaya 3.500 asker çıkarttı. Bu harekât, o zaman İstanbul’da sayıları 200 bine yaklaşan yabancıları korumak şeklinde gerekçelendirilmişti; dolayısıyla bunun fiili bir işgal olmadığı ileri sürülmüştü. Ancak Anadolu’da işgallere karşı sert bir mücadele süregidiyordu. Bu nedenle Lloyd George, 5 Mart’ta “Türklerle yumuşak bir barış yapılmayacağını ve barış koşullarının silah zoruyla dayatılacağını” müttefiklerine bildirdi. 16 Mart sabahı İngilizler, Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak kan döktüler. Oysa ki işgali 3 gün önce haber alan Osmanlı tarafı, çatışma ihtimaline karşı sokakta silahlı asker bırakmamıştı. Resmi işgalden sonra Sadrazam Salih Paşa’dan ilk istenen şey, Mustafa Kemal’le arasına mesafe koymasıydı. Şayet uygun davranılırsa, mülki idareye şimdilik dokunulmayacaktı. Mülkün sahibi farz edilen padişah ise o sırada, “Bir millet var, koyun sürüsü. Buna bir çoban lazım… O da benim,” demekten başka çare görmemekteydi. İngilizlerin Meclis-i Mebusan’ı bile basmaktan çekinmemeleri, bundan...

Tarihte Bugün - 17 Mart

Tarihte Bugün - 17 Mart

İnönü ile Ecevit önce barıştı, sonra ayrıldı 12 Mart 1971 Muhtırası konusunda ihtilafa düşen CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ile eski Genel Sekreter Bülent Ecevit arasında baş gösteren kırgınlık, yaklaşık bir yıl aradan sonra İnönü’nün girişimleriyle giderildi. “Bugünler ayrılık günleri değildir!” diyerek Ecevit’i 17 Mart 1972 günü evine davet eden İnönü, bu görüşmeden sonra Ecevit’le aynı otomobile binerek Parti Meclisi toplantısına gitti ve salona kol kola girdi. Bu durum, Parti Meclisi tarafından da alkışlarla karşılandı. Fakat bu birlik görüntüsü fazla uzun sürmedi. İnönü, Mayıs 1972’de toplanan 5. Olağanüstü Kurultay’da “Ecevit Solu’na” karşı çıkarak, görüşünün partisince onaylanmaması durumunda başkanlıktan istifa edeceğini açıkladı. Kurultay’da Parti Meclisi için yapılan güvenoylamasında Ecevit yanlılarının 507’ye karşılık 709 oy ile güvenoyu alması üzerine, 8 Mayıs 1972’de CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etti. Türk siyasal yaşamında parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan olan İnönü, 4 Kasım 1972’de CHP üyeliğinden, 14 Kasım 1972’de de milletvekilliğinden istifa etti. Ondan sonra başvurusu üzerine tabii...

Tarihte Bugün - 18 Mart

Tarihte Bugün - 18 Mart

Bulgar Başbakanı Muşanov Ankara’da Nikola Stoykov Muşanov (1872-1951), meslekten hukukçu olan bir siyasetçiydi. Kariyerine 1902 yılında parlamenter olarak başladı ve sırasıyla Milli Eğitim, İçişleri, Bayındırlık, Haberleşme ve Ulaştırma, Sağlık Bakanlığı görevlerinde bulunduktan sonra Aleksandar Malinov’un yerine Ekim 1931’de Başbakan oldu. Muşanov, aynı zamanda Dışişleri Bakanlığını da üzerine almıştı. En büyük başarısı, Bulgaristan’ın ödemekte olduğu savaş tazminatını 1932’de sona erdirmesidir. Muşanov, 18 Mart 1944’te Ankara’ya ziyarette bulundu. Ancak Atatürk Türkiyesi ile kurduğu yakın ve sıcak ilişkiler, Bulgaristan’ın rövanş peşinde koşan sağcı partileri tarafından şiddetle eleştirildi. Muşanov, ülkesindeki Türk azınlığın sorunlarına da yakınlık gösterince, 19 Mayıs 1934’te Zveno Hareketi’nin şefi olan Albay Kimon Corciyef’in darbesiyle devrildi. Bundan sonra siyasetten kopmamakla birlikte iktidar mevkiinden uzak kaldı. Muşanov, II. Dünya Savaşı’ndaki Alman işgali sırasında Bulgar Yahudilerini koruma ve kollaması ile de tanınır.

Tarihte Bugün - 19 Mart

Tarihte Bugün - 19 Mart

Sovyetler, Türkiye’ye nota verdi Sovyetler Birliği, II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin gösterdiği tarafsızlık politikasının niteliklerinden duyduğu memnuniyetsizliği birçok kez dile getirmişti. Özellikle Boğazlar’ın kontrolünde gösterilen gevşeklik Moskova’yı hayli kızdırmıştı. Aslında kontrolden kaçan Alman gemilerinin fazlaca bir stratejik önemi yoktu; ayrıca denizaltı ve benzeri gemiler Tuna üstünden Romanya’ya getirilerek oradaki tersanelerde monte ediliyordu. Savaş sırasında müttefiklerin Boğazlar’dan geçerek Sovyetler’e silah yardımı yapamayışının, I. Dünya Savaşı’nda yaşanan durumdan bir farkı yoktu. Oysa Stalin, Montreux Antlaşması’na göre Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin Boğazlar üzerindeki haklarının, örneğin Japonya’dan bir gram bile daha fazla olmamasını kabul edilemez buluyordu. Nitekim Stalin, “Üç Büyükler”in (Birleşik Krallık, ABD ve Sovyetler Birliği) savaşla ilgili konuları masaya yatırdıkları Yalta Konferası’nda, “Türklerin, Rusların gırtlağını sıkması”na daha fazla tahammül edemeyeceğini vurguluyordu. 19 Mart 1945 tarihinde Türk hükümetine iletilen Sovyet notası, işte bu koşullarda hazırlanmıştı. Sovyetler, bu nota ile...

Tarihte Bugün - 20 Mart

Tarihte Bugün - 20 Mart

Lord Curzon öldü Büyük Britanya emperyalizminin son büyük temsilcilerinden olan George Curzon, Türkiye’de çoğunlukla Lozan’da İsmet Paşa ile girdiği sert münakaşalar nedeniyle tanınır. Oysa ki başta Ermeni sorunu olmak üzere, daha birçok farklı konuda rol oynamış önemli bir tarihi figürdür. Lord Curzon, ülkesinin dünyayı en çok gezen ve yakından tanıyan siyasetçisiydi. Fikirlerini Lloyd George gibi masa başında üretmiyordu. O nedenle de, beş yıla yakın bir süre birlikte çalışmalarına rağmen, birbirleriyle birçok konuda zıt fikirlere sahiptiler. Lord Curzon, klasik emperyalist olarak İngiltere’nin Asya sömürgelerine en büyük tehdidin Rusya’dan geleceğine inanıyordu. Bu bağlamda Türkiye’nin kaybedilmemesi için Lloyd George ile çatışmış ve onun Yunanistan’a gözü kapalı verdiği desteği de yavaş yavaş ortadan kaldırmıştır. Onun şiddetle savunduğu konulardan biri de, Büyük Britanya’nın Yakın Doğu’ya hâkim olması gerekliliğiydi. Bu nedenle Lozan’da, özellikle Musul konusunda Türkiye’ye karşı en ufak bir ödün vermemiştir. 20 Mart 1925’teki ölümü, klasik emperyalizmden neoemperyalizme geçişin başlangıç tarihi sayılabilir.

Tarihte Bugün - 21 Mart

Tarihte Bugün - 21 Mart

Düşün ve araştır İsmet İnönü’nün doktoru Prof. Dr. Zafer Paykoç, kişisel gözlem ve deneyimleriyle İsmet İnönü’yü şöyle değerlendiriyor: “İnönü, bilimsel açıklaması olmayan hazırcevaplardan hoşlanmazdı. Teşhis koyamadığım zaman incelemek için zaman isterdim, memnun olurdu. Örneğin, bir keresinde kalp durumu için Heparin iğneleri yapmaya başlamıştım. İğneden 5-10 dakika sonra ayaklarında çok şiddetli ağrı ve yanma duyduğundan şikayetle beni çağırdı. Muayenede, ayaklarda bir bozukluk görünmüyordu. İlaçla ilişki saptanamadığını söyledim. Gerçekten, çok kullandığımız bu ilacın bu tür yan etkisini bilmiyordum. Ertesi dünü aynı şey olunca özür diledim. İğneyi kestik, şikâyet tekrarlamadı. Yaptığım incelemeler sonunda nadir de olsa, alerjik kişilerde böyle bir sinir ağrısının olabileceğini dergilerde buldum.”

Tarihte Bugün - 22 Mart

Tarihte Bugün - 22 Mart

Lozan'dan Dönüş Tedavi olmak için İsviçre'de kalan Müşavir Şeref Bey dışındaki tüm Heyet-i Murahhasamızı getiren tren 9 Ağustos 1923 günü saat 11.30'da Karaağaç'a gelmiş ve burada müttefik devletlerin kontrol heyeti tarafından selamlanmıştır. Saat yarımda Uzunköprü'ye gelen tren büyük bir tezahürat ile karşılanmıştır. Burada düzenlenen karşılama töreninden sonra tekrar hareket edilmiştir. Bu sırada İsmet Paşa, Anadolu Ajansı muhabirinin sorduğu suale "Memleketimize kavuştuk çok memnunuz" şeklinde cevap vermiştir. İsmet Paşa ve arkadaşları aylarca yurt dışında bir çok zorluk ve sinir harbi arasında mücadele ederek elde ettikleri antlaşmanın ardından Türkiye'ye girer girmez coşkun bir tezahürat ve sevgi seli ile karşılaşmışlardır. Bu onların tahmin ettiklerinin çok üzerinde ve yorgunluklarını yok edeci bir karşılama olmuştu.

Tarihte Bugün - 23 Mart

Tarihte Bugün - 23 Mart

Padişah İstanbul’un işgalinden memnun İngilizlerin İstanbul Genel Karargâhı 23 Mart 1920’deki raporuna göre, Padişah VI. Mehmet Vahdettin İstanbul’un işgalinden memnun. Çünkü böylece İstanbul milliyetçilerden kurtulmuş bulunuyor. Yoksa onlardan kurtulma eylemine kendi yetersiz kuvvetleriyle girişmesi gerekecekmiş. “Kemalistleri siz tutuklamasaydınız ben tutuklayacaktım,” diyen Padişah, özellikle Yüksek Komiserler’in işgalin geçici olduğunu ve sadece kendi otoritesini pekiştirmek amacı güttüğünü söylemelerinden mutlu. Kuvayı Milliye’yi mahkûm etmeyi reddeden Salih Paşa da yakında görevi Damat Ferit’e devredecektir.

Tarihte Bugün - 24 Mart

Tarihte Bugün - 24 Mart

Savarona geliyor Ertuğrul Yatı’nın hurdaya çıkarılmasına karar verilmesinin ardından, araştırmalar sonucu İngiltere’nin Southampton Limanı’nda satışa çıkarılan Savarona yatı Atatürk için uygun görüldü.İsmi efsanevi bir siyah kuğudan alınan Savarona, 1931’de Hamburg’un ünlü Blohm & Voss gemi tezgâhlarında yapılmıştı ve kendi kategorisinde dünyanın en büyük yatıydı. Savarona’ya 24 Mart 1938’de Southampton’da Türk Bayrağı çekildi. Muhteşem yat 1 Haziran 1938 günü İstanbul’a gelerek Dolmabahçe’ye demirledi. Atatürk, hastalığının ağırlaştığı 1938 yılında İstanbul’a gelen Savarona’daki zamanının çoğunu yatakta geçirdi. Bu nedenle, “Bir çocuk oyuncağını bekler gibi bu yatı beklemiştim. Mezarım mı olacak bu tekne benim?” deyişi tarihe geçti. İsmet İnönü döneminde de Cumhurbaşkanlığı yatı olarak korunan Savarona, 1951 yılında donanmaya devredilerek okul gemisi olarak kullanılmaya başladı.

Tarihte Bugün - 25 Mart

Tarihte Bugün - 25 Mart

Milli Şef, Barbaros Abidesi’ni açtı İstanbul, Beşiktaş’ta bulunan meşhur Barbaros heykeli, Ankara’dan gelen Cumhurbaşkanı İnönü’nün de katıldığı bir törenle 25 Mart 1944’te açıldı. Deniz erleri, izciler ve bando takımlarının hazır bulunduğu merasimi görmek için kalabalık bir halk grubu da kaidenin etrafında toplanmıştı. İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Lütfi Kırdar, törende yaptığı konuşmada müjdeyi verdi: “Bugün Cumhurbaşkanımızın İstanbul’un sevinçle karşılayacağı yeni emirlerini aldım. Barbaros’un vakfettiği bütün emlakiyle yaşatılmasını vasiyet ettiği, fakat zamanla harap olmuş bulunan medrese ve imarethanesinin yerine halkın sıhhatini koruyacak bir dispanser, yavrularımızın irfanına hizmet edecek bir ilk mektep ve muhtaçların yardımına koşacak bir aşhane yaptırılıp açılmasını ve hepsinin Barbaros’un ismine izafe edilmesini emir ve tembih buyurdular.”

Tarihte Bugün - 26 Mart

Tarihte Bugün - 26 Mart

Yeni Türkiye’nin yeni anlayışı İsmet Paşa ile Fransız politikacı Henry Franklin-Bouillon arasında Başbakanlık’ta Milletler Cemiyeti’ne giriş ve sınır belirleme konuları tartışılırken, “Şark’ın en büyük Müslüman devleti” tanımlamasına cevaben Türk Başbakanı, “Biz dini, bir esas iddia edemeyiz,” cevabını verdi. Anlaşıldığı kadarıyla Fransız diplomasisi, yeni Türkiye’yi eskisinden pek ayırt edemeden, eski siyasal işlevine sadık kalmasını bekliyordu. Oysaki Panislamizm ve Pantürkizm gibi hayallerin sadece mala ve cana mal olacağını, geçmişin deneyimi ile en iyi genç Türkiye’nin kurucuları biliyordu.

Tarihte Bugün - 27 Mart

Tarihte Bugün - 27 Mart

Barış propagandaları Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, 27 Mart 1922’de Birinci ve İkinci Ordu Kumandanlarından, orduya ve halka “barış yapılıyor” propagandası yapanlara karşı tedbir alınmasını istedi. Birinci Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa, bir gün evvel Çivril’de üç Yunan propaganda subayının kendi birlikleri ile iletişim kurarak askerleri etkilemeye çalıştığını bildirmişti. Oysa barış dedikleri şey, İtilaf Devletleri’nin Paris’te 5 gün süren bir toplantıdan sonra 26 Mart’ta duyurdukları, Sevr Antlaşması’nın şartlarından az hallice bir teklifti. Zaman kaybetmeden başlatılan dezenformasyon çalışmalarıyla, Türk direnişinin gevşetilmesi isteniyordu.

Tarihte Bugün - 28 Mart

Tarihte Bugün - 28 Mart

İnönü: “CHP kaderini bana bağlamamalı Başbakan İsmet İnönü, 28 Mart 1962 günü CHP Parti Meclisi’nde yaptığı konuşmada, “Rejimin teminatını da sadece İnönü’ye bağlamak yanlıştır. Ben seksen yaşındayım,” dedi. İnönü’nün yaptığı bir saatlik konuşma, Parti Meclisi üyeleri tarafından hayatındaki en güzel konuşmalardan biri olarak değerlendirildi. Konuşmasını dış meseleler, iç politika, ekonomi ve parti içi meseleleri olarak dört grupta ele alan Genel Başkan, partinin geleceğini garanti almak adına üyelere şöyle seslendi: “CHP içinde güzide insanlar vardır. Nefisleri yenerek, şahsi ve küçük hisleri bir tarafa atarak bu insanların etrafında toplanmak ve teminatı devam ettirmek lazımdır. Ben, sağlığımda bunu görmek istiyorum. Mesele buradadır.”

Tarihte Bugün - 29 Mart

Tarihte Bugün - 29 Mart

Erdal İnönü “Dışişleri Bakanı” 1991 genel seçimlerinden sonra Doğru Yol Partisi ile SHP’nin kurduğu koalisyon hükümetinde başbakan yardımcısı ve devlet bakanı olarak görev yapan Erdal İnönü, SHP’nin CHP ile birleşmesinin ardından, 27 Mart 1995 tarihinde de dışişleri bakanı oldu. Erdal İnönü’yü bu göreve ikna eden sihirli cümle, CHP ile SHP’nin birleştiği kurultayda CHP genel başkanlığına seçilen Hikmet Çetin’in, “Size Türkiye’nin ve CHP’nin ihtiyacı var. Bu yardımı esirgemeyiniz” sözü olmuştu. İnönü, o dönemde, kendisi olmadan CHP’nin Doğru Yol Partisi ile koalisyonu sürdüremeyeceğini anlamıştı. Kendisinden istenen “katkıyı” esirgemeyince hem Hikmet Çetin’i rahatlatmış, hem de koalisyonun sona ermesini önlemişti. Erdal İnönü, dışişleri bakanlığı görevini, I. Tansu Çiller Hükümeti’nin sona erdiği 5 Ekim 1995 tarihine kadar sürdürdü.

Tarihte Bugün - 30 Mart

Tarihte Bugün - 30 Mart

Büyük İnönü Koşusu “Türkiye Kır Koşusu Birinciliği”, 1941 yılından itibaren İnönü Zaferi’nin 20. yılı vesilesiyle “Büyük İnönü Koşusu” adıyla düzenlenmeye başladı. Kır koşuları, 1937’de sadece 6 bölgenin iştirakiyle başlamıştı. Fakat yarış İnönü Koşusu olarak yeniden yapılandırıldıktan sonra, 42 bölgeden sporcuların geldiği ve 50 takımın katıldığı büyük bir organizasyona dönüştü. 7.500 metrelik bir parkur üzerinde gerçekleştirilen yarışma, her sene başka bir şehirde kızlar ve erkekler için ayrı ayrı koşuluyordu. Atletizm yarışları 1950’li yıllara kadar devam etti, fakat sonra kesintiye uğradı. Günümüzde ise “İnönü Koşusu” adında üç ve yukarı yaşta İngiliz safkanlarının katıldığı prestijli bir at yarışı düzenlenmektedir.

Tarihte Bugün - 31 Mart

Tarihte Bugün - 31 Mart

II. İnönü Zaferi İkinci İnönü Savaşları, 23 Mart-1 Nisan 1921 arasında sürdü. Yunan piyadesi Türklere göre yine iki kat üstündü. Mevzilere saldıracaklarına göre de bu normal sayılırdı. 30 Mart’a kadar düşmanın baskısı etkili oldu ve bundan sonra Türk siperlerine dalan Yunanlılarla göğüs göğüse savaş başladı. Deli Halit ve Yusuf İzzet Paşalar, Albay Kemalettin Sami gibi en ön safta dövüşen tümen komutanları askerin moralini yükselterek direnmesini sağladı. Türk ordusu her zaman olduğu gibi silah ve cephane kıtlığı çekiyor, askerin çoğu yalınayak savaşıyordu. Bütün ihtiyatların cepheye sürülmesi sayesinde 31 Mart günü Türk ordusu karşı taarruza geçti ve Yunanlılar hızla çekilmeye başladılar. Galip komutan İsmet Paşa’nın 1 Nisan sabahı saat 09.30’da Metristepe’den çektiği zafer mesajına Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal’in verdiği, “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz!” cevabı, İnönü’nün ölümünden sonra kabrine yazıldı.